<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Avukat Sertel Şıracı Bilişim Marka Patent Tasarım E-Ticaret İstanbul</title>
	<atom:link href="http://www.sertels.av.tr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sertels.av.tr</link>
	<description>Avukat Sertel Şıracı Bilişim Marka Patent Tasarım E-Ticaret İstanbul</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Feb 2012 13:23:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>İMAR BANKASI ALACAKLILARINI BEKLİYOR</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/imar-bankasi-alacaklilarini-bekliyor.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/imar-bankasi-alacaklilarini-bekliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Dec 2011 06:17:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[alacak]]></category>
		<category><![CDATA[imar bankası]]></category>
		<category><![CDATA[imarzede]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=904</guid>
		<description><![CDATA[22 Nisan 1928 tarihinde 1.000.000 Türk Lirası sermaye ile kurulan İmar Bankası 1984 Ekim ayında Uzan Grubu tarafından satın alınmıştır. 90’lı yıllarda yüksek faiz oranları nedeni ile her ne kadar tartışılsa da birçok kişi bankayla çalışmaya devam etmiştir. 90&#8242;lı yıllarda etkili olan ancak 1999 ve 2001 Türkiye ekonomik krizlerinden sonra &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/imar-bankasi-alacaklilarini-bekliyor.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>22 Nisan 1928 tarihinde 1.000.000 Türk Lirası sermaye ile kurulan İmar Bankası 1984 Ekim ayında Uzan Grubu tarafından satın alınmıştır. 90’lı yıllarda yüksek faiz oranları nedeni ile her ne kadar tartışılsa da birçok kişi bankayla çalışmaya devam etmiştir.</p>
<p><span id="more-904"></span></p>
<p>90&#8242;lı yıllarda etkili olan ancak 1999 ve 2001 Türkiye ekonomik krizlerinden sonra sorun oluşturan <em>off-shore</em> sistemiyle yüksek kazanç sağlayacak iken iç açık oluşmuştur. Bunun üzerine bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırılmasına gerekçe oluşturan Bankacılık Kanunu&#8217;nun 14. maddesinin 3. fıkrası gereğince banka tarafından istenen tedbirlerin kısmen ya da tamamen alınmaması ve yükümlülüklerin vadesinde yerine getirilmemesi nedeniyle 3 Temmuz 2003 tarihinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’&#8217;na (TMSF) devredilerek bankanın etkinliğine son verildi. Bu olaydan sonra paralarını alamayarak mağdur edilen banka müşterileri “imarzede” olarak anılmaya başlamışlardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İmar Bankası T.A.Ş&#8217; den karşılıksız hazine bonosu alıp Fon&#8217;a başvuruda bulunmuş olan 22 bin 357 adet hak sahibine bugüne kadar 38 etap halinde 925 milyar 759 milyon 921 bin 35 liralık ödeme yapılmıştır. TMSF&#8217;ye henüz başvuruda bulunmamış olan 152 kişiye ilişkin, işlem tutarı (anapara), net faiz ve gelir vergisi yükümlülüğü toplamı 7 milyon 820 bin 344 lira bulunurken, İmar Bankası mevduat sahiplerine bugüne kadar yaklaşık 8 milyar 623 milyon lira ödeme yapan Fon, 1.671 mevduat sahibinin de gelip toplam 6 milyon 8 bin lirasını almasını bekliyor.</p>
<p>&nbsp;<br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>imarbank offshore 2011,imar bankası off shore zedeler,imar offshore 2011,imarbankası ofşor mağdurları,imar bankası off-shore 2011,imar bankası off shore zedeler 2011,imar bankası off shore mağdurları facebook,imar bankasi,yargıtay OFF,imar offshore,ımar bankası off shore 2011,imar bankası 2011,offshore yargıtay,imar bankası mağdurları,imar bankası off shore ödemeleri 2011,imar bankası offshore,imar bankası off shore,imarbank offshore,imar zedeler,yargıtayın imar off shore kararı,imar off shore,imarbank ödeme,imar bankası off-shore madurları 2011,imar bankası off shore mağdurları,imar bankası ofşor 2011,imarbank offshored,offshore yargıtay kararı,imar off shore alacağı,imarbankası offshore,offshore mağdurları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/imar-bankasi-alacaklilarini-bekliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BİREYSEL EMEKLİLİK SİGORTA PRİMLERİNDEN VERGİ KESİNTİSİ YAPILMAYACAĞINA DAİR KARAR</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/bireysel-emeklilik-sigorta-primlerinden-vergi-kesintisi-yapilmayacagina-dair-karar.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/bireysel-emeklilik-sigorta-primlerinden-vergi-kesintisi-yapilmayacagina-dair-karar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2011 05:36:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Esma Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[emeklilik]]></category>
		<category><![CDATA[kesinti]]></category>
		<category><![CDATA[sigorta]]></category>
		<category><![CDATA[vergi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=901</guid>
		<description><![CDATA[Son dönemde bireysel emeklilik ya da hayat sigortası sosyal sigortalı olunsa dahi tercih edilir olmuştur. Bu sigorta şirketleri ile görüşme sonrasında durum o kadar abartılmaktadır ki ikna olunmaması mümkün değildir. Primlerinizi yatırmaya başladınız, aradan iki, üç yıl geçti. Bireysel emeklilik ya da birikim sigortanızın bağlandığı yatırım enstrümanlarının pek de fazla &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/bireysel-emeklilik-sigorta-primlerinden-vergi-kesintisi-yapilmayacagina-dair-karar.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde bireysel emeklilik ya da hayat sigortası sosyal sigortalı olunsa dahi tercih edilir olmuştur. Bu sigorta şirketleri ile görüşme sonrasında durum o kadar abartılmaktadır ki ikna olunmaması mümkün değildir. Primlerinizi yatırmaya başladınız, aradan iki, üç yıl geçti. Bireysel emeklilik ya da birikim sigortanızın bağlandığı yatırım enstrümanlarının pek de fazla getirisi olmadığını fark ettiniz. Ayrıca vergi avantajı boyutunun da öyle ilk anlatıldığı gibi olmadığını gördünüz. (Eğer asgari ücretli iseniz 2011 yılı ilk yarısı için ne kadar bireysel emeklilik primi öderseniz ödeyin avantajınız 12,00-TL civarı bir tutar olacaktır.)</p>
<p>Sigorta şirketine sistemden çıkmak istediğinizi bildirdiniz. Bu durumda başınıza gelecekler şu şekilde olacaktır. Poliçeye dayanarak yapılan kesintilerin tamamından yani anapara ve seçmiş olduğunuz fon sisteminden elde ettiğiniz gelirin tamamı üzerinden 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94.maddesinde belirtilen gelir vergisi oranlarına göre vergi kesintisi yapılıyor. Burada sigorta şirketlerini hedef göstermemek adına özellikle belirtmek istediğim husus yapılan kesintinin vergi kesintisi olduğu, bunun daha sonra gelirler idaresine aktarıldığıdır.</p>
<p>Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sistemlerinde gelir unsurunun yalnızca nemalar olduğuna dair; İstanbul 3. Vergi Mahkemesinin, 30.01.2009 tarih ve E:2007/782, K:2009/398 sayılı kararı mevcuttur. Bu kararlar bölge İdare Mahkemesi’nin onaması ile kesinlik kazanmıştır. Ancak daha sonra Gelirler idaresi konuyu Danıştay’a götürerek kararın bozulmasını istemiştir. Danıştay 4. Dairesi, 08.04.2011 tarihli ve 27899 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan E: 2011/269 sayılı Kararında Gelirler İdaresinin talebini oybirliğiyle reddetmiş, Vergi Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesinin anapara üzerinden gelir vergisi kesintisi yapılamayacağı yönündeki kararını kabul etmiştir. Söz konusu kararın özeti aşağıdaki gibidir.</p>
<p>Danıştay 4. Daire Başkanlığından 2009/8882 E. 2011/269 Karar Numaralı Dosya<br />
<strong><span style="text-decoration: underline">Kanun Yararına Temyiz Eden :</span></strong> Danıştay Başsavcılığı - ANKARA<br />
<strong><span style="text-decoration: underline">Davacı                                 :</span></strong>Max Anthony Steinbuchel<br />
<strong><span style="text-decoration: underline">Vekili                                   :</span></strong> Av. H.İsmet Köymen - Av. Hüseyin Erden Atatürk Cd., No:380, K:5506 Alsancak/İZMİR<br />
<strong><span style="text-decoration: underline">Karşı Taraf                       : </span></strong>Anadolu Kurumlar<strong> </strong>Vergi Dairesi Müdürlüğü/İSTANBUL<br />
<strong><span style="text-decoration: underline">İstemin Özeti                 :</span></strong> Aviva Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi ile davacı arasında yapılan hayat sigortası poliçesi kapsamında 3 yıl süreyle ödenen ve poliçenin sonlandırılması üzerine davacıya iade edilen tutar üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 inci maddesinin 15/a bendi ve 94 üncü maddesinin 15/a bendi uyarınca yapılan gelir vergisi tevkifatının, ödenen prim tutarına isabet eden kısmının yasal faiziyle iadesi istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 3.Vergi Mahkemesinin 30.1.2009 günlü ve E:2007/782, K:2009/398 sayılı kararıyla, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 75 nci maddesinin 15/a bendinde tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından on yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemelerin menkul sermaye iradı olduğu hükme bağlanmış ise de; maddede ödemelerden kastedilenin davacıya ödenen tutarın (anapara dahil) tamamı değil, elde edilen gelir olduğu, dolayısıyla elde edilen gelirin menkul sermaye iradı kabul edilmesi ve tevkifatın bu miktar üzerinden yapılması gerektiği anlaşıldığından davacıya yapılan ödeme tutarı üzerinden 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin 15/a bendi uyarınca yapılan kesintide hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle yapılan  tevkifatın davacının ödediği pirim tutarına isabet eden kısmının iadesine, vergi kanunlarında fazladan ödenen vergilerin faizi ile birlikte iade edilmesi gerektiği yönünde bir yasal düzenleme bulunmadığından yasal faiz isteminin reddine karar vermiştir. Vergi Mahkemesi kararı Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilmeyerek kesinleşmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığınca 18.9.2009 tarihinde Danıştay Başsavcılığına yapılan başvuru üzerine Danıştay Başsavcılığı tarafından bu kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 inci maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istenilmektedir.<strong> </strong>Sonuç olarak kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.<strong></strong><br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>danıştay 4 daire´nin 2009/8882e 2011/269 k sayılı kararı,bireysel emeklilik gelir vergisi kesintisi,danıştay 4 daire´nin 2009/8882e 2011/269k sayılı kararı,avivasa vergi dairesi,ismet köymen av,avivasa bireysel emeklilik bozdurma,bireysel emeklilik vergi kesintisi,istanbul 3 vergi mahkemesinin 30 01 2009 tarih ve e:2007/782 k:2009/398 sayılı kararı,2009/8882e,danıştay 4 dairenin 2009/8882e 2011/269 k sayılı kararı,2009/8882E 2011/269K,bireysel emeklilik avukat,bireysel emeklilik kesintisi,bireysel emeklilik sözleşmesinin sonlandırılmasında yapılan kesintiler,27899 sayılı resmi gazete danıştay 4 daire başkanlığı,erden atatürk cd no 380 k 5506 alsancak izmir,bireysel emeklilik sigortasi prim kesintisi avukat,danıştay 4 daire´nin 2009/8882e 2011/269k,danıştay 4 daire´nin 2009/8882e 2011/269 kararı,oyunculuk sözleşmesi,danistay 4 dairesi gelir vergisi,- danıştay 4 daire´nin 2009/8882e 2011/269k sayılı kararı,2011/269K,av esma cihangir,3 vergi mahkemesinin 30 1 2009 günlü ve e:2007/782 k:2009/398 sayılı kararının,av h ismet köymen,sigorta vergi avukatı,2009/8882,emeklilik sigortası kesintisi,danıştay 4 dairesi 2009/8882</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/uncategorized/bireysel-emeklilik-sigorta-primlerinden-vergi-kesintisi-yapilmayacagina-dair-karar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İstanbul için Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri&#8217;nin Yetki Bölgeleri</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/marka-hukuk/istanbul-icin-fikri-ve-sinai-haklar-mahkemelerinin-yetki-bolgeleri.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/marka-hukuk/istanbul-icin-fikri-ve-sinai-haklar-mahkemelerinin-yetki-bolgeleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Dec 2011 15:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fikri Haklar]]></category>
		<category><![CDATA[Marka Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Patent Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=899</guid>
		<description><![CDATA[Aşağıda sık sorulan bir meslektaş sorusu olan İstanbul yetkili mahkeme meselesinin cevabı yer almaktadır. 18.09.2007 tarih ve 386 sayılı H.S.Y.K. Kararı ile Kartal Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul Anadolu Yakası olarak, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin yargı alanının Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Yargı çevresi &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/marka-hukuk/istanbul-icin-fikri-ve-sinai-haklar-mahkemelerinin-yetki-bolgeleri.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aşağıda sık sorulan bir meslektaş sorusu olan İstanbul yetkili mahkeme meselesinin cevabı yer almaktadır.</p>
<p><strong>18.09.2007 tarih ve 386 sayılı H.S.Y.K. Kararı ile</p>
<p></strong>Kartal Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul Anadolu Yakası olarak,</p>
<p>Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin yargı alanının Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi Yargı çevresi olarak,</p>
<p>Beyoğlu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin yargı alanının Beyoğlu Ağır Ceza Mahkemesi Yargı çevresi olarak,<br />
(Beyoğlu kapatıldı)</p>
<p>İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk ve Ceza Mahkemelerinin yargı çevresinin Beyoğlu, Bakırköy, Kartal Fikri ve Sınai Haklar Hukuk ve Ceza Mahkemelerinin yargı çevresi dışında kalan İstanbul ili mülki hududu olarak belirlenmiştir.</p>
<p>&nbsp;<br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>FİKRİ VE SINAİ HAKLAR MAHKEMESİ,istanbul fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi nerede,bakirköy ağir ceza mahkemesi yargi çevresi,kartal fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi,fikri ve sinai haklar hukuk mahkemesi nerede,fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi,fikri ve sınai haklar hukuk mahkeme yerleri,fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kararları,istanbul mahkemelerinin yetkisi,fikri sınai mülki haklar,ağır ceza avukatları istanbul,hsyk fikri ve sinai haklar,fikri ve sınai mülki hak,hsyk mahkeme yetki,istanbul fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri adres,hsyk karar yargı çevresi,fikri ve sınai haklar yetkili mahkeme,fıkri ve sınai mahkeme adresleri,fikri ve sınai haklar yargı çevresi,fikri ve sınai haklar mahkemesi yargı çevreleri,fikri ve sınai haklar mahkemesi kararları 2011,fikri ve sınai haklar mahkemesi başkanliği,hsyk yargı çevreleri,istanbul fikri haklar ceza yetkili mahkeme,istanbul fikri sınai haklar mahkemesi,marka hakları hukuk mahkemesi,mahkeme yargi cevresi fikri ve sinai haklar,kartal fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi adresi,kartal fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi,kartal fikri sınai haklar hukuk mahkemesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/marka-hukuk/istanbul-icin-fikri-ve-sinai-haklar-mahkemelerinin-yetki-bolgeleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tıklama Sahtekarlığı– Kodlarla Kolay Para Kazanma</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/tiklama-sahtekarligi-kodlarla-kolay-para-kazanma.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/tiklama-sahtekarligi-kodlarla-kolay-para-kazanma.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 13:14:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[avukat]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[DOLANDIRICILIK]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[internet]]></category>
		<category><![CDATA[otomatik tıklama]]></category>
		<category><![CDATA[solucan]]></category>
		<category><![CDATA[tıklama]]></category>
		<category><![CDATA[virus]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=908</guid>
		<description><![CDATA[Bu aslında nam-ı diğer Xpaj solucanının hikayesidir. Symantec’in ortaya çıkarttığı olay üzerinden benzer olayları ve hukuki boyutuna değineceğiz. Symantec, ilk bu solucanı keşfettiğinde solucana W32.Xpaj.B adını verdi,  temizlenmesi için kodları hazırladı ve sistemini güncelledi. Normalde solucanın bir süre sonra yok olması gerekirken, bu solucan değişime uğrayarak yayılmaya devam etti. Şirket &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/tiklama-sahtekarligi-kodlarla-kolay-para-kazanma.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sertels.av.tr/wp-content/uploads/2012/02/tıklama-dolandırıcılığı-1.png" rel="prettyPhoto[908]"><img class="alignleft  wp-image-909" title="tıklama dolandırıcılığı 1" src="http://www.sertels.av.tr/wp-content/uploads/2012/02/tıklama-dolandırıcılığı-1.png" alt="Avukat tıklama dolandırıcılığı 1 Tıklama Sahtekarlığı– Kodlarla Kolay Para Kazanma" width="360" height="419" /></a>Bu aslında nam-ı diğer Xpaj solucanının hikayesidir. Symantec’in ortaya çıkarttığı olay üzerinden benzer olayları ve hukuki boyutuna değineceğiz.</p>
<p>Symantec, ilk bu solucanı keşfettiğinde solucana W32.Xpaj.B adını verdi,  temizlenmesi için kodları hazırladı ve sistemini güncelledi. Normalde solucanın bir süre sonra yok olması gerekirken, bu solucan değişime uğrayarak yayılmaya devam etti. Şirket solucanı izlemeye devam ettiğinde hackerların bu solucanı “tıklama hilesi” için kullandıklarını fark ettiler.</p>
<p>Xpaj’ı hazırlayan bilgisayar korsanları solucanın hangi serverlara bulaşacağını da seçmişler. Örneğin solucan .gov, .mil gibi devletlerle alakalı olabilecek serverlarda olduğunu anlayınca serverdan çıkıyor. Dahası bulaştığı server Kazakistan, Rusya, Belarus, Kırgısıztan, Ukraynada ise yine serverdan çıkıyordu. Korsanlar muhtemelen bu bölgelerde olduğu için yerel hukuk birimlerinden korunmak için bu özelliği eklemişlerdi.</p>
<p><span id="more-908"></span></p>
<p><strong>Sistem Nasıl Çalışıyor?</strong><br />
<a href="http://www.sertels.av.tr/wp-content/uploads/2012/02/tıklama-dolandırıcılığı-2.jpg" rel="prettyPhoto[908]"><img class="alignleft size-medium wp-image-910" title="tıklama dolandırıcılığı 2" src="http://www.sertels.av.tr/wp-content/uploads/2012/02/tıklama-dolandırıcılığı-2-300x191.jpg" alt="Avukat tıklama dolandırıcılığı 2 300x191 Tıklama Sahtekarlığı– Kodlarla Kolay Para Kazanma" width="300" height="191" /></a>Bu yöntem tıklama başına ödeme yapan reklam modellerinde işe yarıyor. Kullanıcı arama motoruna ait siteye giriyor, bir arama yapıyor, kullanmış olduğu arama kelimeleri solucan tarafından alınıyor. Kullanıcı arama motoruna ait sayfada sonuçların listelenmesini beklerken, solucan devreye giriyor ve kullanıcıyı arama motorunun sonuç sayfasına benzeyen bir sayfaya yönlendiriyor. Bu sayfada yine alışılmış bir sonuç sayfası karşınıza çıkıyor fakat bu sefer bütün linkler aslında birer reklam linki, kullanıcı bu sonuçlardan birisine tıkladığında solucanı yazanlar para kazanıyor.</p>
<p>Reklam veren ve kullanıcı açısından reklam tıklaması yasal gibi görünse de gerçekte solucanı yazanlar reklam vereni dolandırıyorlar. Çünkü ziyaretçi reklama tıkladığında, reklam verenin sistemi açısından dolandırıcıların sitesinden gelen bir kullanıcı olarak göründüğü için, dolandırıcıların hesabına tıklama başına gelir kaydediliyor. Bu olayda 27 Eylül 2010’dan 27 Haziran 2011’kadar günde ortalama 170 dolar gelir elde edildiği tespit edildi.</p>
<p><strong>Hukuksal Durum</strong></p>
<p>Yukarıda anlatılan sistemi tespit etmesi oldukça zor fakat işleyişi de bir o kadar basit bir sistem. Türevleri oldukça fazla ve gün geçtikçe reklam gelirleri üzerinden haksız kazanç elde yöntemleri de artıyor. Bazıları bu örnekte olduğu gibi az az da olsa bir yıl boyunca toplam 62.000 Amerikan Doları gelir elde ederken bazıları da rakiplerinin verdiği reklamları otomatik tıklayan sistemler yaparak haksız rekabet ortamı yaratmaktadır.</p>
<p>Kötü amaçlı kod yazan kişiler bu dosyaları şahısların bilgisayarına bulaştırmak için email gönderiyorlar, çok ziyaret edilen sitelerin serverlarına bulaştırıyorlar veya kendileri site kurup gelen ziyaretçinin bilgisayarına bu kodları bulaştırıyorlar.</p>
<p>Olayın yasalarımızdaki yerini biraz tartışmamız gerekiyor.</p>
<p>Kod yazan kişiler bu dosyayı bilgisayarımıza bize fark ettirmeden bilgisayarımıza kaydetmişler. Fakat arama yaptığımızda gelen sayfadaki hileli sonuçlara tıklıyoruz. Acaba bu durumda dolandırılmış oluyor muyuz?<br />
Öncelikle suçun hedefi mal varlılığıdır. Faillerin amacı ziyaretçinin bir linke tıklaması, bunun karşılığında reklam verenden gelir elde etmektir.<br />
Kullanıcının kandırılmış ve aldatılmış iradesi doğrultusunda, reklam verenin zararına ve kodu yazan kişilerin yararına bir işlem söz konusudur. Mağdur reklam verendir.  Dolandırıcılık bir anlamda &#8220;aldatarak hırsızlık&#8221;tır. Hile ile kullanıcının iradesinin bozulması aranmaktadır.<br />
O halde kişinin bilgisayarına bulaştırılan solucan nedeniyle arama sonuçlarının kodu yazan kişilerin menfaatine olacak şekilde linklerin getirilmesi kullanıcının iradesini etkileyen bir hile midir?<br />
Belki burada bilişim sisteminin işleyişinin bozulması bir hiledir şeklinde düşünülebilir. Fakat bu yasayı çok geniş yorulmamız sonucunu getirecektir, bu nedenle kullanıcının iradesini etkilemeyen, hatta haberinin dahi olmadığı bilgisayarındaki bu değişiklik kanunun aradığı anlamda bir hile değildir.</p>
<p>Üçüncü bir kişinin aldatılması halinde de bu kişinin haksız olarak alınan mal varlığı üzerinde de bir hakimiyet hakkının olması gerekiyor. Bu olayda ise aldatıldığını düşündüğümüz bilgisayar kullanıcısının reklam verenler ile bağlantısı dahi yok.</p>
<p>Mevcut olayda maddi kayba uğrayan reklam şirketleridir, solucanı yazan kişilerin hedefi reklam şirketlerinin mal varlığıdır. Kullanıcının her tıklaması suç işleyenlerin hesabına haksız kazanç olarak geçmektedir. Ceza Kanunumuzun hırsızlıkla ilgili hükmü hırsızlığın bilişim sistemleri ile işlenmesi halinde ağırlaştırıcı bir husus olarak düzenlenmiştir. Bankalardaki paranın taşınabilir bir mal olmaması nedeniyle konuya itiraz edilmişse de bilişim suçlarının düzenlendiği madde metninde “daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmaması halinde” denildiği için bunun bir tali hüküm olduğu gerekçesiyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu internet bankacılığı konusunda işlenen suçların nitelikli hırsızlık olduğu sonucuna varmıştır. Bu husus halen tartışmalıdır.</p>
<p>Olayda failler öncelikle kullanıcının bilgisayarına solucan bulaştırmaktadırlar, bu durum Ceza Kanunumuzun 244. maddesi  anlamında bilişim sisteminin işleyişini bozmaktır. Şu durumda failler bilgisayarına solucan bulaştırdıkları kullanıcılar açısından 244. maddeden yargılanacaktır. Bu fiil ile haksız kazanç elde ettikleri için ceza artacaktır. Olayın bilişim sistemini bozarak haksız kazanç elde etme suçu olduğu açıktır. Fakat madde metnin de başka bir suç oluşturmaması halinde hükme nedeniyle kafalar karışmakta ve Yüksek Mahkemenin de hükme bağladığı gibi nitelikli hırsızlık akla gelmektedir.</p>
<p>Mahkeme kararına konu olan suçta failler internet bankacılığı üzerinden, eriştikleri kaydi parayı belirledikleri hesaplara transfer etmişlerdir. Olayda sadece bu paranın bir veri olması, bunun da kanunda tanımlanan taşınır mal tanımlanmasının içinde olmaması nedeniyle itiraza konu olmuştur, fakat görüş yine de değişmemiştir. Yazımıza konu olan olayda ise direkt erişilen bir mal varlığı da söz konusu da yoktur. Kullanıcıların bilgisayarlarının işleyişi bozulmakta, bu kullanıcılara maddi bir zarar vermezken, reklam verenler gelen bu ziyaretleri normal bir giriş kabul ettiği için faillere ödediği bir bedel söz konusudur. Aslında ziyaret edilen sayfaların kullanıcıların gerçekten aradığı sayfalar olması halinde reklam verenler açısından da bir sorun yoktur. Problem ilgisiz tıklamalardan kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Sonuç olarak faillerin Ceza Kanunumuzun 244. Maddesindeki bilişim sistemini bozma suçunu işlemişlerdir, haksız kazanç elde ettikleri için de  iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası almaları muhtemeldir.</p>
<p>İnternet gelir elde etme modelleri arttıkça bunlardan haksız kazanç elde etmeye çalışan kişiler de artacaktır. Reklam alt yapısını kuranlar, kurdukları sistemin güvenliğini ve açıklarını düzenli olarak kontrol etmeleri gerekmektedir. Görüldüğü gibi böyle bir suçun da kanunlarımızda yeri vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/tiklama-sahtekarligi-kodlarla-kolay-para-kazanma.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK &#8211; HAKSIZ ÇIKAR SAĞLAMA &#8211; BİLİŞİM SUÇU</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku-hk-yargitay-kararlari/nitelikli-dolandiricilik-haksiz-cikar-saglama-bilisim-sucu.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku-hk-yargitay-kararlari/nitelikli-dolandiricilik-haksiz-cikar-saglama-bilisim-sucu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Sep 2011 10:40:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Hk. 

Yargıtay Kararları]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim 

avukatı]]></category>
		<category><![CDATA[Bilişim Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[BİLİŞİM SUÇU]]></category>
		<category><![CDATA[DOLANDIRICILIK]]></category>
		<category><![CDATA[HAKSIZ ÇIKAR SAĞLAMA]]></category>
		<category><![CDATA[NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=896</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ E. 2009/1616  K. 2009/11328   T. 7.10.2009 DOLANDIRICILIK ( Gerçek Bir Kişiyle Karşı Karşıya Gelmeden Bir Başka Vasıta Kullanılarak Görüşmeden Konuşmadan Kişilere Yönelik Hileli Davranışlarla Aldatılmadan Sadece Bilişim Sistemi Kullanılarak Doğrudan Doğruya Çıkar Sağlanması Halinde Bilişim Sistemine Girerek Haksız Çıkar Sağlama Suçunun Gerçekleşeceği ) BİLİŞİM SİSTEMLERİNİN ARAÇ &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku-hk-yargitay-kararlari/nitelikli-dolandiricilik-haksiz-cikar-saglama-bilisim-sucu.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4>YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ</h4>
<h4>E. 2009/1616  K. 2009/11328   T. 7.10.2009</h4>
<h4>DOLANDIRICILIK ( Gerçek Bir Kişiyle Karşı Karşıya Gelmeden Bir Başka Vasıta Kullanılarak Görüşmeden Konuşmadan Kişilere Yönelik Hileli Davranışlarla Aldatılmadan Sadece Bilişim Sistemi Kullanılarak Doğrudan Doğruya Çıkar Sağlanması Halinde Bilişim Sistemine Girerek Haksız Çıkar Sağlama Suçunun Gerçekleşeceği )</h4>
<h4>BİLİŞİM SİSTEMLERİNİN ARAÇ OLARAK KULLANILMASI SURETİYLE DOLANDIRICILIK ( Gerçek Bir Kişiyle Karşı Karşıya Gelmeden Bir Başka Vasıta Kullanılarak Görüşmeden Konuşmadan Kişilere Yönelik Hileli Davranışlarla Aldatılmadan Sadece Bilişim Sistemi Kullanılarak Doğrudan Doğruya Çıkar Sağlanması Halinde )</h4>
<h4>HAKSIZ ÇIKAR SAĞLAMA ( Gerçek Bir Kişiyle Karşı Karşıya Gelmeden Bir Başka Vasıta Kullanılarak Görüşmeden Konuşmadan Kişilere Yönelik Hileli Davranışlarla Aldatılmadan Sadece Bilişim Sistemi Kullanılarak Doğrudan Doğruya Çıkar Sağlanması Halinde Suçun Gerçekleşeceği )</p>
<p><span id="more-896"></span></h4>
<p><strong>ÖZET : </strong>Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunda, verileri otomatik işleme tabi tutma olanağı veren sistemler araç olarak kullanılıp gerçek kişiler aldatılarak çıkar sağlanmaktadır. Bankaların etkin işlevi bulunan çek, hesap cüzdanı, dekont gibi maddi varlıklarının kullanılması halinde ise, banka vasıta kullanılarak dolandırıcılık suçu oluşur. Gerçek bir kişiyle karşı karşıya gelmeden bir başka vasıta kullanılarak görüşmeden, konuşmadan, kişilere yönelik hileli davranışlarla aldatılmadan sadece bilişim sistemi kullanılarak doğrudan doğruya çıkar sağlanması halinde, bilişim sistemine girerek haksız çıkar sağlama suçu gerçekleşir.</p>
<p><strong>DAVA : </strong>Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin delil bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, suçun sabit olmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,</p>
<p>Ancak;</p>
<p><strong>KARAR : </strong>Dolandırıcılık suçu; hileli davranışlarla bir kişinin aldatılıp onun veya bir başkasının zararına, failin kendisine veya bir başkasına yarar sağlaması suretiyle oluşur. Suçun maddi unsurunu oluşturan hareketlerin, gerçek bir kişiye yöneltilmiş olması, onun kandırılarak çıkar sağlanması gerekir. Bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunda ise, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tabi tutma olanağını veren manyetik sistemler araç olarak kullanılıp gerçek kişiler aldatılarak çıkar sağlanmaktadır. Bankaların etkin işlevi bulunan çek, hesap cüzdanı, dekont gibi maddi varlıklarının kullanılması halinde ise, banka vasıta kılınarak dolandırıcılık suçu oluşacaktır.</p>
<p>Gerçek bir kişiyle karşı karşıya gelmeden, yüz yüze veya telefon, bilgisayar, bilgi geçer gibi bir başka vasıta kullanılarak görüşmeden, konuşmadan, kişilere yönelik hileli davranışlarla aldatılmadan sadece bilişim sistemi kullanılarak doğrudan doğruya çıkar sağlanması halinde &#8220;bilişim sistemine girerek haksız çıkar sağlama suçu&#8221; gerçekleşecektir.</p>
<p>Somut olayda ise; sanığın, katılanın G &#8230; Bankası 1. Levent Şubesi&#8217;nde bulunan hesabına internet bankacılığı yoluyla girip hesaptaki paradan 3.200.00 TL&#8217;yi G &#8230; Bankası Osmanbey Şubesi&#8217;ndeki kendi hesabına internet yoluyla havale ettikten sonra parayı çekerek haksız menfaat sağladığı iddia ve dosya içeriğine uygun kabul edilmesi karşısında; gerçek kişiye yönelen hile oluşturacak nitelikte bir hareketin bulunmaması ve tamamen bilişim sistemi içinde gerçekleştirilmesi nedeniyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunmadığı, &#8220;verilinin taşınabilir bir mal olarak kabul edilmesinin olanaklı olmaması nedeniyle hırsızlık suçunun unsurlarının da gerçekleşmediği eylemin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK&#8217;nın 525/b ( 5237 sayılı TCK&#8217;nın 244/4. maddesine uygun &#8220;bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suretiyle haksız çıkar sağlama&#8221; ) maddesinde öngörülen bilişim suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşürerek bilişim sistemlerinin aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,</p>
<p><strong>SONUÇ : </strong>Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasa&#8217;nın 8/ı. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK&#8217;nın 321. maddesi uyarınca ( BOZULMASINA ), 07.10.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p>KARŞI OY :</p>
<p>İncelenen dosyada, sayın çoğunlukla aramızdaki görüş farklılığı, 25.08.2002 günü işlenen ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK&#8217;nın 525/b-2. maddesine uygun bulunan eylemin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk ceza Kanunu&#8217;nda uygun bulunduğu suç ve yasa maddesinin belirlenmesine ilişkindir.</p>
<p>Bilişim suçları, öğretide ve uygulamada öncelikle;</p>
<p>a ) Doğrudan bilişim suçu ( gerçek bilişim suçları )</p>
<p>b ) Dolayısıyla bilişim suçu ( bilişim bağlantılı suçlar )</p>
<p>biçiminde tasnife tabi tutulmuştur. Türk Ceza Kanunu&#8217;nda da bu sistem kabul edilmiştir. Şöyle ki:</p>
<p>Bilişim sisteminden amaç, verileri toplayıp yerleştirdikten sonra bunları otomatik işleme tabi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Bilişim alanı ise, bilgileri depo ettikten sonra bunları otomatik olarak işleme tabi tutan sistemlerden oluşan alanlardır. ceza Yasası&#8217;nın 2. Kitap, 3. Kısım, 10. Bölümünde &#8220;Bilişim Alanında Suçlar&#8221; başlığında 243. maddede &#8220;Bilişim Sistemine Girme&#8221;, 244. maddede &#8220;Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme&#8221; 245. maddede &#8220;Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması&#8221; düzenlenmiştir.</p>
<p>Dolayısıyla bilişim suçları ise, klasik suçların bilişim sistemlerinden yararlanılarak işlenmesi olup, bu suçların nitelikli şekli olarak o suçla ilgili bölümlerde yer almaktadır. TCK&#8217;nın 112, 113, 125, 132, 133, 134, 135, 136, 138, 142/2-e, 158/1-f, 213-218, 226, 228 vs maddelerinde yazılı suçların bilişim sistemleri kullanılarak işlenmesi mümkündür. Bu suçlardan davayı ilgilendiren ve sanığın eylemine uygun bulunan suç, TCK&#8217;nın 142/2-e maddesinde öngörülen &#8220;bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık&#8221; suçu olup, bu suç üzerinde durulacaktır.</p>
<p>TCK&#8217;nın 244. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında klasik mala zarar verme suçunun özel bir şekli düzenlenmiş, 3. fıkrada nitelikli haline, 4. fıkrada ise haksız çıkar sağlanmasına yer verilmiştir. Bilişim sistemlerinin veya verilerin zarar görmesi halinde, kişinin malvarlığında bir azalma meydana geleceği gibi toplumun, bilişim sistemlerinin işleyişine olan güvenleri ve ekonomik düzenin sağlıklı işleyişi etkilendiği, bilişim sistemlerinin zarar görmeden işler durumda bulunmasında toplumsal yarar olduğu için yasanın &#8220;topluma karşı işlenen suçlar&#8221; kısmına alınmıştır. Maddede yazılı suçun oluşması için, bir bilişim sisteminin işleyişine yönelik engelleyici ve zarar verici fiiller bulunmalıdır. Diğer bir anlatımla bilişim sistemine yapılan müdahalelerle sistemin; veri işleme fonksiyonunu yerine getirmesi engellenmeli, fonksiyonunu tamamen veya kısmen kaybetmeli veya verilere zarar verilmelidir.</p>
<p>Maddenin 4. fıkrasında kabul edilen bilişim sistemi aracılığıyla haksız yarar sağlama suçu, bileşik suç olup, 1 ve 2. fıkrada yazılı suçların işlenerek bir çıkar sağlanması halinde gerçekleşecektir. Yani failin, bilişim sisteminin işleyişini engellemesi, bozması, verileri yok etmesi, değiştirmesi, bozması, erişilmez kılınması, sisteme veri yerleştirip veya mevcut verileri başka yere göndermesi sonucu kendisine ya da bir başkasına başkaca bir işleme gerek kalmadan haksız çıkar sağlaması hallerinde bu suç oluşacaktır. Örneğin, sisteme girilerek borcunu gösteren verinin silinmesi gibi.</p>
<p>Ayrıca maddede &#8220;başka bir suçu oluşturmaması halinde&#8221; denilerek &#8220;tali norm&#8221; niteliğinde bir düzenleme yapılmıştır. Yani bilişim sistemleri aracılığıyla bir çıkar sağlandığında, öncelikle bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, zimmet gibi asli ( birinci derecede ) oları ve öncelikle uygulanması gereken bir başka suçun oluşup oluşmadığı tartışılmalı, eylem başka bir suçu oluşturmamışsa, o zaman TCK&#8217;nın 244/4. maddesi irdelenmelidir.</p>
<p>Temyiz davasına konu olan olayda sanık, bilişim sistemine zarar verme veya verileri yok etme, bozma, erişilmez kılma amacıyla hareket etmemektedir. Hedefi bilişim sistemi olmayıp, amacı bilişim sistemini kullanarak şikayetçinin bankadaki parasını çalmak, ele geçirmektir. Tamamıyla malvarlığına yöneliktir. Bu amaçla yeni şikayetçinin parasına ulaşmak için bankanın sistemine girmiş, banka sistemi ve verilere yönelik bir eylemde bulunmamış, hesaptaki parayı kendi hesabına havale etmiştir. Hırsızlık suçu bilişim sisteminden yararlanılarak işlenmiş olup, dolaylı bilişim suçu mevcuttur ve sanığın eylemi tali norm 244/4. maddedeki suça uygun olmayıp, daha ağır cezayı gerektiren 142/2-e maddesindeki suça uygun bulunmaktadır. Yüksek Yargıtay Altıncı Ceza Dairesi&#8217;nin görüşü de bu doğrultudadır.</p>
<p>Kullanıcılar tarafından sağlanan veriler, giriş birimleri tarafından bilgisayara aktarılır ve çeşitli programlar kullanılarak işlendikten sonra çıkış birimleri tarafından kullanıcıya iletilir. Sistemdeki bu verilerin bozulması, yok edilmesi, değiştirilmesi, sisteme veri yerleştirilmesi, var olan verilerin başka bir yere gönderilmesi bilişim suçunu oluşturmaktadır. Maddi olayda amaç sistemde bulunan veriler olmayıp, bu verilerle korunan paraların alınmasına yöneliktir. sanık, bilişim sistemindeki verilere yönelik bir suç işlemeyip, aksine bu verileri kullanarak mal varlığı aleyhine suç işlemektedir. Bu nedenle verilerin taşınabilir bir mal olup olmamasının dava ile ilgisi bulunmamaktadır. Amaç veriler olmadığı için bilişim suçu oluşmayıp, bilişim sistemi vasıta kılınarak hırsızlık suçu oluşmaktadır. Aksinin kabulünde, yukarıda sayılan maddelerde yer alan dolayısıyla bilişim suçları da oluşmayacaktır. Yani sisteme müdahale ile örneğin eğitim ve öğretimin ( m. 112 ), kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin ( m. 113 ) engellenmesi, sövme ( m. 125 ), hırsızlık ( m. 142 ), dolandırıcılık ( m. 158 ) ve Ceza Yasası&#8217;nda düzenlenmiş diğer suçların uygulanma alanı olmayacak ve her fiil bilişim suçunu oluşturacak dolayısıyla bilişim suçu diye bir suç oluşmayacaktır. Bu durum ise Türk Ceza Kanunu&#8217;nun sistemine, amacına, yukarıda sayılan maddelerine aykırıdır.</p>
<p>Öte yandan, eylemin 765 sayılı Ceza Yasası döneminde 525/b-2 maddesine uygun bulunması yeni yasada bu suçun karşılığı olan 244/4. maddenin uygulanmasını gerektirmektedir. Çünkü 765 sayılı Yasa&#8217;da 525/b maddesi asli norm olarak düzenlenmiştir ve 765 sayılı Yasa&#8217;da &#8220;bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık&#8221; suçuna yer verilmemiştir. Hırsızlık bölümünde düzenleme bulunmadığı için 525/b maddesinin uygulanması zorunlu olup, yasaya uygundur. Nitekim 5237 sayılı Yasa&#8217;da bazı suçlar, 765 sayılı Ceza Yasası&#8217;ndan farklı düzenlenmiştir. Bina dahilinde hırsızlık suçu, bileşik suç olmaktan çıkarılmış, iki ayrı suçun oluşacağı kabul edilmiştir. Kendiliğinden hak alma, kavga, kavgada silah gösterme, ticarete hile karıştırma, karşılıksız yararlanma suçları da 765 sayılı Türk Ceza Kanunu&#8217;nda olduğu gibi düzenlenmemiştir. Bu itibarla sanığın eylemi 765 sayılı TCK&#8217;nın 525/b-2. maddesine uygun bulunsa bile, bu suçun karşılığı olan 5237 sayılı Yasa&#8217;nın 244/4. maddesinin düzenleniş biçimi, sistem ve verilere zarar verme amacı olmayıp, paranın alınarak suçun mal varlığına karşı işlenmesi ve 525/b maddesinde olmayıp fıkrada yer alan &#8220;başka bir suçu oluşturması&#8221; unsurunun gerçekleşmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK&#8217;nın 244/4. maddesiyle hüküm kurulması mümkün değildir. Sanığın eylemi TCK&#8217;nın 142/2-e maddesinde yazılı bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu ve karşılaştırmanın bu maddeyle yapılması gerektiğinden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.</p>
<p>&nbsp;<br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>nitelikli dolandırıcılık,nitelikli dolandırıcılık cezası,Kt K,nıtelıklı dolandırıcılık sucu,nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları,dolandiricilik avukat,dolandırıcılık suçunun unsurları,dolandırıcılık avukatı,nitelikli dolandırıcılık suçunun cezası,dolandırıcılık cezaları,bilişim suçları dolandırıcılık,HAKSIZ ÇIKAR SAĞLAMA,kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık,dolandırıcılık suçu,çıkar sağlama,nitelikli dolandırıcılık suçu cezası,nitelikli dolandırıcılık cezaları,kamu kurumu zararına dolandırıcılık,dolandırıcılık suçu yargıtay kararları,kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık cezası,evde korsan yazılım kullanmanın cezası,kamu zararina dolandiricilik,nitelikli dolandırıcılık yargıtay,nitelikli dolandırıcılık suçu yargıtay kararları,avukat dolandırıcılık,lisanssız yazılım cezası,avukat nitelikli dolandırıcılık,dolandiricilik suclari,bilişim hukuku avukatları,nıtelikli dolandırıcccık suçu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku-hk-yargitay-kararlari/nitelikli-dolandiricilik-haksiz-cikar-saglama-bilisim-sucu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İŞ KAZASI SONUCU MADDİ TAZMİNAT DAVASI</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maddi-tazminat-davasi.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maddi-tazminat-davasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Sep 2011 21:52:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvenliği]]></category>
		<category><![CDATA[iş kazası]]></category>
		<category><![CDATA[kaza]]></category>
		<category><![CDATA[maddi tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[TAZMİNAT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=894</guid>
		<description><![CDATA[&#160; İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ruhen ve bedenen zarar gören işçi, işveren aleyhine maddi tazminat davası açma hakkına sahiptir. İşverenin kendisine bağımlı olarak çalışan işçisini koruma ve gözetme borcuna aykırı hareket etmesi sonucunda iş kazası veya meslek hastalığına maruz kalan işçi, Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi gereğince işvereninden sadece &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maddi-tazminat-davasi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ruhen ve bedenen zarar gören işçi, işveren aleyhine maddi tazminat davası açma hakkına sahiptir.</p>
<p>İşverenin kendisine bağımlı olarak çalışan işçisini koruma ve gözetme borcuna aykırı hareket etmesi sonucunda iş kazası veya meslek hastalığına maruz kalan işçi, Borçlar Kanunu’nun 46. maddesi gereğince işvereninden sadece uğradığı cismani zararı için tedavi giderlerinin karşılanmasını değil, aynı zamanda ileride ilerde iktisaden karşılaşabileceği mağduriyetinden doğabilecek zarar ve ziyanın masraflarını da talep etme imkanına sahip bulunmaktadır.</p>
<p><span id="more-894"></span></p>
<p>İşçinin iş kazası ve meslek hastalığına uğraması halinde Kurum, bu vakaları Sigorta Müfettişleri vasıtasıyla soruşturmaktadır. Sigorta müfettişleri hem işyerinde olay mahallini incelemekte, ilgililerin( sigortalı, görgü tanıkları, tanık sigortalılar, işveren yetkililerinin) ifadelerini almakta ayrıca işyeri kayıt ve belgeleri ile olaya ilişkin bütün bilgi ve belgeleri incelemektedir. Yapılan incelemeler sonucunda düzenledikleri tutanak ve diğer bilgi- belgelere istinaden raporlarını tanzim etmektedirler. Bu raporlarda işçinin sigortalılık durumu, en son almış olduğu ve hak ettiği ücretler, çalışma gün sayıları, olayın cereyanında işçi, işveren ve üçüncü kişilerin kasıt, kusurları, işçi sağlığı-iş güvenliği mevzuatına aykırı hareketleri, olayın iş kazası olup olmadığı vs. saptamalara yer verilmektedir.</p>
<p>Belirtilen rapor ve eki belgeler maddi tazminat davalarında mahkemece incelenerek göz önünde bulundurulmaktadır. İş kazaları nedeni ile tazminat davalarında talep edildiği takdirde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>YARGITAY</strong></p>
<p><strong>21. HUKUK DAİRESİ</strong></p>
<p><strong>Esas Numarası: 2007/20152</strong></p>
<p><strong>Karar Numarası: 2008/5565</strong></p>
<p><strong>Karar Tarihi: 10.04.2008</strong></p>
<p><strong>ÖZETİ: İş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi davalarında, tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük brüt geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak % 10 artırılıp, % 10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşından sonrada bakiye ömrü kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanması gerekir.</strong></p>
<p>Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.</p>
<p>Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.</p>
<p>Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Zehra Ayan tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.</p>
<p>1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle hükmedilen manevi tazminat miktarına göre, tarafların manevi tazminat davasına yönelik temyiz itirazlarının reddine,</p>
<p>2-Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.</p>
<p>Bu tür davalarda, tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır. Başka bir anlatımla, işçinin günlük brüt geliri tespit edilerek bilinen dönemdeki kazancı mevcut veriler nazara alınarak iskontolama ve artırma işlemi yapılmadan hesaplanacağı, bilinmeyen dönemdeki kazancının ise, 60 yaşa kadar yıllık olarak % 10 artırılıp, % 10 iskontoya tabi tutulacağı, 60 yaşından sonrada bakiye ömrü kadar (pasif) dönemde elde edeceği kazançların ortalama yönteme başvurulmadan, her yıl için ayrı ayrı hesaplanacağı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.</p>
<p>Kuşkusuz, açıklanan tazminatın hesaplanması yönteminde, işçinin yaşlılık aylığı almaya veya işçinin yaşı ve oluşan meslekte kazanma gücü kayıp oranına göre ileride çalışıp yaşlılık aylığına hak kazanması üstün olasılık içinde bulunması durumunda da zarar hesabında pasif dönemin hesaba dahil edilmesi gerekir. İş kazası sonucu malul kalan işçinin aynı işinde çalışmaya devam etse dahi diğer işçilerden daha fazla çaba harcayacağı asıldır. 60 yaşından sonra elde edeceği yaşlılık aylığını da diğer işçilerden daha fazla çaba harcayarak elde edeceğinden yaşlılık aylığını aldığı dönemde de devam edecek olan maluliyeti nedeniyle zarara uğramadığı düşünülemez. Kaldı ki, sigortalıya bağlanan yaşlılık aylığında meslek hastalığı ve iş kazası kolundan alınan primlerin hiçbir etkisi bulunmamakta tamamen uzun vadedeki sigorta kollarından ödenen primler sonucu aylık bağlanmaktadır. Bu nedenlerle pasif döneminde zarar hesabına dahil edilmesi ve yeraltı maden işçilerinin zararlarının tesbitinde 50 yaşın ikmaline kadar yeraltındaki koşullar nazara alınarak yapılan ücretlerle, 50 ile 60 yaşları arasında yer üstünde tüm yıl asgari ücretle çalışıp gelir elde edeceği, 60 yaştan sonra bakiye ömrüne kadar (pasif dönemde), asgari ücret esas alınarak yapılması gerekir.</p>
<p>Mahkemenin davacının zarar hesabında pasif dönemin de hesaba dahil edileceğine ilişkin kabulü yerindedir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi hesap raporunda, davacının 55 yaşına kadar çalışıp gelir elde edebileceği belirtilerek 55 yaşına kadar aktif dönem zararı hesaplandığı gibi, pasif dönem zararının da Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından sigortalılara bağlanacak yaşlılık aylığı esas alınmak suretiyle hesaplandığı görülmektedir.</p>
<p>Hal böyle olunca, hesap raporunun hükme dayanak alınacak nitelikte olduğundan söz edilemez.</p>
<p>Yapılacak iş, hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan veriler nazara alınarak yukarda açıklanan esaslara göre bilirkişiye zarar hesabı yaptırılarak sonucuna göre karar vermektir.</p>
<p>Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.</p>
<p>O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.</p>
<p>SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların maddi tazminat davasına yönelik diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 10.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.</p>
<p>&nbsp;<br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>ölümlü iş kazası dava dilekçesi,iş kazası dava dilekçesi,iş kazalarında maddi tazminat,ÖLÜMLÜ İŞ KAZASI,ölümlü iş kazasında manevi tazminat,iş kazası avukatları,ölümlü iş kazalarında tazminat,ölümlü iş kazasında şahit olmak,iş kazası nedeniyle tazminat davası,ölümlü iş kazası tazminat,iş kazası dava sonuçları,iş kazası tazminatı,iş kazası maddi tazminat,iş kazası tazminat davası,tazminat davası sonuçları,iş kazası nedeniyle maddi tazminat,ölümlü iş kazalarında tazminat hesaplanması,iş kazalari davaları sonunda tazminatların ödenmesi vede tazminatın hesaplanması,ölümlü iş kazası yargıtay kararları,iş kazası yargıtay kararları,kazanılmiş iş kazası mahkemeleri,olumlu is kazasi maasi varmi,iş kazası tazminat örnekleri,iş kazası sonucu sol kalça protez maaş bağlanma oranı,insaat demirci ucret,iş hukukunda maddi tazminat,ölümlü iş kazası avukatı,iş kazası mahkeme sonuçları,iş kazası tazminatı hesaplama,maddi tazminat davaları bilişim suçları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maddi-tazminat-davasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Veri Kurtarmanın Delil Niteliği &#8211; İmaj Almak</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/veri-kurtarmanin-delil-niteligi-imaj-almak.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/veri-kurtarmanin-delil-niteligi-imaj-almak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 11 Sep 2011 05:07:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[adli bilişim]]></category>
		<category><![CDATA[bilişim suçları inceleme]]></category>
		<category><![CDATA[iddianame]]></category>
		<category><![CDATA[imaj verilmemesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=890</guid>
		<description><![CDATA[Bu kadar önemli bir operasyonda Adli Makamlar istenmeden sabit disklerin bir kopyasını şüpheli vekillerine vermeleri bu tartışmayı bitirebilirdi. Veya şüpheli vekilleri bu kopyaları alarak bu tartışmayı başlatmayabilirlerdi. Çünkü imajı alınan disk de incelenen disk de aynı olacağı için ve her incelemede aynı sonuca ulaşılacağı için tartışma çıkmayacaktı. Öncelikle bilinmelidir ki &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/veri-kurtarmanin-delil-niteligi-imaj-almak.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em> </em><em>Bu kadar önemli bir operasyonda Adli Makamlar istenmeden sabit disklerin  bir kopyasını şüpheli vekillerine vermeleri bu tartışmayı  bitirebilirdi. Veya şüpheli vekilleri bu kopyaları alarak bu tartışmayı  başlatmayabilirlerdi. Çünkü imajı alınan disk de incelenen disk de aynı  olacağı için ve her incelemede aynı sonuca ulaşılacağı için tartışma  çıkmayacaktı.</em></p>
<p><em><span id="more-890"></span></em><em> </em></p>
<p>Öncelikle bilinmelidir ki bu programlar sabit diskte silinmiş ama henüz üzerine veri yazılmamış sektörlerdeki verileri tam olarak kurtarabilirler. Dosyanın büyüklüğüne göre eğer bir dosyanın kapladığı sektörlere silinmeden sonra üzerine yazılırsa dosya eksik olarak kurtarılacak veya hiç kurtarılamayacaktır. Belki sadece dosyanın adı görülecek ama içeriğe erişilemeyecektir. Microsoft Word ile yazılan bir doküman eksik kurtarılması halinde dosya içeriğine erişilemeyecektir.</p>
<blockquote><p>Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 17. Maddesi yedekleme hususunu şöyle düzenlemiştir:</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.</span> Bu işlem, bilgisayar ağları ve diğer uzak bilgisayar kütükleri ile çıkarılabilir donanımları hakkında da uygulanır.<strong><br />
İstemesi hâlinde,</strong> <strong><span style="text-decoration: underline;">bu yedekten</span></strong> elektronik ortamda bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.</p></blockquote>
<p>Görüldüğü gibi olay yerinde yedeklerin alınması ve istenmesi halinde bir kopyasının verilmesi düzenlenmiştir.</p>
<p><strong>İmaj alınmadan inceleme yapılmasında eleştiri de şudur: </strong><br />
El konulan sabit disklerin inceleme için imajı alınmaktadır ve adli inceleme bu yedk imajlar üzerinden yapılmaktadır. İstenmesi halinde de şüphelilere verilmektedir. Özellikle önemli soruşturmalarda el konulan sabit disklerin yedekleri derhal alınmalı ve inceleme kesinlikle yedekler üzerinden yapılmalıdır. Aksi taktirde inceleme asıl disk üzerinden yapılacak bu da soruşturmaya gölgeye düşürecektir.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Şüpheliler el konulan sabit disklerin bir kopyasını istemişse ve bu verilmemişse delillerin geçerliliğine gölge düşecektir.</p>
<p><strong>Adli bilişimde bir veri vardır veya yoktur. </strong>Olmayan bir içerik hakkında yorum yapılamaz. Açıkladığımız gibi silinen bir dosyanın içeriğine ulaşamadan geri kurtarma programında sadece ismi görünüyor diye içeriği hakkında yorum yapılmışsa elbette bu kabul edilemez. Ama dosyalar tamamen kurtarılmışsa ve içerik ortadaysa bu konuda yapılacak da bir yorum yoktur.</p>
<p><strong>Bu kadar önemli bir operasyonda Adli Makamlar istenmeden sabit disklerin bir kopyasını şüpheli vekillerine vermeleri bu tartışmayı bitirebilirdi. Veya şüpheli vekilleri bu kopyaları alarak bu tartışmayı başlatmayabilirlerdi. Çünkü imajı alınan disk de incelenen disk de aynı olacağı için ve her incelemede aynı sonuca ulaşılacağı için tartışma çıkmayacaktı.</strong></p>
<p><strong><br />
</strong><br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>bilgisayar kütükleri nasıl incelenir,bilgisayar kütükleri,adli bilişim avukat,hard disk imaj al,hardisk imajıbnda sahtekarlık,imaj almak,imaj üzerinden inceleme,imajı alınan,soruşturmada bilgisayardan imaj almak,veri imaj,hard adli disk incelemesi,el konulan bilgisayardan data alma,bilişim suçları imaj alma,bilgisayarda imaj,bilgisayar imajı almak,adli imaj alma s,adli bilişim imaj alma,adli bilişim imaj al,adli bilişim image alma,veri üzerine veri yazıldığında</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/veri-kurtarmanin-delil-niteligi-imaj-almak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>BANKA HESAPLARINI FACEBOOK BİLGİLERİYLE HACKLEDİ</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/banka-hesaplarini-facebook-bilgileriyle-hackledi.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/banka-hesaplarini-facebook-bilgileriyle-hackledi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Aug 2011 12:48:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[banka hesapları]]></category>
		<category><![CDATA[dolandıcılık]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[hack]]></category>
		<category><![CDATA[haksız kazanç]]></category>
		<category><![CDATA[haksız menfaat]]></category>
		<category><![CDATA[hırsızlık]]></category>
		<category><![CDATA[internet banka]]></category>
		<category><![CDATA[para transferleri]]></category>
		<category><![CDATA[tck 142]]></category>
		<category><![CDATA[tck 244]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=886</guid>
		<description><![CDATA[İngiliz I. Wood, komşularının Facebook&#8217;ta paylaştığı bilgilerini kullanarak iki yılda 100.000 TL&#8217;den fazla parayı kurbanlarının hesaplarından çaldı. Nasıl mı? Wood, komşularının sosyal ağlarda paylaştığı bilgilerle şifrelerini kırmak için günde 18 saatini internette geçiriyordu. Aynı apartmanda yaşadığı kişileri hedef alan Wood, karmaşık bilgi toplama teknikleriyle komşularının banka hesaplarının güvenlik sorularını çözerek &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/banka-hesaplarini-facebook-bilgileriyle-hackledi.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.sertels.av.tr/wp-content/uploads/2011/08/facebook-hırsızlık.jpg" rel="prettyPhoto[886]"><img class="alignleft size-medium wp-image-887" title="facebook-hırsızlık" src="http://www.sertels.av.tr/wp-content/uploads/2011/08/facebook-hırsızlık-300x240.jpg" alt="Avukat facebook hırsızlık 300x240 BANKA HESAPLARINI FACEBOOK BİLGİLERİYLE HACKLEDİ" width="300" height="240" /></a>İngiliz I. Wood, komşularının Facebook&#8217;ta paylaştığı bilgilerini kullanarak iki yılda 100.000 TL&#8217;den fazla parayı kurbanlarının hesaplarından çaldı.</p>
<p>Nasıl mı?<span id="more-886"></span> Wood, komşularının sosyal ağlarda paylaştığı bilgilerle şifrelerini kırmak için günde 18 saatini internette geçiriyordu.</p>
<p>Aynı apartmanda yaşadığı kişileri hedef alan Wood, karmaşık bilgi toplama teknikleriyle komşularının banka hesaplarının güvenlik sorularını çözerek iki yılda 100.000 TL parayı banka hesaplarından çalarak haksız kazanç elde etmiş.</p>
<p>Kendisine olan güveni o kadar arttı ki sistemini değiştirmesiyle yetkililer yaptığı işlemi fark etti.</p>
<p>Wood mahkum edildi.<br />
Onu yargılayan hakim olayın, karmaşık ve çok iyi planlandığını ifade ederek apartmandaki kişilerin paralarını çalan şahsın komşuları olduğunu öğrendiklerinde hepsinin kanının donduğunu söylüyor.<br />
Yani artık komşuluk ilişkilerinde yeni bir suç unsuru daha ortaya çıkmış oluyor.</p>
<p>Kullanılan yöntem klasik: Banka hesaplarındaki şifrelerini hatırlamayan kişilere anne kızlık soyadları, doğum tarihleri, doğum yeri, ilk okulu gibi soruları soruluyordu. Wood aynı apartmanda yaşadığı kişilerin bu bilgilerine Facebook gibi sosyal ağlarda paylaştıkları bilgilerden tespit etti. Evinde yapılan aramalarda komşularına ait pasaport kopyaları da bulundu. Sorulan güvenlik sorularını elde ettiği bilgilerle aşan Wood kurbanların banka şifrelerini sıfırlayıp, yeni şifre alarak banka hesaplarını ele geçirmeyi başardı.</p>
<p>Günlük 18 saat çalışmayla topladığı bilgilerle internet banka hesaplarına erişen Wood, komşularının adres bilgilerini değiştirerek yeni kart talebinde bulundu ve gelen bu yeni kartlarla para çekti. Hedef aldığı bazı hesaplar da para olmasına rağmen kullanılmadığından bu kişilerin olan olaylardan da haberi olmadı.</p>
<p>Ülkemizde de bazı bankalar para transferi aşamasında gizli sorunuzun örneğin 3. ve 5’inci karakterinin yazılmasını istemektedir. Fakat Wood’un kullandığı yöntemde para transferi yapılmamakta, parayı almak için adresi değiştirip, yeni kart talebinde bulunmaktadır.</p>
<blockquote><p>Bankaların  sadece para transferinde değil, bu tür önemli bilgileri değiştirirken de güvenlik soruları sorması gerekmektedir.</p>
<p>Bu olay bize sosyal ağlarda her bilgiyi paylaşmamamız gerektiğini gösteriyor. Veya sosyal ağlarda yanlış bilgiler paylaşacağız. Yanlış bilgi paylaşma Facebook kurallarına aykırı bir durum fakat en azından gerçeğe yakın bilgiler paylaşmak bize güvenlik sağlayacaktır. Önemli olan sosyal ağlardaki kişileri büyük bir yanılgıya düşürmemek, örneğin doğum tarihinizin yılını doğru girip ay ve gün bilgisini farklı yapabilirsiniz.</p></blockquote>
<p>Peki Wood nasıl yakalandı?</p>
<p>Kendisine olan güveni ona hata yaptırdı ve bir hesaptaki parayı kendi banka hesabına transfer edince yakayı ele verdi. Yani bu basit hatayı yapmasaydı muhtemelen uzun süre daha komşuları olmasa da başka kişilerin hesaplarını boşaltacaktı.<br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>facebookü,facebook sayfa fotoları,face hackleme,sayfa fotoları,banka hesabi hackleme,banka hacklemek,facebook hackleme,face fotoları,facebook sayfa fotoğrafları,facebook hacklemek,fase book,face hacklemek,face sayfa fotoları,face sayfa resmi,banka hesap hackleme,sayfa fotografları,facebookta hackleme,banka hesaplarına girmek,hacklemek,HAKSIZ MENFAAT,imej facebook,hesaplara girme,facebook fotoğrafları,banka hesaplarını nasıl hackleriz,FACEBOOK HIRSIZ RESİMLERİ,banka hacklama,anything,banka hacker,facebook resimleri,banka hesaplarini hackleme</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/bilisim-hukuku/banka-hesaplarini-facebook-bilgileriyle-hackledi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZMİNATI</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/destekten-yoksun-kalma-tazminati.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/destekten-yoksun-kalma-tazminati.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 15 Aug 2011 15:12:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Sertel Şıracı</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[destektan yoksun kalma tazminat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=884</guid>
		<description><![CDATA[&#160; “İş kazası ile birlikte ölüm neticesi olarak diğer kimseler ölen kimsenin yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir.” Bu tazminatın gayesi, ölümün vuku bulmaması durumunda, ölen işçinin sağlığında yardımda bulunduğu şahıslara yardımda bulunmaya devam edeceği düşüncesinden hareketle, destekten yoksun kalan kimselerin mağduriyetlerinin(zararlarının) tazmin edilerek, &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/destekten-yoksun-kalma-tazminati.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p><strong> “İş kazası ile birlikte ölüm neticesi olarak diğer kimseler ölen kimsenin yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir.”<br />
</strong><span id="more-884"></span>Bu tazminatın gayesi, ölümün vuku bulmaması durumunda, ölen işçinin sağlığında yardımda bulunduğu şahıslara yardımda bulunmaya devam edeceği düşüncesinden hareketle, destekten yoksun kalan kimselerin mağduriyetlerinin(zararlarının) tazmin edilerek, ölüm olayından önceki hallerine kavuşturulmasıdır. Söz konusu davaların en önemli şartı, ölen işçinin sağlığında destekten yoksun kaldığını iddia eden kişilere bakacak güce sahip olması ve davacıların da buna muhtaç olması gerekmektedir.</p>
<p>Destekten yoksun kalma tazminatının ana gayesi, destekten yoksun kalan şahsın ve şahısların işçinin iş kazası neticesinde ölüm meydana gelmese idi destekten ne kadar yardım görecek idiyse bu miktarın yani zarar ve ziyanının karşılanmasıdır.</p>
<p><strong>YARGITAY  17. HUKUK DAİRESİ        E. 2008/3421        K. 2009/8479       T. 15.12.2009</strong></p>
<p><strong>ÖZET : </strong>Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. İşletenin destek sağlayan kişiye karşı ileri sürebileceği def ileri, destekten yoksun kalanlara karşı ileri sürebilecek olmasına göre işleten, zararın oluşumunda sürücünün de birlikte kusurlu olduğunu ileri sürerek BK.nun 44/1 maddesi gereğince, tazminatın sürücünün kusuru oranında indirilmesini isteyebilir. Zira trafik kazası sonucu ölenin desteğinden yoksun kalanların Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısına yöneltebilecekleri yansıma yolu ile oluşan zararla ilgili tazminat istemlerinin tutarı, işletene karşı ileri sürebilecekleri tutar kadar olmalıdır.</p>
<p>Dava konusu olayda, davacıların desteği olan sürücü aracı kullanırken tek taraflı kaza sonucu öldüğü, tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. O halde, sürücünün ve dolayısıyla destek tazminatında bulunanların kendi kusurlarından yararlanmaları mümkün olamayacağından, davacıların talep ettikleri destekten yoksun kalma tazminatından işletenin, dolayısıyla onun sorumluluğunu üstlenmiş olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısının sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.</p>
<p>&nbsp;<br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>destekten yoksun kalma tazminatı nedir,destekten yoksun kalma tazminatı,iş kazası destekten yoksun kalma tazminatı,destekten yoksun kalma tazminatının şartları,tek taraflı kazada destekten yoksun kalma tazminatı,iş kazası destekten yoksun kalma,sürücünün kusurlu olması,yargıtay 17 h d 2008/3421 e 15 12 2009,destekten yoksun kalma tazminatı şartları,tek taraflı trafik kazası destekten yoksun kalma,tek taraflı kazada işletenin vefat etmesi,tek taraflı kazalarda ölenin,tek tarafli kaza destekten yoksun kalma tazminat karar,tam kusurlu desteğin,sürücü birlikte kusur,ölenin desteğinden yoksun kalma tazminatı,ölen işçinin tam kusuru halinde,kusurlu sürücü destekten yoksun kalma tezminatı alır mı 2011,yargitay17 no nedemek,tek taraflı kazalarda son yargıtay kararları,yargıtay trafik kazalarındmağduriyet,trafik kazasında ölenin tam kusurlu olması,trafik kazası destekten yoksun kalma,trafik kazası destekten,trafik kazalarında destekten yoksunkalma,trafik kazalarında destekten yoksun kalma tazminatı için kusur oranı,trafik kazalarında destekten yoksun kalma tazminatı,tek taraflı trafik kazasında ölüm tazminat,tek taraflı trafik kazalarıhaberler com,tek taraflı trafik kazaları sürücü ölümü</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/destekten-yoksun-kalma-tazminati.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET &#8211; TAZMİNAT &#8211; YARGITAY</title>
		<link>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maluliyet-tazminat-yargitay.html</link>
		<comments>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maluliyet-tazminat-yargitay.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Aug 2011 09:26:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Av. Esma Cihangir</dc:creator>
				<category><![CDATA[İş Hukuku]]></category>
		<category><![CDATA[iş kazası]]></category>
		<category><![CDATA[mesuliyet]]></category>
		<category><![CDATA[sorumluluk]]></category>
		<category><![CDATA[TAZMİNAT]]></category>
		<category><![CDATA[ücret araştırması]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.sertels.av.tr/?p=882</guid>
		<description><![CDATA[YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E. 2009/10264 K. 2010/10134 T. 19.10.2010 İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET ( Maddi Tazminat &#8211; Yapılacak İş Öncelikle Davacının İnşaat Demirci Ustası Olduğu ve İnşaat Demirci Ustasının İlgili Meslek Odasından Emsallerinin Ücreti Araştırılarak Gerçek Ücret Belirlenmesi Gerektiği ) MADDİ TAZMİNAT ( İş Kazası Sonucu Malüliyetten Doğan &#8211; &#8230; <a href="http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maluliyet-tazminat-yargitay.html">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E. 2009/10264 K. 2010/10134 T. 19.10.2010</strong></p>
<p><strong> İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET ( Maddi Tazminat &#8211; Yapılacak İş Öncelikle Davacının İnşaat Demirci Ustası Olduğu ve İnşaat Demirci Ustasının İlgili Meslek Odasından Emsallerinin Ücreti Araştırılarak Gerçek Ücret Belirlenmesi Gerektiği )</strong></p>
<p><strong>MADDİ TAZMİNAT ( İş Kazası Sonucu Malüliyetten Doğan &#8211; Davacının İnşaat Demirci Ustası Olduğu ve İnşaat Demirci Ustasının İlgili Meslek Odasından Emsallerinin Ücreti Araştırılarak Gerçek Ücret Belirlenmesi Gerektiği )</strong></p>
<p><strong>ÜCRET ARAŞTIRMASI ( İş Kazası Sonucu Malüliyetten Doğan Tazminat &#8211; Maddi İnşaat Demirci Ustasının İlgili Meslek Odasından Emsallerinin Ücreti Araştırılarak Gerçek Ücret Belirlenmesi Gerektiği )</strong></p>
<p><strong>ÖZET : </strong>Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yapılacak iş öncelikle davacının inşaat demirci ustası olduğu ve inşaat demirci ustasının ilgili meslek odasından emsallerinin ücreti araştırılarak gerçek ücret belirlendikten sonra tazminatı yeniden hesaplatmak ve kurum tarafından bildirilen hüküm tarihine en yakın peşin sermaye değerini zarardan indirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.</p>
<p>Davacının maddi zararlarının S.G.K&#8217;ca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılandığından ve bu durumun önceden davacı tarafından bilinmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.</p>
<p><strong>DAVA : </strong>Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.</p>
<p>Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.</p>
<p>Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Önal Aydın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu&#8217;nun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:</p>
<p><strong>KARAR : </strong>1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,</p>
<p>2-Dava davacının iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle uğradığı maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.</p>
<p>Mahkemece davacının zararlarının Kurumca bağlanan gelirle karşılandığından davanın reddine karar verilmiştir.</p>
<p>Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.</p>
<p>Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay&#8217;ın yerleşmiş görüşlerindendir.</p>
<p>Somut olayda davacının olay tarihindeki ücreti yeterli şekilde araştırılmamıştır. Gerçekten davacının imzalı işyeri ücret bordrosunda ücretinin 2007 yılı Ocak ayında 7 günlük çalışma süresi karşılığı 133,00 TL olduğu yazılıdır. Davacı tarafından günlük 50,00 TL ücret aldığı iddia edilmiştir. SGK müfettiş raporunda olay günündeki ücretin günlük 19,00 TL. olduğu belirtilmiştir. İ.T.O ise 25.1.2007 tarihinde inşaat demirci ustasının maaş bordrosundaki ücreti alabileceğini bildirmiştir. Bu halde davacının hesaplamaya esas alınan ücretinin asgari ücret olduğu anlaşılmaktadır. Ancak esas ücretin ilgili meslek kuruluşundan araştırılması gerekmektedir. Gerçekten davacının inşaat demirci ustası olduğu gerek işveren beyanından gerekse dosyadaki diğer belgelerden anlaşıldığı gibi, demir ustasının asgari ücretle çalışmayacağı hayatın bilinen gerçeğidir. Bu bakımdan İ.T.O&#8217;nun bildirdiği cevapla yetinilerek bilirkişi tarafından hesaplamaya esas ücretin asgari ücret olarak kabulü doğru değildir.</p>
<p>Yapılacak iş öncelikle davacının inşaat demirci ustası olduğu ve inşaat demirci ustasının ilgili meslek odasından emsallerinin ücreti araştırılarak gerçek ücret belirlendikten sonra tazminatı yeniden hesaplatmak ve kurum tarafından bildirilen hüküm tarihine en yakın peşin sermaye değerini zarardan indirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.</p>
<p>Kabule göre de; davacının maddi zararlarının S.G.K&#8217;ca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılandığından ve bu durumun önceden davacı tarafından bilinmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.</p>
<p>Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.</p>
<p>O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.</p>
<p><strong>SONUÇ : </strong>Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.10.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.</p>
<p>&nbsp;<br />
<h3>Google&#8217;da nasıl arandı?:</h3>
<p>ölümlü iş kazasında tazminat,iş kazası,iş kazaları ile ilgili yargıtay kararları,kaza tazminatı,iş kazası tazminat miktarı 2011,iş kazası ile ilgili yargıtay kararları,iş kazası manevi tazminat yargıtay kararları,iş kazası tazminat miktarı,iş kazası ile ilgili içtihatlar,iş kazası nedeniyle tazminat davası miktarı 2011,iş kazasında maddi tazminatın kapsamı,iş kazalarında temize giden yargıtay kararı,maluliyet peşin sermaye değeri,iş kazası tazminatında net asgari ücret,iş kazasında yargıtay kararları,iş kazası sonuçları,iş kazasında maddi tazminat kapsamı,ukash çal,sgk maluliyet tazminatı 2011,2011 yılı i̇ş kazası tazminatlarıı,capital 2011 ücret araştırması,iş kazasından dolayı malüliyet,iş kazazı ileilgili yargı kararları,vekalet ücreti maddi tazminat,usta iş kazası,işkazası peşın sermaye,işkazası ücret,yargıtay temyizde duruşmalı dava görülürmü,yargıtay ücret araştırması,yargıtay vekalet ücreti 2011 ne</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sertels.av.tr/avukat/hukuk/is-hukuku/is-kazasi-sonucu-maluliyet-tazminat-yargitay.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

