Bankanın Tek Kullanımlık Şifre Sorumluluğu – 11 HD 2015

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
2015/9183 E.,  2015/12410 K., 23.11.2015

Taraflar arasında görülen davada …… 3. Asliye HukukMahkemesi’nce verilen 03/02/2015 tarih ve 2012/230-2015/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 04.10.2010 tarihinde müvekkilinin internet bankacılığında kullandığı telefonunun servis yok uyarısı verip kullanılamaz hale geldiğini, davalı bankadaki hesabından 18.080 TL’nin bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla çekildiğinin öğrenildiğini ileri sürerek 18.080 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, gerekli güvenlik önlemlerini almış olan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, şifrelerin banka sisteminden ele geçirilemeyeceğini, şifreleri koruyamayan davacının ve sim kartını sahte belgelere istinaden 3. kişilere veren GSM şirketinin kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tek kullanımlık şifre üreten cihazların daha güvenli olması gerektiği, hafif kusurundan dahi sorumlu olan bankanın mevduatı koruma konusundaki özen borcunu yerine getiremediği, kendisine yatırılan paraları mudilerine istendiğinde veya belli bir vadede aynı veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğu, ihmal ve kusuru ile uyuşmazlık konusu zararın oluşmasına katkısının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.080 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı, dava dilekçesinde 18.080 TL’nin hesaptan çekilme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece hükmolunan alacağın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Davacı, 20.04.2012 tarihinde davalı bankaya ihtar göndererek hesabından çekilen paranın tahsilini istemiş olup, bu durumda, anılan ihtarın davalıya tebliğ tarihinin tespiti ile temerrüt tarihinin belirlenmesi, temerrüt tarihine kadar ticari faizi aşmayacak şekilde dava konusu mevduat hesabına uygulanan akdi faiz, temerrüt tarihinden itibaren ise avans faizine hükmolunması gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmolunması doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 926,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Bankanın Kart Şifresinden Sorumluluğu – 19 HD 2015

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2015/2014 E.  ,  2015/15391 K., 24.11.2015 Davacı vekili, çantasından cüzdanının çalındığını fark eden müvekkilinin davalı bankayı arayarak...

Kapat