Anahtar Kelimeler: kredi kartı, çalıntı, çalmak, birden fazla işlem, çok fazla işlem, bankanın sorumluluğu, menfi tespit, tazminat, birlikte kusur, müterafik kusur, şifre

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
2013/21001 E., 2014/237 K., 13.01.2014

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Davacılar, davalı banka ile yapılan sözleşme kapsamında kendilerine kredi kartı verildiğini, yurtdışında bulundukları sırada davalı banka tarafından verilen kredi kartlarının çalınması sonucu bu kartlarla nakit avans çekimi yapıldığını, bu kredi kartı ile yapılan nakit para kullanımından dolayı davalı bankanın sorumlu olduğunu iddia ederek; davalıya ödenen 11.954 TL için borçlu olmadıklarının tespiti ile ödenen bu miktarın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, davacı taraflarca kredi kartının çalındığına dair bildirim üzerine kartın işleme kapatıldığını,dava konusu nakit avans çekim işlemlerinin bu bildirim öncesi gerçekleştiğini ve işlemlerin limit dahilinde gerçekleştiğini, ayrıca dava konusu işlemlerin tümünün şifreli gerçekleştiğini, davacının şifreyi muhafaza etmemekle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile,11.954 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davacılara ait kredi kartlarının üçüncü kişiler tarafından çalınarak kullanılması nedeniyle banka aleyhine menfi tespit ve istirdat talebi olup, davacılar, kredi kartı ile yapılan nakit avans çekimine ilişkin gerekli önlemleri almayan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürmüş, davalı ise, kredi kartı ve şifresinin saklanması ve korunmasında gerekli özenin gösterilmediğini belirterek, davacı tarafların kusuru olduğunu savunmuştur.

Davacılara ait kredi kartlarının 01.05.2011 tarihinde dava dışı kişiler tarafından çalınması sonrasında aynı gün bankamatik üzerinden 12.45-13.11 saatleri arasındaki 26 dakikalık sürede 11 ayrı işlemle toplam 4.940 Euro’luk nakit çekim işlemi yapıldığı banka kayıtlarından anlaşılmaktadır. Kart sahibi olan davacı gerek davalı banka ile imzaladığı sözleşme ve gerekse, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 12. maddesi hükmü gereğince, kendisine tevdi edilen kartı ve şifre bilgilerini özenle ve güvenli bir şekilde korumak zorundadır. Kartının çalındığını ileri süren davacı tarafların kredi kartının ve şifresinin kötüniyetli kişilerin eline geçmesine sebebiyet verdiği dikkate alındığında,davacıların olayda kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Ne var ki, davacıya ait kredi kartıyla aynı gün, yurtdışında bankamatik üzerinden olağan akışa uygun olmayan şekilde peş peşe 11 ayrı işleme konu nakit avans çekimi yapıldığı halde davalı bankanın durumu farkederek bu işlemlere ilişkin davacının teyidini almadan işlem yapılmasına izin vermesi ve bu hususta davacıyı bilgilendirmemesi nedeniyle davalı bankanın da olayda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Nitekim mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda tarafların müterafik kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece tarafların müterafik kusurlu olduğu gözetilerek,tespit edilecek kusur durumuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde delillerin takdirinde hatalı değerlendirmeye dayalı olarak hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma sebebine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bent gereğince bozma sebebine göre davalının sair itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.01.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Önceki yazıyı okuyun:
YİDK Kararı Sonrası Gelişmeler – 11 HD 2015/12

Karardaki anahtar kalimeler: kötüniyet, marka, tescil, eski ortak, benzer marka, YİDK kararı sonrası, YİDK karar incelemesi, hükümsüzlük, iptal Yargıtay 11....

Kapat