altivi.com olayı ve sorulara cevaplar

Son Güncelleme 02.05.2011

Geçtiğimiz hafta “altivi.com” hakkında bir soruşturma başlatıldı, soruşturma hakkında konuşmak doğru olmadığı için haber değeri taşıyan ve birçok okurumuzun sorusunun konusunu oluşturan bu hadiseye ayrıntılara girmeden değerlendireceğiz.

Konunun iki boyutu var bir tanesi dolandırıcılık şüphesi diğeri ise bir şekilde bu ihaleyi kazanmış vatandaşların ürünlerini alamamasıdır.

Dolandırıcılık şüphesini değerlendirirsek;
Sistem şu şekilde çalışıyor: Bir kişinin ihaleyi kazanabilmesi için tavan rakama göre en yüksek benzersiz teklifi vermesi gerekiyor, şayet iki kişi aynı teklifi vermiş ise daha düşük olan benzersiz rakama ihale bırakılıyor. Bu noktada bu tekliflerin sistem yöneticileri tarafından görüldüğü ve en yüksek teklifi de düşük teklifi de şirkete yakın şahıslara verdirdikleri iddiası ortaya çıkıyor.

Sitede bulunan satış sözleşmesi ve gizlilik ilkesi okunduğunda böyle bir şeyin olması demek ihalenin iptal edilmesine neden olacak bir sonuçtur. O halde tüm ihalelerin iptali gibi bir sonuç karşımıza çıkıyor. Bu tespitten sonra da zaten olayın kapalı zarf usulü teklif verilmesi şeklinde bir ihale olarak değerlendirmenin imkanı da kalmıyor.

Ayrıca mevcut olay hukuksal anlamda bir ihale de değildir, olaydaki teklifler artırma usulü ile olmalıdır, eksiltme değil. Bu durum bizim anladığımız anlamda ihale sistemine aykırıdır.
Bu noktada akıllara bu bir kumar mıdır sorusu geliyor. Kumar olarak değerlendirilebilir, çünkü en yüksek teklif vermek yeterli değil, en yüksek benzersiz teklifi vermek gerekiyor. Somut olayda iddia edildiği gibi bir de bu benzersiz teklife hile karıştırılınca kazanmanız zaten mümkün de olmuyor.

Bu durumda aklımıza ihaleyi bir şekilde kazanan tüketiciler geliyor;
Evet bu kişiler tüketicidirler ve zaten Altivi.com’un sözleşmede kabul ettiği gibi her türlü tüketici hakkından faydalanabilirler.

Soruşturmada, site yöneticilerinin teklifleri görüp göremediği, şayet görüyorlarsa bunu haksız kazanç sağlamak için kullanıp kullanmadıkları araştırılacaktır.
Dolandırıcılık ihtimali üzerinde durulması halinde işlemlerin bilişim suçu olarak değerlendirilmeyeceği kanaatindeyim. Web sitesi üzerinden bu şekilde bir eylemin gerçekleştirilmesi bilişim sistemlerinin kullanılarak nitelikli dolandırıcılık olarak değerlendirilme ihtimali daha yüksektir.

Ayrıca sitedeki sistemin kumar olup olmadığı da Milli Piyango İdaresi tarafından da incelemeye alınacaktır, bunun sonucunda sistemin kumar olduğu tespit edilirse Maliye Bakanlığı nın sanal kumarla ilgili 14 Mart 2006da yürürlüğe giren bir yönetmeliği gereğince siteye erişim de engellenecektir. Zaten bu yasaklama nedeniyle de bizim hukukumuzda şans oyunları konusunda internet ortamına özgü bir düzenleme de mevcut değildir.

Görüldüğü gibi bilişim sistemleri geliştikçe yeni uygulamalar karşımıza çıkmaktadır. Fakat bilinmelidir ki sanal ortamda işlenen suçlarla ilgili hukukumuzda bir açık bulunmamaktadır.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Fikri Mülkiyet ve Tedbir

Bu hafta sizlere genel olarak ihtiyati tedbir nedir onu aktaracağım. Marka Hukuku, Patent Hukuku, Tasarım Hukuku açısından bu konuyu değerlendireceğiz.

Kapat