Bilişim Suçları

2011-05-02T17:36:15+00:00 16/09/2007|Categories: Bilişim Hukuku|

Son Güncelleme 02.05.2011

Değerli okurlarımız sizlerle geçen hafta basit internet suçlarını işlemiştik bu yazımızda ise konuyu biraz daha ileri götürüp bilişim sistemlerinin işleyişinin engellenmesi, bozulması verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesi suçunu inceleyeceğiz. Yani bu hafta konumuz hiç de masum değil.

Bu suç TCK’nın 244. maddesinin 4. fıkrasında “bilişim sistemi aracılığıyla hukuka aykırı yarar sağlama suçu” aynı maddenin 1. ve 2. fıkralarına atıf yapılarak düzenlenmiştir. Bu suçu herkes işleyebilir bu nedenle suçlu için özel bir şart aranmaz.

Bu suç açısından tartışılan en önemli konulardan birisi de mağdurun kim olduğudur. Bazı hukukçular bu suçun mağdurunun bilişim sistemleri sahiplerinin olabileceğini savunmaktadır Kanaatimizce bu suçun mağdurunu sınırlamak doğru değildir. Zarara uğrayan verilerin maliki ile bu verilerin bulunduğu bilişim sisteminin maliki farklı kişiler olabilir. Bununla birlikte zarara uğramak için bu verilerin maliki olmak dahi gerekmeyebilir. Örnek olarak; maliki olmadığı bir sunucuda hizmet veren yüksek ziyaretçi sayısına sahip bir haber sitesinde “asrın buluşu şeklinde” bir ilaçla ilgili çıkan haberi, bir süre sonra tamamen kötüleyen şekilde değiştirilmesi sonucu ilaç firması sağlık sektöründe itibar kaybedecektir. Sunucunun ve değiştirilen veriler, ilaç firmasına ait olmadığı halde failin bu fiillinden zarar görmüştür.

Bilişim sistemi aracılığıyla hukuka aykırı yarar sağlama suçunun gerçekleşmesi için failin, fiilleri sonucu maddi veya manevi bir haksız çıkar etmesi gerekmektedir.

Konu üzerinde düşünüldüğünde aslında bu suç tipini oluşturan fiiller işlendiğinde zararın meydana gelmemesi zaten mümkün değildir. Fail 1. ve 2. fıkradan farklı olarak zarar vermek kastıyla hareket etmiyor, işlediği bu fiillerin neticesinde hukuka aykırı yarar sağlamak kastıyla hareket ediyor. Sonuç olarak aranması gereken hukuka aykırı olarak her bir yarar elde edilip edilmediğidir, zararın var olmasının önemi yoktur.

Madde metninde “kişinin kendisi veya başkasının yararına” ifadesine yer verilmek suretiyle, failin bu hukuka aykırı yararı kendisi için sağlaması veya üçüncü bir kişi için sağlaması açısından öneminin olmadığı ortaya konulmuştur. Genelde bilişim sistemlerine giren uzman bilgisayar kullanıcılarının bu işleri üçüncü kişiler için yaptığı düşünüldüğünde bu ifadenin yerinde olduğunu söyleyebiliriz.

Bir başka kişiye ait bilgisayara izinsiz olarak genellikle internet ağı üzerinden girilmektedir. Bunun için günümüzde uzman olmaya da gerek yok çünkü bunun için hazırlanmış programlar aracılığıyla basit bir şekilde uzaktaki bilgisayarlara girilebilmektedir. Bu genelde merak amaçl veya denemek için yapılmaktadır fakat bu eylem girilen bilgisayarın işleyişini bozarsa veya verileri silinirse o zaman bu madde kapsamında değerlendirilir.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Web site sahipleri dikkat

Bilişim hukuku konusunda hem ceza hukuku açısından hem de özel hukuk açısından son üç sene içerisinde önemli düzenlemeler yapıldı, düzenlemelerin...

Kapat