Elektronik haberleşme hayatımıza o kadar girdi ki artık yazışmalarımızın birçoğunu elektronik posta ile yapmaktayız. Ticari şirketler ve hatta kamu kuruluşları e-posta ile yapılan başvuruları kabul etmektedir.

Günlük hayatımıza bu kadar yerleşen bu sistemle ilgili hukuksal sorunlar da peşi sıra gelmiştir. Önceki yazılarda sizler MSN gibi anlık mesajlaşma ile işlenen suçları incelemiştik, bu yazımızda ise e-posta ile gelen hakaret ve sövme içeren yazıların hukuksal bir yaptırımının olup olmadığını sizlere aktaracağım.

Fenerbahçe – Beşiktaş arasındaki oynana maça alınmayan Beşiktaşlı bir taraftar bu konuya çok öfkelenmiş ve İstanbul Valisi Muammer Güler’e evinden yazdığı e-posta ile tepki göstermişti, bunun üzerine yazının içeriğinin hakaret dolu sözler olduğundan bahisle hakkında soruşturma açıldı ve bu Beşiktaş taraftarı göz altına alındı.

Son zamanlarda her ne kadar basına yansımasa da tehdit ve hakaret içeren e-posta alan vatandaşlar savcılıklara şikayet dilekçesi vermekte ve sonucu beklemektedirler. Buradaki en önemli delil gönderilen elektronik posta metnidir. Bu sebeple gelen e-posta için Sulh Hukuk mahkemesinde tespit yaptırmak elinizi güçlendirecektir. Bundan sonrası ise Cumhuriyet Savcılığı’na bir şikâyet dilekçesi ile konuyu aktarmanızdır.

Şikâyette bulunmadan önce şüphelendiğiniz kişileri düşünmeli ve ona göre hareket etmek gerekir yoksa zaten şahsın tespiti oldukça zor olduğundan bulduğunuz kişiyi hiç tanımıyorsanız konu tamamen karışacaktır.
Savcılık elektronik postanın geldiği bilgisayar IP numarasının tespiti için servis sağlayıcılarına yazı yazıp, kullanıcısını soracaktır. Şayet IP numarası yurt içerisindeyse bu kullanıcının tespiti yapılacaktır. Eğer IP numarası toplu internet kullanılan bir yerse zaten şahsın tespiti mümkün olmayacaktır. Veya kişi yurt içindedir ama yurt dışında bulunan bir Proxy server vasıtası ile gerçek IP numarasını gizlemiş olabilir. Böyle durumlarda Savcılık takipsizlik kararı verecektir. Bununla birlikte kişinin tespit edilmesi halinde şayet suç işlediği konusunda şüphe de kalmazsa en azından adli para cezası alacağı kesindir.

Tasarı halindeki Bilişim ağı Hizmetlerinin Düzenlenmesi Hakkındaki kanunun 26. maddesi tehdit, şantaj, hakaret, veya iftira suçlarının bilişim ortamında alenen işlenmesi hâlinde, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre verilecek cezanın yarı oranda artırılacağı hükme bağlanmaktadır. Bu da gösteriyor ki öfkeye kapılıp bilgisayarın başına geçerek eğer birilerine hakaret, tehdit yazıları göndermek isterseniz bir kez daha düşünmeniz gerekecek.

2011-05-02T17:36:15+00:00 30/11/2007|Categories: Bilişim Hukuku|Tags: , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
Web site sahipleri, dikkat kanun var

Geçen yazımda sizlerle birlikte İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Hakkındaki kanunu incelemiştik ve web site sahiplerini daha dikkatli olmaları konusunda...

Kapat