Sizlerle internet hukuku alanındaki yolculuğumuza devam ediyoruz ve sanal âlemin hukuksal sorunlarına değiniyoruz. Bu yazımızda her ticaretle uğraşan kişinin bir gün mutlaka içine girecek olduğu elektronik ticaret konusunu inceleyeceğiz. Eğer okurlarımızın arasında sanal âlemden para kazanmayı düşünenler varsa yazımı sonuna kadar okumalarını tavsiye ediyorum.

Ülkemizde henüz tam anlamıyla elektronik ticaret konusunu düzenleyen kanunlar çıkmış değil bu nedenle çıkan sorunlar hukukumuzun genel hükümlerine göre çözülmektedir. E-ticaret kapsamındaki en yoğun ilişki mal satımıdır. Burada Borçlar Kanunu’nun satış sözleşmesini düzenleyen 182 ve devamındaki maddeleri ile uygulama alanı bulabilecektir. Sözleşme İnternet araçları kullanılarak bir üyelik sözleşmesi tarzında yapılsa bile, satıcının borcunu ifası, klâsik usuller uyarınca, malın fizikî teslimi şeklinde olacaktır. Alıcının borcunun ifası ise, çoğunlukla kredi kartı veya banka havalesi yolu ile yapıldığından, tam bir fizikî ifadan söz edilemeyebilir. Fakat biliyoruz ki birçok ödeme artık internet bankacılığı ile yapılmaktadır.

Bu ticarete örnek olarak bilgisayar programları satışları örnek verilebilir, müşteri parayı havale eder ve satıcı da ona programı “download” etme imkanı tanır. İnternet üzerinden bilgi ve hizmet satışları da satılmaktadır mesela uçak biletlerinin rezervasyonu gibi. Veya sanal alış-veriş sitelerinden alınan mallar, takas sitelerinden yapılan alış-verişler hepsi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Önceki yazımın konusunu da oluşturduğu gibi sanal alemdeki en önemli sorun güvenlik problemleridir. Karşılıklı hazır olmayan taraflar arasında iletilen bilginin gizliliği, bütünlüğü ve tarafların kimliklerinin doğruluğu garanti edilebilmelidir. Bunun da çözümü elektronik imza konusundan geçmektedir. Şu an kanunlaşan bir elektronik imza yasamız vardır ilerleyen yazılarımda bu konuya değineceğim.

Bir sözleşmenin kurulması için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamasında bulunması gerekir. İlk olarak açıklanan iradeye “icap” adı verilir. İcabı takiben, diğer tarafın buna cevap vermesi ve kendisinin sözleşmeyi yapma yönündeki iradesini belirtmesi zorunludur. İcabı takip eden bu irade beyanına ise “kabul” adı verilir. Bu ilişki sözleşmenin geçerliliği açısından önemlidir bunu sanal ortama uyarlarsak; genellikle taraflardan birinin, ki bu taraf genellikle satıcı ya da hizmet sunan konumundaki taraftır, kendisine ait Web sitesinin bulunması durumunda satıcı veya hizmet sunana kendisine, sattığı mal ya da hizmete ve sözleşme yapma koşullarına ilişkin bilgileri Web sayfasında, sözleşme yapmak isteyebilecek diğer tarafa , sunar.

Web site sahibi sitesine bir üyelik sözleşmesi koyar bu icaba davettir, alıcı ise bu web sitesinden bir şey almak isterse bu davete icap eder yani üyelik sözleşmesini doldurup, onaylar. Daha sonra siteden dilediği malı alır ve hesap işlemini tamamlar, ödemesini yapar. Bu işlemler site sahibine gider ve onun da onaylaması ile sözleşme kurulmuş olur. Ve site sahibi malı gönderir.

2011-05-02T17:36:15+00:00 08/10/2007|Categories: Bilişim Hukuku|Tags: |
Önceki yazıyı okuyun:
ATMler ve bilişim suçu

ATM’ler ve bilişim suçu Değerli okurlarımız birkaç haftadır sizlerle Bilişim Hukuku ile ilgili konulara değiniyoruz. Bilgisayarlar artık hayatımızın her noktasına...

Kapat