Geçtiğimiz yazılarımızda artık herkesin daha şeffaf olması gerektiğini çünkü Google bir arama motoru olmaktan çıkıp bir itibar yönetme sistemi haline geldiğini tespit etmiştik. Geçtiğimiz aylardaki gelişmeler bu tespitimizin ne kadar yerinde olduğunu gösterdi.

Bir süredir online itibar yönetim şirketleri kurulmaya başladı. Bazıları bütün internette adınızı veya markanızı arayarak anlık bütün gelişmeleri analiz edip raporlarken bazıları ise sadece kişinin adını veya bir şirketin ticari itibarını olumsuz etkileyen içeriklerin kaldırılmasına odaklandı.

Kişiler internetin anonimliğinden faydalanarak kişi veya kurumlar hakkında olumsuz içerik üretmeye başladılar. Bir servis sağlayıcının başarısızlığı, beyaz eşya üreticinin yetersizliği gibi. Biz bunlara şikayetvar.com’dan alışmıştık ki benzer tartışmalar o dönemde de yapılmıştı. Ama artık herkesin kendi sitesi var ve bunları arayıp bulan arama motorları var.
İş bu noktada bir tarafta özgürlük bir tarafta para var.

Kişisel bloglardan ziyade aynı sorunu kurumsal haber sitelerinde de yaşayabiliyoruz.
Örneğin bir şahıs yıllar önce bir cinayete karışıyor ve bu haber oluyor.
Şahıs cezasını çekip, iş aramaya başladığında hakkındaki haber halen internette duruyor.
Arşiv sebebiyle Google bugünü veya 10 yıl öncesini ayırmıyor.
Ve bu şahsın adı arandığında cezasını çoktan çektiği haber karşısına çıkıyor.
Bu noktada da bir tarafta basın hakları bir tarafta kişilik hakları var.

Her somut olayın özelliklerine göre bu denge değerlendirilmelidir.
Elbette bir konu mahkemeye intikal ettiğinde sonuç çıkacaktır ama mahkemelerden önce internetin hızına yakışır şekilde taraflar uzlaşmaya yoluna gitmelidir.
Sitelere haber eklemek için servis kurulduğu gibi gelen talepleri de incelemek için bir sistem kurulmalıdır.

Muhatap bulduktan sonra çok da sorun yaşanmadığı bir gerçek çünkü mevcut duruma göre haklıysanız karşı taraf gereğini yapmaktadır.
Asıl mesele çoğu web site iletişim bilgilerini web sitesine yazmamaktadır. Hatta çoğu form mail dahi koymamakta form mail olsa da bunlar kontrol edilmemektedir. Whois kayıtları ise ya uydurma bilgilerden oluşmakta ya da gizlenmektedir.
İşte bu andan itibaren bütün internet tecrübesinin konuşturulması vakti gelmiştir. Bu zorluklar yukarıda bahsettiğimiz danışmanlık şirketlerinin kurulması sonucunu doğurmuştur.

Google’ın durumuna gelince bilindiği gibi arama motorları kendilerini başka bir kategoriye koyuyor ve “ben bir botum, örümceklerim gezer, dolaşır, mevcut siteleri getirir, ben içerik sağlamam, eğer birisi içeriğini silmişse bir süre sonra ben de silerim. Eğer bunu hızlandırmak isterseniz size bazı hizmetler verebilirim” demektedir. Bu nedenle siz ne kadar mahkeme kararı alırsanız alın zaten muhatabınız olmadığı için kararları da infaz ettirme sorunu ile de karşılaşırsınız.

Bu yeni konuyla ilgili yazılarımız devam edecek.

Önceki yazıyı okuyun:
Müzik Eseri – Komşu Haklar – Tazminat – K. 2004 – 11399

YARGITAY  11. HUKUK DAİRESİ  E. 2004/290 K. 2004/11399 T. 23.11.2004 ÖZET : 1- Böyle bir davayı açabilmek için davacının öncelikle...

Kapat