Gazeteler artık internetten okunuyor.
Birisine kredi verirken, işe alırken, kız verirken ya da meraktan işte adını Google “gerçek zamanlı” arıyoruz.

Peki hatalı,yalan haberlerde ne olacak?
Google her şeyi anlık arşivlerken, herkes içerik kopyalarken
Cevap ve Düzeltme Hakkı mı kurtaracak itibarımızı?

Gazeteler internete girmeden önce bir gazete basılır, aynı gün dağıtıma girer ve gazetenin içeriği o gün tüketilirdi. Umuma açık olan o yazı, akşam arşive girer, insanların belleklerinden de yarattığı etkiyle doğru orantılı olarak birkaç gün içerisinde yok olur giderdi. Artık o gazeteye ulaşmak özel durumlar dışında imkansızdı.

Günümüzde ise 10 yıl öncesine ait bir yazı, bize bir tuş kadar yakındır. Eskiden tekzip yayınlanmakla ortadan kalkan sorumluluk, bugün o yazı internette kaldığı sürece devam etmektedir çünkü o yazı internette her an yeniden basılmaktadır. İşte bu nedenle internet ortamındaki olumsuzlukları da ortadan kaldırmak bir yükümlülük haline gelmiştir.

Bununla birlikte tekzip de sorunları çözmemektedir zira 10 yıl önce olmuş olan bir olayı artık kim hatırlamak ister ve o olayla anılmak ister? Artık olay güncelliğini kaybetmiştir. O olaya karışan şirket batmıştır veya bir holdinge dönüşmüştür.

Bu uyuşmazlığın teknik çözüm yolları da elbette vardır.
Aklımıza ilk gelen çözümler yolları şöyle olabilir.

  • Sayfanın ilk hali olduğu gibi arşivde saklanmak isteniyorsa bunun için ayrı bir arşiv yapılıp, umuma kapatılabilir.
  • Umuma açık kalması isteniyorsa en azından arama motorlarının Botlarını engellemek için ana dizine eklenecek bir satır kodla bu tür sayfaların arşivlenmesi engellenebilir.
  • Tekzip yazısı, normal basımda ilk haline eklenmesi mümkün değilse de sanal ortamda bir zaman etiketiyle eski yazıya da eklenebilir.
  • Bir yazının tamamen çıkması ilke olarak “son çare” ise; en azından şahıs isimleri geçen yerlere şahsın isminin baş harfleri yazılabilir, ki talep halinde 10 yılı aşan durumlarda bu yerine getirilmelidir.

Bugün CV’mizi Google tutuyor ama bu yanlış bilgiler bizimle sonsuza dek de gelmemelidir. Benzer durum bu yazıyı okuyan herkesin başına gelecektir.

Yazılımcıların daha yaratıcı otomatik çözümler bulacağından da kuşku duymuyoruz.

Hukuksal çözüm elbette var.

Konu bir avukata intikal edince:
Anayasa madde 32’de cevap ve düzeltme hakkından alır, madde 20-22’deki kişisel hak ve özgürlüklerden özel hayatın gizliliğine kadar geliriz.
Sonra Marka hukukundan başlarız FSEK’ten çıkar, haksız rekabete kadar soluksuz varırız.
Konu kişisel bilgileri içeriyorsa resimler varsa Medeni Kanun 25’i ekleriz.
Bir de üzerine maddi ve manevi tazminattan dem vururuz.
Kısacası somut duruma göre hukukun verdiği bütün imkanları kullanırız.
Bulursa bunları yapar demeyin, internette 10 yılını vermiş bir bilişim avukatı sizi havada karada bulacaktır.

Fakat amacımız özgür internet, bunlara gerek yok değil mi?

İşimize geldiği zaman bilişim hukukunun işimize geldiği zaman basın hukukunun maddelerini gerekçe yapmadan,
Ortak paydamız internetin hızına yakışır, anlık çözümler bulanabileceğinden ve anlaşarak uyuşmazlıkların aşılacağından şüphe etmiyoruz.

Önceki yazıyı okuyun:
ESER NİTELİĞİNİN TESPİTİ 2004-12672 K.

11. Hukuk Dairesi 2004/2772 E., 2004/12672 K. "ÖZET" DAVA KONUSU, HARİTANIN, YASANIN KORUNMASINDAN YARARLANACAK BİR ESER NİTELİĞİNDE OLUP OLMADIĞI 5846...

Kapat