Paylaşım programlarında fail

2011-05-02T17:36:15+00:00 02/11/2007|Categories: Bilişim Hukuku|Tags: , , , , |

Son Güncelleme 02.05.2011

Yeni bilişim kanunlarımız yasalaşmak üzere fakat tasarıları incelediğimiz halen günlük hayatta sıkça karşılaştığımız sorunlara değinilmediğini görmekteyiz. Esasında kanun koyucu sorunları tespit etme gayretine girmiş, suç tiplerini belirlemiş ve mağdurların mahkeme yoluna gitmesinin önünü açmıştır. Fakat iş pratiğe dönünce henüz failin nasıl bulunacağı ile ilgili yöntemler geliştirilmediği görülmektedir. Yani önümüzdeki günlerde binlerce bilişim hukuku soruşturmamız olacak ama çok azı karar noktasına gelebilecektir. Hatta çoğu fail tespit edilemediğinden mahkemelerin önüne dahi gelemeyecektir.

Bu genel durumu tespit ettik sonra gelelim bilgisayardan bilgisayara paylaşım programlarının ihlal ettiği haklara, fail ve mağdurlarının kim olduğuna ve engellemek için neler yapılabileceğine… Önceleri bu tür paylaşımlar internet üzerinde sabit sunucu olan ve kendisine “warez” sitesi diyen sitelerden yapılıyordu fakat bunlarla mücadele tespit edilmesi kolay olduğundan sonuç vermiş ve artık azalmıştır. Bu programlardan en yaygın kullanılanları “emule ve torrent” benzeri programlardır. Bu programlar her ne kadar teknik olarak farklı olsa da ayrıntıya girmiyoruz. Bu programlarla paylaşılan dosyalar kendi sunucularında tutmazlar, bu programı her kuran kişi aynı zamanda birer sunucudur. Bu dosyayı aynı programa sahip onlarca kişi bilgisayarına indirmekte ve hem indirirken hem de indirdikten sonra başka kişilerin dosyayı indirmesini sağlamaktadırlar. Böylece aslında çok yavaş olan yükleme hızı katlanarak artmaktadır. Bu programlarla vizyona yeni girmiş filmlerden tutun işletim sistemlerine kadar her türlü veriyi paylaşabilirsiniz.
Bu mağduriyet öyle noktaya gelmiştir ki; Apple’ın merakla beklenen Mac OS X işletim sisteminin yeni sürümü Leopard daha satışa sunulmadan torrent sitelerinde paylaşıma açılmıştır ve bununla ilgili Apple firmasının açtığı dava devam etmektedir.

Peki suçu işleyen kimdir? İlk akla gelen böyle bir paylaşıma olanak sağlayan programları üreten firmalardır, fakat unutmayalım ki bu üretici firmalar çok fazladır. Ve bu programların üretilme amacı kullanıcıların birbirleriyle dosya paylaşmasını kolaylaştırmaktır. Yinede bu yönde bir filtreleme uygulayabilirler.

İkinci akla gelen ise bu paylaşımı yapan kullanıcılardır. Fakat bunun için bu dosyayı paylaşan kişilerin kimliklerinin tespiti gerecektir. Bunun için ise ön önemli yöntem ip numarasını o an kullanan abonenin kim olduğunun erişim sağlayıcıdan sorulmasıdır. Fakat eğer bu paylaşım işlemini komşumuz bizim kablosuz modemimizden gerçekletirdiyse ne olacaktır? Veya bunu yapan kişi bir vekil sunucu (Proxy) kullandıysa ne olacaktır?

Bir anlık failin de şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiğini varsayalım ve neleri ihlal ettiğine göz atalım. Birincisi eğer paylaşılan dosya FSEK kapsamında korumaya değer bir ürün ise kişi yetkisiz çoğaltma, dağıtma ve kullanma eylemlerini gerçekleştirmiştir. Eğer format değiştirdiyse yeniden işleme yapmıştır. Eğer paylaşılan dosya örneğin bölücü faaliyetleri özendiriyorsa, çocuk pornografisi içeriyorsa, intihara yöneltiyorsa ayrıca bunlardan yargılanacaklardır.

Bizim tavsiyemiz bilgisayardan bilgisayara paylaşım programlarının izlenmesi konusunda erişim sağlayıcılara görev ve sorumluluklar verilmesidir.
Yinede bunların önüne geçmek mümkün değildir, her gün yeni yöntemler geliştirilmektedir, kanun tasarıları yasalaşana kadar yeni ihlal yöntemleri çıkmaktadır. Bu sebeple ayrıntılı bir kanun hazırlanılmasındansa genel hükümler içeren kanunlar hazırlanmalıdır.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
MSN hırsızlığı

Bu yazımızda sanal alemin olmaz olmazı MSN mesajlaşma programlarının şifrelerinin nasıl çalındığına ve bununla birlikte gelen hukuksal sorunlara değineceğiz.Aslında her...

Kapat