Reklam ve kişisel bilgiler… İnternet reklamlarının pastadan gittikçe daha büyük pay alması nedeniyle, bu iki kavram arasındaki dengeyi kurmak gün geçtikçe zorlaşıyor. Peki firmalar ne tür bilgilerin peşinde? Kişisel bilgilerimizin gizliliğinden ödün vermeden, bilgi avcılarından korunmak için neler yapmalıyız?

İnternet veri avcıları, bir kişi açtıkları bilgi kartına öncelikle isim, yer, cinsiyet, yaş gibi temel bilgileri girerler. Sonra devlete ait internet sitelerinde kayıtlarımıza bakarlar, sigorta şirketlerine açılan veri tabanından menkul ve gayrimenkul varlıklarımıza, sağlık durumumuza kadar bilgilerin peşine düşerler. Kişisel verilerin alıcıları olan reklamcılar da ne tür ürünler için para harcadığınızı, sigortalanacak nelerinizin olduğunu, bankalar için ne kadar iyi bir müşteri olduğunuzu bilmek istiyorlar. Bu bilgiler ne kadar çok olursa olsun, tek başına yeterli değil. Çünkü kişinin harcama alışkanlıkları, ilgi alanları, hangi reklama ilgi gösterdiği kısaca online davranışlarını da bilmek gerekiyor.

Bazen de bu bilgileri biz kendi rızamızla paylaşırız. üzerinden fotoğraflarımızı, ilişki durumuzu paylaşıp hem kendi hakkımızda bilgi veririz, hem de arkadaşlarımız neler yapıyor gözetleriz. FourSquare ile bazen kupon kapmak için, ama daha çok bulunduğumuz yer ile ilgili hava atmak için yer bilgimizi paylaşırız. Hatta bu bilgileri toplamak için tuzak kampanyalar düzenlerler. Örneğin klasik saadet zincirleri gibi, bu sistemlerde kişisel verilerinizden öte sistemde kazandığınız paraların aktarılabilmesi için banka hesap bilgilerinizi dahi kendi elinizle verirsiniz. Akaryakıt indirimden faydalanmak istiyorsanız, aracınızın plaka bilgilerini verirsiniz. Ama en önemlisi, saadet zincirinin ilk halkasını aileniz oluşturacağı için, bütün ailenizin bilgisini vatandaşlık numarasıyla birlikte bir daha silinmemek üzere kendi ellerinizle sisteme verirsiniz.

Kişisel bilgilerimizin izlenmesi konusunda henüz kurallar net değil. Fakat her şeyin kişiselleşmeye doğru gittiği dünyamızda, reklamcılar da doğrudan pazarlamaya yönelmiş durumdalar. İşte bu durum kişisel veriler üzerinden yapılan ticareti gündeme getiriyor. kişisel verilerin kullanımı ile ilgili sözleşmelerini güncelledi, arama sonuçlarını izleme hususunda yeni kurallar belirledi ve tarayıcısı Chrome için uygulama başladı. Firefox’u üreten Mozilla firması ise kişisel bilgileri korumaya yönelik, otomatik çıkma (automatic opt-out) uygulamasının beta versiyonunu uygulamaya koydu.

Bir kısmı doğrudan pazarlamaya ayrılmış olan Elektronik Ticaret Kanunu ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunlarının yasalaşması ile ülkemizde de konu yasal alanda tartışmaya açılacak. Şu an bizim için çok anlam ifade etmeyen bu kavramların sitelerin kullanıcı sözleşmelerine girmesi ve ısrarcı spam mesajlarının artmasıyla hukukçular da bu meseleye giriş yapacak. Tamamen sizi ilgilendiren etkinliğe telefonla davet aldığınız gün, “bu adamlar benim bilgilerimi nereden buldu?” sorusuyla siz de kendinizi tartışmanın içinde bulacaksınız.

Öncelikle tuzak sistemlere girip kendi kendimize bilgilerimizi vermemek için dikkatli olmalıyız. Facebook, Twitter, FourSquare gibi mecralarda paylaştıklarımızın derlenip toplanıp ticari olarak kullanılacağını unutmamalıyız. Tarayıcılarımızdaki basit ayarlarla çerezleri kabul etmeyebiliriz, arama motorlarının geçmişimizi arşivleyen özelliklerini kapatabiliriz ve ayrıca tarayıcılarımıza izlemeyi önleyen eklentiler kurabiliriz. Elbette kişisel bilgi avcıları yeni yöntemler bulacaklardır, ama o zamana kadar bu tür basit yöntemlerle kişisel verilerimizi koruyabiliriz.

2016-11-05T22:49:50+00:00 24/03/2012|Categories: Bilişim Hukuku, Online İtibar|Tags: , , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
Anayasa Mahkemesi Kararı – FSEK EK 2. madde son fıkranın İptali

ANAYASA MAHKEMESİ KARARI Anayasa Mahkemesi Başkanlığından: Esas Sayısı    : 2010/73 Karar Sayısı : 2011/176 Karar Günü : 29.12.2011 İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk...

Kapat