İş dünyasında sosyal medya daha çok kullanılır hale geldi ve kaçınılmaz olarak sosyal medyadaki uyuşmazlıklar mahkemelere taşınmaya başlandı.

Norwich Apple Mağazası’nda çalışan Samuel Crisp, bir iş arkadaşının Facebook’ta yaptığı yorumları görmesi ve bunları mağaza müdürüne aktarması sonrasında işten çıkarılmıştı.

Crisp, yorumunda iPhone’unun bu hafta üçüncü kere zaman dilimini mahvederek onu sabahın üçünde uyandırdığını söylüyor ve küfrediyordu.

Dava mahkemeye taşındı ve Suffolk’daki oturumda yorumların “Apple’ın başarısı için hayati önem taşıyan imajını” zedelediği gerekçesiyle, işten çıkarmanın meşru olduğuna karar verildi.

Crisp bu kararla insan haklarının ihlal edildiğini, Facebook mesajlarının kişiye özel olması nedeniyle özel hayatının ihlal edildiğini ve bu mesajların ifade özgürlüğü olduğunu savunarak karara itiraz etti ancak İngiliz yetkililer Apple’ı haklı buldu.

Mahkeme kararında Apple tarafından işçilere imzalatılan sosyal medya politikalarına atıf yaptı. Mahkeme ayrıca Facebook mesajlarının gizli olmasıyla ilgili bir beklentinin yerinde olmadığını çünkü internetin ve Facebook’un doğası gereği bir kullanıcı tarafından paylaşılan bir mesajın kolaylıkla yayılabildiği ve bu ihtimalinde teknoloji sektöründe çalışan bir kişi tarafından bilinmesi gerektiği sonucuna varıldı. Mahkeme insan haklarının ihlal edildiği ile ilgili itiraza da 1998’de yeniden düzenlenen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi ile cevap verdi ve Apple’ın bu şekilde bir sınırlamaya hakkının olduğu belirtildi.

Bu olay hem şirketlerin hem de çalışanların internet ortamındaki paylaşımları daha ciddiye almalarının vaktinin geldiğinin göstergesidir. Şirket çalışanlarının sosyal medyadaki ifadeleri şirketin itibarına zarar verebilir, şirket ile ilgili gizli bilgiler sızabilir ve bunu yaparken işçi farkında olmayabilir. İhmali bir davranış sonucu şirket büyük maddi zararlara uğrayabilir.

Bu olayda Apple firmasını haklı yapan tüm çalışanlarına sosyal medyada şirket hakkında olumsuz açıklama yapılmasını yasaklayan bir sözleşme imzalatmış olmasıdır. Buna karşılık Google’ın şirketi yerden yere vuran mühendisi hakkında gösterdiği anlayış da bir şirket politikası olabiliyor.

Apple gibi online itibarına önem veren, eleştiriyi hazmedemeyen, şirket içerisinde çok fazla gizli bilginin olduğu işverenler, çalışanlarını sosyal medya konusunda önce eğitmelidir. Tereddütte yer vermemek için iş sözleşmelerine yavaş yavaş sosyal medya maddelerinin eklenmesinde fayda var.

Bizim için konuyu kısaca değerlendirirsek işyerinde düzenlemeler, ürünlerle ilgili duyurular işverenin yönetim alanındadır. Bu nedenle, ürünlerde indirime gidileceği, veya zam yapılacağı, prim verilmediği, yeni ekipmanların alındığı, ihaleye girileceği, işçi alımı yapılacağı gibi insanın içinden çevresini haberdar etmek için tetikleyen konularda sosyal medyada işçilerin beyanda bulunması işverenin yönetim hakkının ihali anlamına gelebilecektir.

Bu nedenle haklı iken haksız duruma düşmemek için işçilerin haklarını kanunun yol gösterdiği şekilde ilgili makamlarda araması yerinde olacaktır.

2012-02-15T22:20:48+00:00 15/01/2012|Categories: Bilişim Hukuku|Tags: , , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
İMAR BANKASI ALACAKLILARINI BEKLİYOR

(Bu yazı ilgili dönemde bilgilendirme için yazılmıştır, şu ofisimizde konu ile ilgili avukat bulunmamaktadır) 22 Nisan 1928 tarihinde 1.000.000 Türk...

Kapat