Bir web site geliştiricisi uzman okurumuz şu an hiç yapılmamış bir web site projesi düşündüğünü bu hususta büyük firmalara yazılar yazdığını fakat projenin Türkiye’den çıkmasını istediğini bununla birlikte nasıl bu fikrime hukuksal koruma sağlarım diye sormuş.
Hukuk insanlık gelişiminin ardından gelmektedir ve vatandaşların gereksinimlerine göre yeni kanunlar çıkartılmaktadır. İnternet konusu yeni olduğu gibi web siteler de hayatımıza yeni girmiştir ve bu sebeple bu konuda direkt koruma sağlayan kanunumuz henüz mevcut değildir, fakat korumasız da kalacak değildir.


Yazılımlar, internet sitelerine göre daha eski olduğu için ilk önce bu konuda düzenleme yapılmıştır ve yazılımların “eser” olarak kabul edilmesi, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan 7 Haziran 1995 tarihli değişiklikle mümkün olabilmiş, ancak yasaya yapılan eklemeler çağdaş örneklerinin sağladığı kadar geniş bir hukuksal koruma alanı yaratamamış, sürekli yamanarak günümüze kadar gelmiştir. Yasanın 2. maddesi “Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları,” olarak tanımlamış ve özetlemiştir. İlk anlaşılan yalnızca bilgisayar aracılığı ile yapılan software ürünleri bu korumadan yararlanacak, ancak web tasarımları kapsam dışında tutulacaktır. Bazı hukukçular tarafından, maddede adı geçen “herhangi bir dil” kavramının aynı zamanda bilgisayar dili olarak ta kabul edilebileceği, ve web sitesi tasarımları bilgisayar dili kullanılarak hazırlandığından, site tasarımlarının da kanunun himayesi altında bulunduğu şeklinde yorumlar yapılmaktadır. Ancak yasa gerekçesinden anlaşılan kastedilen dil, yazı dilidir. Fakat unutmamak lazım ki web siteleri sadece bilgisayar kodları ile hazırlanmamakta bunu otomatik yapan programlardan da yararlanılmakta bununla birlikte web site kodları tam anlamıyla bir yazılım hazırlama programa dili de değildir.

Bu durumda eğer web sitesi dinamik olarak hazırlanmış ise ve arka planda web site sahibinin yazdığı kodları çalıştırıyor ve ziyaretçiye bilgiler veriyorsa bunun bu şekilde korunması sağlanabilir. Fakat statik olarak hazırlanmış sitelerin salt görünümünü korumak mümkün olmayacaktır.
Patent alınabilirlik açısından konuya bakarsak yazılımlar için teknik katkı sağlama şartı bulunmaktadır. Fakat bu teknik katkı şartı geniş tutulmuştur, istemlerin doğru yazılması halinde problem çıkmayacaktır. Telif hakları ile bilgisayar yazılımınız bir “eser” olarak görülüyorken, patent ile yazılımınız bir buluş kapsamında değerlendiriliyor. Patentin sağladığı koruma telif haklarına göre daha güvenli bir koruma sağlayacaktır.

Netice olarak bir bütün olarak ise web sitesi onu oluşturan unsurlardan oluşan bir derleme eserdir. Bunlar metin, resim, ses gibi çeşitli unsurlardır. Kısacası bir web sitesi, oluşturulduğu programlama dilinden, içinde yer alan öğelere kadar bir bütün olarak eser niteliğindedir. Fakat mahkemelerde uyuşmazlığa konu olduğunda henüz ne şekilde korunabileceği belli değildir. Yakın zamanda mutlaka bir düzenlemenin gerektiği de kaçınılmaz bir gerçektir.

Okurumuzun sorusundan anlaşılan henüz ortada yapılmış bir web sitesi mevcut değil fakat sitenin konusunu korumak istemektedir. Maalesef fikri mülkiyet kapsamında böyle bir koruma imkanı henüz bulunmamaktadır.

Önceki yazıyı okuyun:
Patentin hükümsüzlüğü ve gasp

Patentin hükümsüzlüğü, mahkeme kararıyla patentin sicilden silinmesi demektir. Konu 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 129-132 maddelerinde...

Kapat