Alım-satım siteleri vatandaşların işini kolaylaştıran, evlerinden güvenle alışveriş yapmalarını, bununla birlikte küçük işletmelerin sanal dükkânlar açarak satış yapmasını sağlayan bir ortamlardır ve rekabet sayesinde ziyaretçiler geniş karşılaştırma imkanı bulmaktadırlar. Bu ortamın kendisine has özelliklerine göre sonuca gidilmesi gerekmektedir. Düzenlemenin yapıldığı 5651 sayılı yasada her ne kadar ortam sağlayıcılarla ilgili bir düzenleme olmasa da bu tarz sitelerin duruma en uygun model Yer Sağlayıcılıktır. Bu nedenle de içerik hakkında bilgi sahibi olması beklenemez, fakat uyarıldığı zaman da gerekeni yapmak yükümlülüğü vardır ve site sahipleri de bu yükümlülüğünü genellikle yerine getirmektedirler.

Alım-satım siteleri kaçak ürünlerin satışını hedefleyerek kurulmamaktadır. Suçun oluşabilmesi için failin, eşyanın kaçak eşya niteliğinde olduğunu bilmesi ve ticari amaçla hareket ediyor olması gerekmektedir. Site sahiplerinin ürünlerin kaçak olduğunu bilerek ve isteyerek sitede yayınlanıp yayınmadığı kast açısından önem arz etmektedir. Siteye eklenen ürün, bir kontrol sistemi yoksa otomatik olarak sistem tarafından yayınlanır. Şayet bir kontrol sistemi varsa da genellikle bir ürünün kaçak olduğu onun resminden ve bilgilerinden anlaşılamayacağı için yine yayınlanmaktadır. Hatta çoğu taklit ürün satışlarında site sahipleri doğal olarak bunu da ayırt edememektedirler.

Peki kaçak bir ürünün satışından site sahipleri komisyon alıyorsa bu ticaret amacıyla kaçak ürünün satışa arzı mıdır?
Site sahiplerinin komisyon alıyor olması onu bu kaçak üründen ticari kazanç kazandığı anlamına gelmemelidir. Çünkü site sahibi komisyonu kaçak bir üründen elde edildiğini öngörerek ve isteyerek almamaktadır. Alınan komisyon sitenin elde ettiği güvenin bedelidir. Çünkü bir ürünü internette güven tesis etmeden satılamaz. Bu tarz siteler uzun uğraşlarla müşteri memnuniyetini sağlamış, reklam çalışmaları yaparak güven tesis etmiştir. Site sahipleri sadece bu üründen değil, sitede satılan her üründen alınan sabit komisyonu alırlar ve bunu da ürünün kaçak olduğunu bilmeden yaparlar.

Ürünü satın alan kişiler de ürünlerin kaçak olduğunu bilmeden almış olabilirler, site sahipleri siteye eklenen ürünün sadece adını ve işlemlerini takip edebilirler. Ürünün kaçak olduğunu bilme ihtimali olan tek kişi ürünü siteye ekleyen şahıstır. O halde ticari amaç için satışa arz eden kişi, bu ürünün kaçak olduğunu bilen ve siteye ekleyen kişidir.
Böyle bir ortamda kaçakçılık suçunun toplu olarak işlendiğinin de kabulü mümkün değildir. Nitekim taraflar arasında ürünlerin kaçak olduğunu bilerek oluşmuş bir menfaat birliği söz konusu değildir. Taraflar arasında bu kaçıkçılık eylemini birlikte gerçekleştirme için birlikte hareket iradesi de yoktur.

Site sahiplerinin bu suçlarla ilgili hiçbir aktif rolü yoktur, eşyanın kaçak olma durumunun bilinmeleri mümkün değildir, ortam sağlayıcı olmaları nedeniyle de içerik ile ilgili sorumlulukları bulunmamaktadır ve tüm bunlarla birlikte suç işleme kastları da yoktur.

Önceki yazıyı okuyun:
İnternet ve marka

İyi haftalar değerli okurlarımız. Gün geçtikçe internet ile ilgili uyuşmazlıklar yeni boyutlar kazanıyor. Rekabet ortamı gittikçe kızışıyor ve internet satışları...

Kapat