e-ticaret kanunu

Bir süredir tasarı halinde olan Elektronik Ticaret Kanunu’muz meclisten geçti ve 1 Mayıs 2015’ten itibaren uygulanmaya başlayacak, bu yazımızda özetle neler getirdiğine ve Mayıs 2015’e kadar neler yapılması gerektiğine değineceğiz.

Elektronik ortamda bir şekilde hizmet veren tüm gerçek ve tüzel kişilerin bu kanun kapsamına girmiş durumda, özel bir ayrım söz konusu değil. Buna elektronik ileti gönderen bankalardan, internet üzerinden satış yapan şirketlere kadar çok geniş bir kitle dahil olacaktır.

Temelde iki konuyu düzenlemektedir:

1 – Elektronik araçlarla yapılan sözleşmelerde bilgi verme ve hizmeti sunanlar için getirilen yükümlülüklerdir.

Bu yükümlülükler incelendiğinde daha ziyade elektronik hizmetin alıcısının satın alacağı mal ya da hizmeti tanıyabilmesi,onu yanıltabilecek bilgilerin önüne geçilmesine ilişkindir.
Diğer yükümlülükler ise sözleşmenin sonradan erişilebilir kılınması ve hataların sonradan düzeltilmesine imkan verilmesi ile ilgilidir.

2 – İstenmeyen elektronik iletilere ilişkindir.

Elektronik ortamda bir şekilde hizmet veren tüm gerçek ve tüzel kişilerin bu kanun kapsamına girmiş durumda, özel bir ayrım söz konusu değil. Buna elektronik ileti gönderen bankalardan, internet üzerinden satış yapan şirketlere kadar çok geniş bir kitle dahil olacaktır.

Bilgi verme yükümlülüğü
3. Madde de özetle hem gerçekleştirilecek işleme hem de işlemi gerçekleştirecek siteye ilişkin tüm bilgilerin, elektronik iletişim araçlarıyla bir sözleşmenin yapılmadan önce paylaşılması düzenlenmiş. Bir elektronik ticaret sitesi kurulduğunda sitede bulunması gerekenlerin arasına eklenmesi gereken içerikler bu madde de yer alıyor.

Sipariş
3. maddede sipariş öncesindeki yükümlülükler sayılmış, Sipariş başlıklı 4. Maddesinde ise artık hukuken sözleşmenin kurulduğu aşamaya yönelik hükümler belirlenmiş.

Siparişin tamamlanması anında Hizmet Sağlayıcı tarafından GECİKMEKSİZİN, bir e-posta ya da kısa mesaj gibi bir elektronik iletişim vasıtası aracılığıyla siparişin alındığı tüketiciye bildirilmelidir.

Hukukçular bu tip zaman ifadeleri üzerinde uzun uzun konuşmayı sever, akademik bir yazı da gecikmeksizin nedir hususu ile ilgili uzun cümleler kurulabilir. Tavsiye olarak işlem yapıldığı anda kullancıya derhal bir e-posya veya sms ile bilgi vermek yeterli olacaktır.

 

Ticari iletişime ilişkin esaslar

5. Madde ticari iletişim ile ilgili esasları belirliyor, öncesinde bu kavram ne demek ona bakalım. Alan adları ve elektronik posta adresi dışında, meslekî veya ticarî faaliyet kapsamında kazanç sağlamaya yönelik olarak elektronik ticarete ilişkin her türlü iletişim ticari iletişimdir. İnternet sitesi üzerinden ve e-posta pazarlaması dışındaki faaliyetlerdir. En güzel örneği SMS mesajları.

(1)Ticari iletişimde:

a) Ticari iletişimin ve bu iletişimin adına yapıldığı gerçek ya da tüzel kişinin açıkça belirlenebilir olmasını sağlayan bilgiler sunulmalıdır.

b) İndirim ve hediye gibi promosyonlar ile promosyon amaçlı yarışma veya oyunların bu niteliği açıkça belirlenebilmeli, bunlara katılımın ve faydalanmanın şartlarına kolayca ulaşılabilmeli ve bu şartlar açık veya şüpheye yer bırakmayacak şekilde anlaşılır olmalıdır.

Buna göre artık tanım çerçevesinde ticari iletişim girişiminde bulunanlar mutlaka kendisine ilişkin tanıtıcı bilgileri de aynı ileti içerisinde yazması gereklidir. Zaten bilgilendirme yükümlülüğünde de bu husus yer alıyordu ama ticari iletişim kapsamında tüketice direkt irtibat kuran kişinin sağlaması gereken bilgilerine yer vermesi gerektiği belirtiliyor.

Tüzel kişi ise açıkça ticari unvanı, adresi, telefonu gibi bilgileri yazılmalı, gerçek kişi ise ad soyad, adres telefon gibi bilgileri mutlaka iletinin içerisinde yer alması gerekiyor.

İleti promosyonel bir içerik taşıyorsa, o promosyonun tüm şartlarının açık seçik bir şekilde, alıcıda hiçbir şüpheye yer vermeden anlaşılabilir olması gerekiyor.

Arkadaşını davet et para kazan diye bir mesaj yerine bu paranın hangi şartlarda hesaba yükleneceği, kaç gün içinde kullanılması gerektiği, en az kaç TL’lik alışverişte geçerli olduğu gibi tüm şartları açıkça belirtilmesi gerekecek.

Elbette SMS ile gönderilen mesajlarda bunun nasıl sığdırılacağı sorulabilir fakat GSM operetörlerinin izinli listelerine caoğrafi olarak herkesin reklam yapmasına izin verdiği bir dönemde işletmelerin de kimliğini netleştirmesi gerekiyor.

 

opt-inTicarî elektronik ileti gönderme şartı – (Spam)

Kanunun’un ikinci ana düzenlemesi de istenmeyen iletilerle ilgili yani SPAM. Bu iletilerin kapsamına nelerin girdiği şöyle tanımlanmış: Telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticarî amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletiler ticari elektronik iletidir.

Yani sadece e-postalar değil, robotlarla yapılan sesli aramalar, SMS’ler de dahildir. Bu arada bu aramaların bilgisayarlar tarafından yapılaması da şart değildir, örneğin event marketing gibi gerçek kişilerin yaptığı aramalar da bu kapsama girecektir.

Tasarıdan farklı olarak yapılan alışverişlerde alınan bilgilerin alışverişe konu mal ve hizmetlerin değişim, kullanım ve bakımı için işletme tarafından kullanılmasına yönelik ayrıca izin alınmasına gerek olmadığı hükme bağlanarak bir istisna getirilmiş. Bu istisna oldukça net tanımlanmasına rağmen umarız işletmeler tarafından genel kullanım haline gelmez.

Kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla alıcının iletişim bilgilerini vermesi halinde; temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz

 

Ne zaman izin gerekiyor?

Maddeye göre ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla alınabilir. Esnaf ve tacirlere önceden onay almaksızınticari elektronik iletiler gönderilebilir. 

 Bu madde Avrupa Birliği direktiflerine uygun olarak bir kimseye rızası olmadan elektronik ileti gönderilmesini yasaklamaktadır. Yazılı olarak ya da her türlü elektronik iletişim araçları vasıtasıyla onayı alınmış olmalıdır.

1 – Önceden izin alınma şartı (opt-in)

2 – İlk iletiden sonra reddetme hakkı (opt-out)

Bir tüketiciye ticari bir e-posta ya da sms göndermek için mutlaka önceden izin alınmalıdır, kişi kendi rızası ile mesaj listesine kayıt olmalıdır.

Tacir ya da esnaflara elektronik ileti gönderirken ön izin almaya gerek yok.

Esnaf ve tacirler için Opt-out sistemi kabul edilmiş. Alıcı başka ileti almak istemezse sistemden çıkar.  Burada alıcının statüsüne göre bir kademeli ayrım benimsenmiş durumda, kimler esnaf ve tacir değildir sorusuna gelince bir evhanımına, bir devlet memuruna mesaj göndermek için izin alınması gerekecektir. Mesaj gönderdiğiniz kişinin ticari e-posta hesabı (ali@xyz.com.tr) şahsı posta hesabı (ali@hotmail.com) adresleri arasında bir ayrım yoktur, ayrım Ali’nin ticari statüsündedir.

Şu ana kadar üyelerinin meslek bilgilerini alan girişimcilerin veritabanlarını buna göre düzenleme yapması kolay olacaktır. Almayan sitelerin ise Kanun yürürlük tarihine kadar ilk oturum açıldığında meslek bilgisini almasında fayda var. Böylece en azından ilk reklam gönderimini kime yapılacağından emin olabilirler.

Bu maddeden oldukça fazla tartışma sorusu çıkartılabilir, örneğin ticari bir işletmenin çalışanın şahsı veya şirket hesabına izinsiz mesaj gönderilebilir mi?

 

Ticari elektronik iletinin içeriği

(1)Ticari elektronik iletinin içeriği alıcıdan alınan onaya uygun olmalıdır.

(2) İletide, göndericinin tanınmasını sağlayan bilgiler ile haberleşmenin türüne bağlı olarak telefon numarası, faks numarası, kısa mesaj numarası ve elektronik posta adresi gibi erişilebilir durumdaki iletişim bilgileri yer alır.
Gönderilen ticari iletinin içeriğinin önceden alınan izinle uygun olması şarttır.

X markasının ticari iletilerini almak üzere onay aldıysanız
Y markasına ait bir ticari ileti gönderemezsiniz.

Ayrıca iletiyi gönderen gerçek ya da tüzel kişinin erişim bilgileri de iletinin içinde yer vermelisiniz.

 

Alıcının ticari elektronik iletiyi reddetme hakkı (Opt-out)

8. madde bu listelerden nasıl çıkılacağı düzenlenmiş:

(1)Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir.

(2) Gönderici, ret bildiriminin, elektronik iletişim araçlarıyla kolay ve ücretsiz olarak iletilmesini sağlamakla ve gönderdiği iletide buna ilişkin gerekli bilgileri sunmakla yükümlüdür.

(3) Talebin ulaşmasını müteakip gönderici, üç iş günü içinde alıcıya elektronik ileti göndermeyi durdurur.

İzin alınan ya da esnaf ya da tacir olması nedeniyle izinsiz gönderilen her türlü ileti için de Alıcı’nın kolayca ileti almayı reddetmesine imkan verilmelidir.

E-posta ise açıkça görülür bir şekilde o veri tabanından çıkmaya yarayan bir link,
SMS ise bir numara belirtilerek o kısa mesajları artık almama yolu Alıcı’ya gösterilmelidir.

Bu mesajların genellikle üçüncü şahıs şirketlerin sistemleri üzerinden yapıldığı düşünüldüğünüldüğünde derhal yerine, bu üç günlük süre verilmesi makul görünüyor.

 

Aracı hizmet sağlayıcıların yükümlülükleri

İlgili iletilerin gönderilmesinde rolü olan alt yapı hizmeti verenlerin sorumluluğu da düzenlenmiş. Kanun, ticari faaliyetlerin yapılmasına, elektronik ticaret ortamını sağlayan gerçek ve tüzel kişileri aracı hizmet sağlayıcı olarak düzenlemiş.

İlk tasarıda yer almayan konu, 9. madde de düzenlenmiş: (1) Aracı hizmet sağlayıcılar; hizmet sundukları elektronik ortamı kullanan gerçek ve tüzel kişiler tarafından sağlanan içerikleri kontrol etmekle, bu içerik veya içeriğe konu mal ve hizmetle ilgili hukuka aykırı bir faaliyetin ya da durumun söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.

Erişim sağlayıcı veya yer sağlayıcılardan aşina olduğumuz hizmete benzer hizmet veren örneğin SMS için GSM operatörlerinin sorumluluğunun olmadığı düzenlenmiş. Benzer olarak e-mail pazarlama sistemlerinde alt yapısını kullanıma açan şirketler de mesaj içeriğinden sorumlu değildir. Elbette Kanun’un aradığı başta listeden çıkma, iletişim bilgileri firme gibi şekli hususları ticari üyelerine imzalattıkları sözleşmelerde zorunlu tutmalılardır. Çünkü bu bilgilerin hiç olmaması veya hatalı olması durumunda bir şikayet halinde bu alt yapı hizmeti veren şirketten bilgiler istenecektir.

 

Kişisel verilerin korunması

10. madde de bu önemli konu şöyle ele alınmış;

(1)Hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcı;

  • Bu kanun çerçevesinde yapmış olduğu işlemler nedeniyle elde ettiği kişisel verilerin saklanmasından ve güvenliğinden sorumludur.
  • Kişisel verileri ilgili kişinin onayı olmaksızın üçüncü kişilere iletemez ve başka amaçlarla kullanamaz.

Burada en önemli durum iletilere aracılık eden şirketlere listemizi verdiğimizde ne olacağıdır. Tasarının ilk halinde bu husus ortada kalmıştı fakat aracı hizmet sağlayıcılar bu maddeye eklenerek konu çözülmüş oldu. Aracı hizmet sağlayıcılarla ilgili özel düzenleme de gerekecektir. Çünkü toplanan listeler oldukça kıymetli olduğu için her listeyi elinde bulunduran da kendisini aracı hizmet sağlayıcı olarak tanımlayamamalıdır.

Kanunun takip eden maddelerinde yukarıdaki hususlar ile ilgili yaptırımlar düzenlenmekte, bu kanun ile bağlantılı diğer kanunlarlar da yapılan değişiklikler yer almaktadır. Kanun 1 Mayıs 2015’te yürürlüğe girecek.

 

 

Önceki yazıyı okuyun:
HukukiWeb – HW32 – FBI’dan Google ve Apple’a uyarı ve intikam pornosuna karşı önlemler

Kapat