Para, Kredi Kartı, e-para

2013-05-07T23:08:40+00:00 07/05/2013|Categories: Bilişim Hukuku, E-Ticaret|

Her benzersiz, gelir getirme ihtimali olan girişim bir gün yatırımcısını bulacaktır. Bu girişimlerin arasında para ile ilgili olanların yeri her zaman farklıdır. Tehdit gören finans kuruluşları, hatta devlet tedirginlikle, yatırımcılar ve tüketiciler umutla takip eder.

Kağıt ve madeni paranın değeri devlet güvencesinde olması ve daha da önemlisi kabul görmüş olmasından kaynaklanır. Bugün yavaş yavaş terk edilen metal ve kağıt paranın yerini banka parası alıyor. Gelişmeler yakın gelecekte kağıt ve madeni paranın yerini tam anlamıyla e-para sistemlerinin yerini alacağını gösteriyor.

Banka parası müşterinin bankadan alacaklı olduğu fiziki parayı ifade eder ve talep halinde banka müşterisine nakit olarak ödeme yapmak zorundadır. Banka parasının hukuki anlamda para olarak kabul edilip edilmeyeceğine benzer tartışma 2009 tarihli Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında azınlık görüşü olarak gündeme gelen veri ile taşınır mal açısından değerlendirmeye konu olmuş, banka mevduat hesabındaki banka parasının taşınır mal niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Banka parası günümüzde paranın bir görünümü şeklinde ortaya çıkmakta ve nakit ile aynı işlevi görmektedir. Aynı banka hesapları arasında yapılan havale işleminde veya Merkez Bankası’nın aracı olduğu diğer banka hesapları arasındaki transferler sonucunda para borcunun ifası gerçekleşmektedir.

Hazır konu bankalara gelmişken bilişim hukukunu meşgul eden ürünlerden birisinin de kredi kartları olduğu tartışmasızdır. 2013 ilk çeyrek rakamlarına göre 55.744.399 adet kredi kartı olan ülkemiz için bu kartın ne olduğunun herkes tarafından bilindiğini varsayıyor ayrıntıya girmiyoruz. Bu konuda bilinmesi gereken en önemli konu kartların bize değil, bankalara ait olduğudur. Bu durumda limit kapsamındaki kullanılan veya çalınan para bankanın parasıdır. Kredi kartlarının hukuki niteliğiyle ilgili tartışmalar kartların senet, çek gibi kıymetli evrak olup-olmadığında yoğunlaşmaktadır. Buna cevabı  da Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 02.02.2001 tarih ve 2000/8055 E. 2001/721 K. sayılı kararıyla verelim: “Esasen kredi kartı, adına düzenlenene istendiğinde ancak kimlik göstermek suretiyle üye iş yerinden nakit ödeme yapmadan alışveriş imkanı sağlayan veya kartı veren bankanın şubelerindeki ATM’lerinden şifresi de bilinmek kaydıyla nakit kredi sağlayan bir belge niteliğindedir. Kredi kartının bu iki ayrı fonksiyonu gözetildiğinde, kartı her elinde bulunduranın salt kartla yetinerek ondan faydalanmasının mümkün olmayacağı ve bu nedenle yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerde ifadesini bulan değerli kağıtlardan sayılamayacağı dikkate alınmadan mahkemece, kredi kartının değerli kağıt niteliğinde olduğunun benimsenmesi de doğru bulunmamıştır.”

Yeri gelmişken banka kartları ile kredi kartları arasındaki farka değinelim. Banka kartları hamilin bankadaki hesabına direkt bağlıdır. Çeklerin modern görünümü olarak kabul edilebilir, ödeme online gerçekleşir. Hamilin banka hesabından borçlanma gerçekleşir. Kredi kartından farkı bir kredilendirme işlemi olmamakta, bedel kartın bağlı olduğu hesaptan düşülmektedir.

 Yazılarımıza Elektronik Para ile devam edeceğiz.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
BULUT BİLİŞİMDEKİ TEMEL DÜZENLEME GEREKÇELERİ

Veri, bir kurumun sahip olduğu en değerli varlık. Günümüz yenilikçi teknolojileri ile maliyetin düşürüleceği genel bir varsayımdır. Bir çok teknoloji...

Kapat