FİKİR VE SANAT ESERLERİNİN KORUNMASI FORMALİTEYE BAĞLANAMAZ

2016-11-05T22:49:41+00:00 06/10/2015|Categories: Fikri Haklar|Tags: , , , , |

Son Güncelleme 05.11.2016

telif-muhurYazı başlığını Bern Sözleşmesi’nden alıyor. Sözleşmeye göre sanatçıların hayatını zorlaştıramazsınız. Bu bir tescilsizlik kuralıdır. Eseri yarattığınız anda kanun sizi korur.

Bir fikir ve sanat eseri ortaya çıktığı anda yasla şartlar varsa hukuksal korumayı hak eder. Yani bir patentte olduğu gibi Türk Patent Enstitüsü’ne tescil ettirmek zorunda değilsiniz. Veya genel yanılgının aksine Kültür Bakanlığı’na kayıt ettirmek veya noterden tasdik ettirmek zorunda değilsiniz. Fikri Mülkiyet Hukukumuz İspat açısından yazılı belge zorunluluğu benimsememiştir. Yeri geldiğinde tanıkla da eserin ilk defa sizin tarafınızdan ortaya çıkartıldığını ispat edebilirsiniz. Gerektiğinde avukatınız size ispata yarayacak elinizde neler olduğunu soracaktır.

Bununla birlikte bir uyuşmazlık anında eserin size ait olduğunu, ilk defa sizin tarafınızdan ortaya çıkartıldığını ispat etmek oldukça önemlidir. Hele ki bir kopyalama tartışmasında avukatınız önceliğinizi ispatlamaya çalışacaktır. İşte bu noktada noter beyanı, dijital zaman damgası kullanmak, kendinize gönderdiğiniz ama açılmamış bir iadeli taahhütlü zarf, internette yaptığınız yayınlar ispat için delil olacaktır. Örneğin bir noter sadece sizin beyanınızı tasdik etmez, tarihi de tasdik eder. Dijital zaman damgası da ilgili dijital dokümanın en son değiştirilmesi tarihini tasdikler ve dosya içeriği değişirse işlevini yitirir. İadeli taahhütlü zarf da posta işletmesinin tarihini taşır. Kültür Bakanlığı’na yapılan başvuru kayıt tarihi taşır. İnternet yayınları da yine yayın tarihi açısından delil niteliği taşır.

Bu arada hepsinde amaç eserin ortaya çıkartıldığı zamanı ortaya koymaktır. Eseri, bir sanat eseri olduğunu tescil ettirme amacı taşımaz.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
FİKRİ MÜLKİYET HUKUNUNDA MÜLKİYET KAVRAMI

Fikri Mülkiyet Hukukçuları, Eşya Hukukundan kaynağını alan mülkiyet kavramına sürekli takılırlar ve daha ilk başta çözmeye çalışırlar. Bizim hukukumuzda illa...

Kapat