Fikri Mülkiyet Hukukçuları, Eşya Hukukundan kaynağını alan mülkiyet kavramına sürekli takılırlar ve daha ilk başta çözmeye çalışırlar.

Bizim hukukumuzda illa bir eserin kağıt üzerinde somutlaşması gerekmez. Bir kişi konuşmayı yapmadığı anda diğer şartları taşıyorsa kağıda dökülmese de bir eserdir.

Eseri satın alarak Eşya Hukuku anlamında mülkiyet tesis etmek çok sınırlı haklar verir. Örneğin bir güzel sanat eserini satın almak size eseri sergilemek, kataloglarda kullanmak gibi sınırlı haklar verir. Müzik CD’si aldığınızda sadece dinleme hakkınız vardır. Kopyalamazsınız, remix yapamazsınız, internette yayınlamazsınız. Bir heykeltraşın ortaya çıkarttığı heykeli satın almak size onun küçük versiyonları üretip satma hakkı vermez. Elbette heykele de zarar gelmemesini isteriz fakat hukukun koruduğu değer soyut olarak o heykelin görüntüsüdür. Bu heykeli satın almayan ama görüp aynısını yapan kişiye de bu hakkın ileri sürülebilmesinin nedeni ilgili hakkın soyut olarak görüntüsünün korunmasındandır. Somut olarak heykele görüntüsüne indirilen bir hak değildir.

Eser satın alan malikin haklarını sınırlandıran bu hususlar üzerinde uzun uzun tartışılan Fikri Mülkiyet Hukukun adında yer akan mülkiyet kavramıdır.

2015-10-05T20:10:26+00:00 05/10/2015|Categories: Fikri Haklar|Tags: , , |
Önceki yazıyı okuyun:
HukukiWeb – HW53 – E-ticaret sitelerinde kullanıcı yorumlarından kim sorumlu?

Kapat