Crack yazılımı kullanımı – Yargıtay 19 CD 2015

2016-03-15T01:01:43+00:00 15/03/2016|Categories: FSEK Yargıtay Kararları|Tags: , , , |

Yargıtay 19. Ceza Dairesi         

2015/2366 E.  ,  2015/9608 K. 29/12/2015


Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-)Dosya içerisinde bulunan Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin delil tespitine yönelik 2010/151 değişik iş sayılı kararına istinaden düzenlenen 12/01/2011 tarihli bilirkişi raporunda; sanığa ait üç adet bilgisayarda dava konusu N…programının lisanssız olarak ve yazılımı lisanssız kullanıma uygun hale getiren crack yazılımı H… programının yüklü olduğunu,ancak hiç bir bilgisayarda programın çalışır durumda olmadığını, programa ait yükleme klasörleri bulunmasına rağmen programın çalışması için gerekli birtakım dosyaların olmamasından dolayı hiç bir bilgisayarın çalışmadığının belirtilmesi karşısında, bilgisayarlar üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak, programın çalışmasını sağlayan dosyaların bilgisayara daha önce yüklenip yüklenmediği, yüklenmiş ise yüklendiği tarihten sonra silinip silinmediği, suç tarihinden önce kullanıp kullanılmadığı, kullanıldı ise ne zaman kullanıldığı hususları tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de,
a)Sanığın üzerine atılı eylemin kül halinde 5846 sayılı Kanun’un 71/1 maddesindeki suçu oluşturacağı gözetilmeden ayrıca anılan Kanun’un 72. maddesi gereğince de ceza tayin edilmesi,
b)5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi” ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK’nın 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı Kanun’un 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.” denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından katılanın hakkının ihlali suretiyle meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek zarar niteliğinde olmadığı ve dosyaya yansıyan katılanın tespit edilmiş bir zararı bulunmadığı gözetilmeden mahkemece “zarar karşılanmadığı,” gerekçesiyle sanık hakkında CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
HukukiWeb – HW57 – Reklam Engelleme Yazılımları

Kapat