T.C. YARGITAY  11. HUKUK DAİRESİ

E. 2008/8996   K. 2010/757   T. 25.1.2010

ÖZET : Dava, FSEK.nundan kaynaklanan mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin tespiti, men’i ile tecavüz oluşturan eylemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. FSEK.nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin “uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir” şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde rayiç bedelin üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması yetkisidir. Bu bakımdan, Kanun’da eser sahibine tanınan rayiç bedelin üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir. Mahkeme seçilen talebi değiştiremez. O halde, davacının FSEK.nun 68/1.fıkrası uyarınca rayiç bedelin üç katına hükmedilmesine ilişkin talebi gözetilerek hüküm kurulması gerekir.

MALİ HAKLARA TECAVÜZ OLUŞTURAN EYLEMLERİN TESPİTİ ( Kanun’da Eser Sahibine Tanınan Rayiç Bedelin Üç Katı Fazlasına Kadar İsteyebilme Seçeneklerinden Herhangi Birisini Kullanma Yetkisi Eser Sahibi Olan Davacıya Ait Olduğu )

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ( Mali Haklara Tecavüz Oluşturan Eylemlerin Tespiti – Kanun’da Eser Sahibine Tanınan Rayiç Bedelin Üç Katı Fazlasına Kadar İsteyebilme Seçeneklerinden Herhangi Birisini Kullanma Yetkisi Eser Sahibi Olan Davacıya Ait Olduğu )

RAYİÇ BEDEL ( Mali Haklara Tecavüz Oluşturan Eylemlerin Tespiti ve Tazminat İstemi – Kanun’da Eser Sahibine Tanınan Rayiç Bedelin Üç Katı Fazlasına Kadar İsteyebilme Seçeneklerinden Herhangi Birisini Kullanma Yetkisi Eser Sahibi Olan Davacıya Ait Olduğu )

DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/12/2007 tarih ve 2006/311-2007/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sultan Gümüş Başaran tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, davalının sinema filmleri, fotoğraf, video vb. üretimi, ithalatı ve bunlara ilişkin salon ve sair tesisler kurup işlettiğini, müvekkilinin 2001 yılının sonlarından itibaren davalının adını ve faaliyetlerini temsil edecek logonun tasarımı ve kurumsal kimlik çalışması yaptığını, 2002 yılı sonuna kadar sözleşme olmadan reklam ajansı olarak davalıya hizmet verdiğini, 15.09.2003 tarihinde reklam sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca davalının reklam ve tanıtım çalışmalarının müvekkili tarafından yapıldığını, sözleşmenin davalı tarafından 06.08.2004 tarihinde haksız olarak feshedildiğini, ancak bu fesihten sonra müvekkilinin çalışmaları sonucu ortaya konulan desen, isim, işaret, renk ve resimler, davalının adı ile özdeşleşen grafik eser fotografik eser ve sair eser niteliğindeki tasarımların davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, sözleşmenin 2. maddesindeki “bedeli reklam veren ( AFM ) tarafından ödenmiş olan tüm yaratıcı çalışmaların telif, tasarruf ve sair her türlü fikri mülkiyet hakkı T.T.’ye aittir” hükmüne göre bu çalışmalardan doğan tüm haklarının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu çalışmaların davalının tanınmışlığına hizmet ettiğini, davalının bu çalışmalar sonucu gelirini arttırdığını, müvekkilinin eser sahibi olduğunu ileri sürerek, davalının fikri mülkiyeti müvekkiline ait haklarına tecavüzün tespiti ile önlenmesini, FSEK.nun 68/1. maddesi uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin ve 3 katı tazminatın şimdilik 95.000 YTL’nin ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, müvekkilinin manevi zararının tazminini için 2.500,00 YTL manevi tazminatın ve sözleşmenin feshinden sonra ödenmemiş olan bakiye aylık hizmet bedeli ile işlemiş faizinin toplamı 1.800 ABD dolarının ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ıslahla rayice göre tespit edilen 173,283,00 YTL’nin FSEK.nun 68. maddesi uyarınca 3 katı olan 519.849,00 YTL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, telif hakkına konu olan bir eserden bahsedilemeyeceğini, davacının yaptığı poster, bez afiş, kolon giydirmeleri, afişler, gazete ilanları, ışıklı pano, tabela, pano vb çalışmaların reklam ve tanıtım amaçlı olduğunu, davacının herhangi bir özgün çalışmasının bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme süresince yükümlülüklerinin yerine getirdiğini, davacının yaptığı çalışmaların AFM markası kurumsal kimlik çalışması adı altında yapacağı çalışmalar listesinde yer aldığını ve bu çalışmaların bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki 15.9.2003 tarihli sözleşmenin 2. maddesiyle “reklam veren tarafından bedeli ödenmiş olan tüm yaratıcı çalışmaların fikri mülkiyet haklarının davacıya ait olduğunun kabul edildiği”, sözleşmenin 31.07.2004 tarihinden itibaren feshedildiği, davacının bu sözleşme kapsamında ve gerekse sözleşme öncesi dönem tasarım ve çalışmalarının davalı tarafından sözleşme sonrasında da kullanılmaya devam edildiği, dosyaya ibraz edilen internet çıktıları, broşür, katalog ve diğer delillerden bu çalışmaların davalıya ait AFM sinemalarında ve daha sonra açılan diğer sinema salonlarında, web sitesi ve tanıtımında kullanıldığının anlaşıldığı, çalışmaların grafik tasarım ve görsel çalışmalardan oluştuğu, bilirkişi raporunda tüm çalışmaların eser niteliğinde olduğu ve mahkemece bizzat yapılan değerlendirmede de bu tasarım ve çalışmaların özgün ve orijinal olduğu kanaatine varıldığı, sözleşmenin bitiminden sonra bu çalışmaların izinsiz kullanımının davacının telif haklarına tecavüz oluşturduğu, izinsiz kullanım nedeniyle sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin Reklamcılar Derneği’nin 2003/2 dönemine yönelik fiyat listesi de esas alınarak toplam değerinin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, davacı vekili ıslahla bunun 3 katı olan 519.849,00 YTL talep etmişse de kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK.nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının hakkaniyete daha uygun olduğu gerekçesiyle 173.283,00 YTL’nin FSEK.nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin 13.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle ve 2.500,00 YTL manevi tazminatın en yüksek ticari faiziyle davalıdan tahsiline, FSEK.nun 68. maddesine göre hüküm kurulduğundan diğer taleplerin ve fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Dava, FSEK.nundan kaynaklanan mali haklara tecavüz oluşturan eylemlerin tespiti, men’i ile tecavüz oluşturan eylemler nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesi ile tazminat istemini FSEK.nun 68/1.fıkrasına dayandırmıştır. FSEK.nun 68/1.fıkrasına göre ” Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya her türlü işaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir”. Mahkemece, ” izinsiz kullanım nedeniyle sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin Reklamcılar Derneği’nin 2003/2 dönemine yönelik fiyat listesi de esas alınarak toplam değerinin 173.283 YTL olarak hesaplandığı, davacı vekili ıslahla bunun 3 katı olan 519.849,00 YTL talep etmişse de kullanım alanı, süresi dikkate alınarak FSEK.nun 68. maddesi uyarınca bunun bir misli artışla hüküm altına alınmasının hakkaniyete daha uygun olduğu gerekçesiyle 173.283,00 YTL’nin FSEK.nun 68. maddesi uyarınca takdiren bir misli alınarak 346.566,00 YTL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Ancak, FSEK.nun 68/1.fıkrasındaki eser sahibinin “uğradığı zararın, en çok üç kat fazlasını isteyebilir” şeklindeki düzenleme, eser sahibinin mali haklarına tecavüz halinde gerektiğinde rayiç bedelin üç katının mütecavizden istenilebilmesi hususunda eser sahibine tanınmış bir seçeneğin kullanılması yetkisidir. Bu bakımdan, Kanun’da eser sahibine tanınan rayiç bedelin üç katı fazlasına kadar isteyebilme seçeneklerinden herhangi birisini kullanma yetkisi eser sahibi olan davacıya aittir. Mahkeme seçilen talebi değiştiremez ( Ünal Tekinalp, Fikri Mülkiyet Hukuku, Üçüncü Bası, S.300 ). O halde, davacının FSEK.nun 68/1.fıkrası uyarınca rayiç bedelin üç katına hükmedilmesine ilişkin talebi gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, kararda yazılı gerekçelerle iki katına hükmedilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

3- Kabule göre de bakiye eksik harcın davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 16.022.50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Önceki yazıyı okuyun:
ESER SÖZLEŞMESİNİN HAKSIZ FESHİ – GÖREV – K 2009 – 541

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2009/15-459    K. 2009/541    T. 18.11.2009 ÖZET : Dava, eser sözleşmesinin haksız feshine dayalı cezai...

Kapat