MALİ VE MANEVİ HAKLARA TECAVÜZ – ESERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI

Son Güncelleme 02.05.2011

Dava, davacı tarafından yapımı gerçekleştirilen sualtı belgesel filmlerinin davalılar tarafından kullanımından dolayı 5846 sayılı FSEK’nın 68. ve 70. maddelerine göre maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ

E. 2000/863  K. 2000/1762  T. 6.3.2000

MALİ VE MANEVİ HAKLARA TECAVÜZ ( BK’nın 49. Madde Hükmünü FSEK’nun 70. Maddesinin Tamamlayıcısı veya Onun Yerine İkame Edilecek Bir Hüküm Olarak Görmemek Gereği )

ESERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI ( Zarar Miktarının Tayini Hususunda Hakim BK’nun 42/2. Maddesi Hükmüne Göre Takdir Yetkisine Sahip Olduğu – Davacının Manevi Haklarının İhlal Edildiği Kabul Edileceği )

MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT ( BK’nın 49. Madde Hükmünü FSEK’nun 70. Maddesinin Tamamlayıcısı veya Onun Yerine İkame Edilecek Bir Hüküm Olarak Görmemek Gereği )

ZARAR MİKTARININ TAYİNİ ( Hakim BK’nun 42/2. Maddesi Hükmüne Göre Takdir Yetkisine Sahip Olduğu

Davacıya ait 4 belgeselin konusu, müziği, konuşma metinlerinin değiştirilip kısaltılarak başka isim altında yayınlandığı bilirkişi raporu ile sabittir.

Manevi hakların ihlali sebebiyle manevi tazminat davası açabilmek için eser sahibinin kişilik haklarının da tecavüze uğramış olması koşul değildir. Bu bakımdan BK’nın 49. madde hükmünü, FSEK’nın 70. maddesinin tamamlayıcısı veya onun yerine ikame edilecek bir hüküm olarak görmemek gerekir. Zira, bu iki hükmün yaptırıma bağladığı menfaatler birbirinden farklıdır. Zarar miktarının tayini hususunda hakim, BK’nın 42/2. maddesi hükmüne göre takdir yetkisine sahiptir.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce görülerek verilen 14.10.1999 tarih ve 1996/157 – 1999/493 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkili Genel Müdürlük tarafından gerçekleştirilen sualtı belgesel filmlerinin FSEK’nın 8. maddesine göre tüm mali ve manevi haklarının müvekkili kuruma ait olduğunu, davalı şirket tarafından yayınlanan “Mavi Derinliğin Sırları” adlı belgeselde müvekkili kurumun belgesellerine ait görüntülerin yayınlandığını, çekilen ihtara rağmen eylemin devam ettiğini, belgesellerin konusu ve müziğinin aynı olduğunu, konuşma metinlerinin farklılık gösterdiğini, davalı Müşfik’in müvekkili kurumdaki belgesellerin yapımında görev almış olduğunu, mali hakların TRT’de olduğunu bilmesine rağmen davalı şirket için bu görüntüleri kullandığını, FSEK’nın 68. maddesine göre bilirkişi marifetiyle tazminat miktarının hesaplanmasını, şimdilik 100.000.000.- lira maddi tazminat ile aynı Kanun’un 70. maddesine göre 4.950.000.000.- lira manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket vekili, davaya konu belgeselin diğer davalıya istisna sözleşmesi ile ve bedeli ödenmek suretiyle yaptırıldığını, orijinal olduğunun taahhüt edilmiş olduğunu, tüm sorumluluğun diğer davalıda olduğunu, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Müşfik vekili, müvekkilinin sualtı belgesel film yapımcısı olduğunu, davacı kuruma bu tür belgesellerde yönetmen yardımcılığı, metin yazarlığı, danışmanlık hizmeti verdiğini ancak yapımcılık yapmadığını, hiçbir görüntüyü almadığını, dava konusu görüntüleri kameraman Haluk’dan satın aldığını, davacı ile Haluk arasında yapılan sözleşmeye göre bütün hakların Haluk’a ait olduğunu, davacının bu görüntülerde hakkı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı Müşfik’in davacı kurumda ücretli olarak çalıştığı ve dava konusu belgesellerin yapımında görev aldığı, bu görevinin kendisine dava dışı Haluk’a eser sahipliğinden doğan bir hak vermeyeceği, eser sahibinin davacı kurum olduğu, davalı şirketin diğer davalıdan aldığı taahhüdün üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği, daha önce yayınlanıp yayınlanmadığını araştırması gerektiği, davacının FSEK’nın 68. maddesine göre maddi zararının 900.000.000.- lira olduğu, taleple bağlı kalınması gerektiği, manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 100.000.000.- lira maddi tazminatın 01.08.1997 tarihinden itibaren reeskont oranında faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Karan, davalı vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar H. Radyo Televizyon AŞ. vekili ile Müşfik Akarcan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine arar vermek gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz incelemesine gelince;

a ) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.

b ) Dava, davacı tarafından yapımı gerçekleştirilen sualtı belgesel filmlerinin davalılar tarafından kullanımından dolayı 5846 sayılı FSEK’nın 68. ve 70. maddelerine göre maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

FSEK’nın manevi haklar başlıklı 13, 14, 16. maddelerindeki hakların ihlal edilmesi halinde eser sahibi, 70. maddeye dayanarak manevi tazminat davası açabilir.

Dava konusu belgeselin, davacıya ait 4 belgesel ile konusu, müziği, konuşma metinlerinin değiştirildiği, kısaltıldığı, başka isim altında yayınlandığı bilirkişi raporu ile sabittir.

Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre, manevi hakların ihlali sebebiyle manevi tazminat davası açabilmek için eser sahibinin kişilik haklarının da tecavüze uğramış olması koşul değildir. FSEK’nın 70. maddesi, manevi tazminat istemini kişilik haklarının ihlalinden bağımsız olarak hükme bağlamıştır. Bu bakımdan BK’nın 49. madde hükmünü, FSEK’nın 70. Maddesinin tamamlayıcısı veya onun yerine ikame edilecek bir hüküm olarak görmemek gerekir. Zira, bu iki hükmün yaptırıma bağladığı menfaatler birbirinden farklıdır. Zarar miktarının tayini hususunda hakim, BK’nın 42/2. maddesi hükmüne göre takdir yetkisine sahiptir.

Bu durumda, mahkemece, davacının manevi haklarının ihlal edildiği kabul edilerek bir miktar manevi tazminatın hüküm altına alınması gerekirken BK’nın 49. maddesinin koşulları oluşmadığından bahisle bu yöndeki talebin reddi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Huzur Radyo ve Televizyon AŞ. vekili diğer davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, ( 2-a ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2-b ) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı fazla alınan 2.700.000.- lira harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2000 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
ÇOCUK PORNOSUNU BULUNDURMAK NEREYE KADAR SUÇ?

"Bulundurma" konusunda sadece özel programlarla hard disk üzerinde çocuk pornosuna ulaşıp bunları biz kurtardıysak bilgisayar sahibi de kurtarır mantığıyla hareket...

Kapat