Müzik Eseri – Komşu Haklar – Tazminat – K. 2004 – 11399

Son Güncelleme 02.05.2011

YARGITAY  11. HUKUK DAİRESİ  E. 2004/290 K. 2004/11399 T. 23.11.2004

ÖZET : 1- Böyle bir davayı açabilmek için davacının öncelikle icracı sanatçı olduğu anlaşılan Esengül tarafından okunan eserler üzerinde yapımcı/komşu hak sahibi sıfatıyla hak sahibi olduğunu kanıtlamasının gerekir. Bu durumda öncelikle mukavele yapılmış icracı sanatçıya ait haklara devir suretiyle sahip olup, olmadığının, başka bir anlatımla davacının kendisine devir tarihi itibariyle devredenin hak sahibi olup, olmadığının tartışmasız biçimde ortaya konulması gerekir.

2- Maddi tazminat istemi FSEK’nun 70/2, 3. maddelerine dayandırıldığı halde, FSEK 68. maddesi kapsamında tazminat hesabı yapılması yanlış olduğu gibi, yapılan hesap tarzının da doğru olduğundan söz edilemez. 68. maddesi hükmü uyarınca istenebilecek tutar olağan telif ücretinin üç katı olup,70. maddesi kapsamında kalan kârın üç katı esas alınarak yapılan hesaplama açıkça yasaya aykırılık teşkil etmektedir.


MÜZİK ESERİ ( Maddi Tazminat Tutarının Olağan Telif Ücretinin Üç Katı Olup 70. Madde Kapsamında Kalan Kârın Üç Katı Esas Alınarak Yapılan Hesaplama Açıkça Yasaya Aykırılık Teşkil Etmesi )
HAKSIZ REKABETİN TESPİT VE ÖNLENMESİ ( Böyle Bir Davayı Açabilmek için Davacının Öncelikle İcracı Sanatçı Olduğu Anlaşılan Esengül Tarafından Okunan Eserler Üzerinde Yapımcı/Komşu Hak Sahibi Sıfatıyla Hak Sahibi Olduğunu Kanıtlamasının Gerekmesi )
ESER SAHİBİNİN HAKLARI ( Davacının Öncelikle İcracı Sanatçı Olduğu Anlaşılan Esengül Tarafından Okunan Eserler Üzerinde Yapımcı/Komşu Hak Sahibi Sıfatıyla Hak Sahibi Olduğunu Kanıtlamasının Gerekmesi )
KOMŞU HAKLAR ( Öncelikle Mukavele Yapılmış İcracı Sanatçıya Ait Haklara Devir Suretiyle Sahip Olup-Olmadığının Başka Bir Anlatımla Davacının Kendisine Devir Tarihi İtibariyle Devredenin Hak Sahibi Olup Olmadığının Tartışmasız Biçimde Ortaya Konulmasının Gerekmesi )
TAZMİNAT HESABI ( İstenebilecek Tutar Olağan Telif Ücretinin Üç Katı Olup 70. Madde Kapsamında Kalan Kârın Üç Katı Esas Alınarak Yapılan Hesaplama Açıkça Yasaya Aykırılık Teşkil Etmesi )
DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.02.2003 tarih ve 2001/536-2003/48 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 23.11.2004 günde davacı avukatı Dilek Y gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, dava dışı M Sınai Yatırım ve Pazarlama A.Ş.nin, Grundig/C ve T Müzik Üretim ve Ticaret Ltd.Şti.nin sahiplerinin Lütfü S ile 01.03.1983 tarihinde yapmış olduğu sözleşme ile bu tarihe kadar icracı sanatçı “Esengül” tarafından davalı nam ve hesabına seslendirilmiş müzik eserleri üzerindeki yapımcılıktan doğan bağlantılı/komşu hakları süresiz olarak devraldığını, daha sonra M A.Ş.nin bu haklarını 01.01.1986 tarihli protokol ile vekil edenine devrettiğini, 1986 yılından beri müvekkilinin komşu hak sahibi/yapımcı sıfatıyla Esengül tarafından icra edilmiş devre konu yapımlarda yer alan müzik eserlerini kaydedip, çoğaltmak suretiyle piyasaya sürdüğünü, davalı yanın davaya konu yapımlarda yer alan eserlerin ses kayıtlarını müvekkilinden izin almadan, FSEK 48 ve 52 nci maddeleri anlamında yazılı bir sözleşme yapmadan, 01.03.1983 tarihli sözleşmenin 4 ncü maddesine de aykırı biçimde yayma faaliyetine giriştiğini ileri sürerek, davacının 4110 ve 4630 sayılı yasa ile değişik 5846 sayılı Fikri ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 80 nci maddesinin göndermesiyle, yapımcı sıfatıyla eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklarına vaki el atmanın önlenmesi ve kaldırılmasına, davalı yanın haksız eyleminin aynı zamanda 5846 sayılı FSEK.nun 84 ncü maddesi ve TTK.nun 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet niteliğinde olduğunun hükmen tespitine, saptanan haksız rekabetin önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, FSEK.nun 70/2, 3 ncü maddeleri gereğince 10.000.000.000.-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm fıkrasının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, FSEK.nun 52 nci maddesine göre davacının hak sahipliğine kanıt olarak sunduğu protokolün geçerli olmadığını, dolayısıyla davacı yanın hak sahipliğinden ve dava açma hakkından söz edilemeyeceği, davacının iddiasının aksine bir kasetin çoğaltma maliyetinin daha fazla olduğunu, davacının tazminat hesabını mahrum kalınan kâr temeline oturttuğundan hesaplamanın yapımların çıkarıldığı yıllar için geçerli olan rakamlar üzerinden yapılmasının gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, 01.01.1983 tarihinden itibaren sanatçı Esengül’e ait yapıtların haklarının davacıya devir edilmesine rağmen davalının yetki belgelerine istinaden bunlar üzerinden tasarrufta bulunmasının 5846 sayılı Yasa’nın 72, TTK.nun 63 ncü maddeleri uyarınca tecavüz teşkil ettiği, FSEK.nun 68/1 nci maddesi uyarınca hesaplanan tazminatın ( 153.135.000.000.- ) TL olması gerektiği gerekçeleriyle, davanın kabulü ile davalının eyleminin davacıya ait FSEK’dan doğan bağlantılı haklar/komşu haklarına tecavüz teşkil ettiğinin ve eylemin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile önlenmesine, haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ( 10.000.000.000.- ) TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.

Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dava, davacının yapımcı sıfatıyla sahip olduğu eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklarına davalının vaki el atmasının önlenmesi, kaldırılması, davalı eyleminin kasız rekabet olduğunun tespiti ile önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması, FSEK 70/2, 3 ncü maddeleri uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi, hüküm fıkrasının ilanına karar verilmesi istemine ilişkindir.

Böyle bir davayı açabilmek için davacının öncelikle icracı sanatçı olduğu anlaşılan Esengül tarafından okunan eserler üzerinde yapımcı/komşu hak sahibi sıfatıyla hak sahibi olduğunu kanıtlamasının gerektiği tartışmadan uzaktır. Öncelikle, davacının dosyada mevcut 23.11.1971, 01.03.1983 ve 01.01.1986 tarihli mukaveleler uyarınca, icracı sanatçıya ait haklara devir suretiyle sahip olup, olmadığının, başka bir anlatımla davacının kendisine devir tarihi itibariyle devredenin hak sahibi olup, olmadığının tartışmasız biçimde ortaya konulması gerekirken bu hususta bir inceleme yapılmaması ve karar yerinde değerlendirilip, tartışılmaması hatalı olmuştur.

2- Öte yandan, davada maddi tazminat istemi FSEK’nun 70/2, 3 ncü maddelerine dayandırıldığı halde, FSEK 68 nci maddesi kapsamında tazminat hesabı yapılması yanlış olduğu gibi, yapılan hesap tarzının da doğru olduğundan söz edilemez. Şöyle ki; FSEK’nun 68 nci maddesi hükmü uyarınca istenebilecek tutar olağan telif ücretinin üç katı olup, FSEK 70 nci maddesi kapsamında kalan kârın üç katı esas alınarak yapılan hesaplama açıkça yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Kaldı ki, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda bir adet kasetin maliyet bedeli olarak 335.000.-TL dikkate alınmışsa da, bu meblağ sadece boş kaset bedeli olup, maliyeti etkileyen unsurlardan olan KDV, bandrol, kartonet ve sevkiyat bedellerinin bu miktara eklenmesi suretiyle bulunacak miktarın maliyet bedeli olarak esas alınması gerektiği açıktır. Yine, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda hatalı olarak 1.500.000.-TL kaset satış bedelinden 335.000.-TL maliyet bedeli mahsup edildiğinde kalan miktar 1.165.000.-TL iken, 1.245.000.-TL olarak dikkate alınması ve bu verilere göre hesaplama yapılması da hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) ve ( 2 ) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Eser Sahibinin Hakları – Mali Haklar – Sözleşme K. 2005-10524

 YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ  E. 2004/11266  K. 2005/10524    T. 31.10.2005 ÖZET : BK'nın 355. maddesine göre sipariş edilenin aynı...

Kapat