Mahkemece dava konusu Televizyon yarışma programı formatının hukuki niteliği, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren belirli uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri itibariyle değerlendirildiğine göre, söz konusu yarışma programı formatının eser niteliğinde olmadığı sonucuna varılsa dahi, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak yasa hükmünün belirlenerek davaya bakılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/11112
K. 2006/11933
T. 20.11.2006

DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.04.2005 tarih ve 2004/940-2005/78 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin GERÇEK TARAFTAR isimli interaktif spor bilgi yarışması formatının tüm telif ve neşir hakkının kendisine ait olduğunu noter kanalıyla beyan ve tescil ettirdiğini, ancak programın taklidinin davalı Spors Net Ahmet Gülüm’ün yapımcısı olduğu ve diğer davalı Birmaş A.Ş.nin sahibi olduğu KANAL D televizyonunda ŞAMPİYON TARAFTAR adı altında yayınlandığını, davalıların TTK.nun 57/5, 63, FSEK.77. ve HUMK.368. maddelerini ihlal ettiklerini, davalıların yayınladıkları programın taklit olduğunun mahkeme aracılıyla tesbit edildiğini, müvekkilinin hem yapımcı hem eser sahibi maddi ve manevi anlamda zarara uğradığını, ileri sürerek, davalıların tecavüzlerinin durdurulmasına, FSEK.68/1. maddesi uyarınca fazlaya ait hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000.000.TL.sı maddi, 10.000.000.000.TL.sı manevi tazminatın faizi ile davalılardan tahsiline, kararın FSEK.67. madde hükmü gereğince ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Birmaş A.Ş. vekili, dava konusu programın diğer davalı tarafından hazırlanıp televizyonda yayınlandığını, müvekkilinin KANAL D televizyonunun sahibi olmadığını savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiştir.

Davalı Ahmet Gülüm( Spors Net) vekili, müvekkilinin ŞAMPİYON TARAFTAR adı altında yayınlanan programın eser sahibi olduğunu, bu durumun noter aracılıyla tesbit ettirildiğini, müvekkilinin programı ile davacının programı arasında formatlarının farklılıklar içerdiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia ve dosyadaki belgelere göre, dünyanın pek çok ülkesinde izlenen bir yarışma programının formatının önceden belirlenerek korunma istenmesinin doğal olduğu, uluslararası hukukta program formatlarının yasal değişikliklerle eser sayılmalarının gerektiğinin benimsendiği, davanın konusunun programın kendisi olmayıp, formatı olması ve mevcut düzenlemeler karşısında program formatlarının 5846 sayılı Kanun anlamında eser sayılmasının mümkün olmaması karşısında somut davanın 5846 sayılı Kanun’un düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan bir dava olmadığı, gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin tarafların tacir olduğu da nazara alınarak Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde davacıya ait Televizyon yarışma programı formatının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümlerine göre eser niteliğinde olduğunu ve davalılar tarafından izinsiz kullanıldığını öne sürerek, aynı yasanın 76 ncı maddesi uyarınca görevli ihtisas mahkemesinde dava açmıştır.

Mahkemece dava konusu Televizyon yarışma programı formatının hukuki niteliği, özel bilgi ve uzmanlık gerektiren belirli uyuşmazlıkların çözümü için kurulmuş Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri itibariyle değerlendirildiğine göre, söz konusu yarışma programı formatının eser niteliğinde olmadığı sonucuna varılsa dahi, uyuşmazlığın çözümünde uygulanacak yasa hükmünün belirlenerek davaya bakılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2011-05-02T17:35:22+00:00 22/12/2010|Categories: FSEK Yargıtay Kararları|Tags: |
Önceki yazıyı okuyun:
BİLİŞİM SİSTEMİ KULLANILMAK SURETİYLE HIRSIZLIK – İNTERNET BANKACILIĞI

Sanığın; firari diğer sanık ile birlikte hareket ederek, daha önceden haksız bir şekilde ele geçirdikleri katılan firmanın internet bankacılık şifresini...

Kapat