Yazılım Eseri – Eser Niteliği – Resen Araştırma K 2007-4345

2016-11-05T22:49:52+00:00 26/01/2011|Categories: FSEK Yargıtay Kararları|Tags: , , , , , |

Son Güncelleme 05.11.2016

T.C. YARGITAY  11. HUKUK DAİRESİ

E. 2005/13114   K. 2007/4345   T. 13.3.2007

TERCİH ROBOTU ( Davacı Vekilinin Yazılım Eserinin İzinsiz Kullanıldığı İddiası/Haksız Rekabet Davası – Yazılımın Eser Olup Olmadığının Resen Araştırılacağı )

YAZILIM ESERİ ( Davacının Tercih Robotu Adlı Eserinin İzinsiz Kullanıldığı İddiası/Haksız Rekabet Davası – Yazılımın Eser Olup Olmadığının Resen Araştırılması Gerektiği )

ESER NİTELİĞİ ( İltibasa Dayalı Haksız Rekabet Davası – Bilgisayar Yazılımının Eser Olup Olmadığının Resen Araştırılacağı )

RESEN ARAŞTIRMA ( İltibasa Dayalı Haksız Rekabet Davası – Bilgisayar Yazılımının Eser Olup Olmadığının Resen Araştırılması Gerektiği )

ÖZET : Davacı vekili, üniversite adaylarının tercihlerine yardımcı olacak bir yazılım eseri meydana getirdiğini, bu esere de TERCİH ROBOTU adı verilerek, tescil edildiğini, davacı adına tescilli yazılım eserinin davalı tarafa ait internet sitesinde, müvekkilinin izni olmadan kullanıldığını, müvekkiline ait eserin, FSEK kapsamında korunmaya değer bir eser olduğunu, bu yayın nedeniyle müvekkili şirketin `yazılım eseri` nedeniyle elde edebileceği geliri elde edemediğini ileri sürerek, zararın davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Eser adının iltibasa meydan verecek surette ve haksız olarak diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanıldığı iddiasına dayalı haksız rekabete dayalı tazminat davasında, davacıya ait yazılımın eser olup olmadığının mahkemece re’sen araştırılması gerekir.

DAVA : Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2005 tarih ve 2004/787-2005/156 sayılı kararın Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.03.2007 gününde davalı avukatı M.Rasim Kuseyri gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin büyük emekler ve paralar harcayarak, üniversite adaylarının tercihlerine yardımcı olacak bir yazılım eseri meydana getirdiğini, bu esere de TERCİH ROBOTU adı verilerek, bu adın 02.05.2000 tarihinde marka olarak tescil edildiğini, davacı adına tescilli yazılım eserinin davalı tarafa ait internet sitesinde, müvekkilinin izni olmadan kullanıldığını, müvekkiline ait eserin, 5846 sayılı FSEK kapsamında korunmaya değer bir eser olduğunu, bu yayın nedeniyle müvekkili şirketin `yazılım eseri` nedeniyle elde edebileceği geliri elde edemediğini ileri sürerek, şimdilik yoksun kalınan gelirden oluşan zararın FSEK.nun 68. maddesi uyarınca üç katı olan 6.000.000.000 TL maddi, 5.000.000.000 TL manevi tazminatın 29.07.2004 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, FSEK.nun 67 ve 68. maddeleri uyarınca hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafın delil listesinde belirtilen 17.11.1999 sözleşmeye göre, eserin asıl sahibinin yazılımı meydana getiren Akarlar Bilgi Sistemleri Danışmanlık ve Reklamcılık Dış Tic Ltd Şti olduğunu, davacı tarafın eser sahibi olmadığını ve aktif husumet ehliyeti olmadığını, söz konusu programla aynı amaca yönelik, aynı işlevi gören bir çok yazılım programının piyasada kullanıldığını, müvekkilince kullanılan yazılım programının tamamen farklı olduğunu davacının iddia ettiği programın müvekkilince tamamen özgün olarak meydana getirildiğini ve Òeb sayfasında ziyaretçilerin hizmetine sunduğunu ve müvekkilinin ticari bir ürün olarak pazarlamadığını, programlar arasındaki tek ortak yönün, program adlarındaki `Tercih Robotu` ibaresi olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı tarafın 17.02.2005 tarihli oturumda davalarını `FSEK hükümlerine, başka bir değişle yazılımın izinsiz kullanılmasına` dayandırıldığını açıklayarak, imzası ile beyanını tasdik ettiği, 4110 sayılı Yasa ile her biçim altında ifade edilen bilgisayar programları ve bunların hazırlık tasarımları, ilim ve edebiyat eserleri arasında sayılarak koruma altına alındığı, bir bilgisayar programının her hangi bir öğesine temel oluşturan düşünce ve ilkelerin eser sayılmadığı, başka bir değişle öğrencilerin tercihlerini kolaylıkla yapabilmelerini, üniversitelerin tanıtımını sağlamak, başarı oranlarını, taban puanlarını, öğrenci sayısını belirtmek amacıyla her hangi bir yazılımın gerçekleştirilmesi fikrinin `eser` olarak kabul edilemeyeceği için, ancak davacı yazılımının kopyalanması halinde eserden kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği sonucuna varılabileceği, zira yazılımın mutlaka eser sahibinin hususiyetini taşıması gerektiği ve bu düzeyde şekillenmiş olması gerektiği, yalnızca tescilli markanın kullanılmasının, eserden izinsiz olarak faydalanma anlamına gelmediği, yazılımlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasını istemeyen davacının, yazılımın eser, kendisinin de eser sahibi olduğu, davalının ise kendi eserini kopyalayarak izinsiz olarak kullandığını ve mali haklarının ihlal edildiğini ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

HUMK.nun 74. maddesi uyarınca hukuki sebebin tayini hakime aittir.

Davacı vekili yargılama sırasında, davalıya ait yazılımın kodlarının kendi yazılımının kopyası olup olmadığının bir önemi bulunmadığını, talebinin; eser adının haksız bir şekilde ve izinsiz olarak kullanılması nedeniyle uğranılan zararın tazminine yönelik olduğunu, bu nedenle de taraf yazılımlarının karşılaştırılması için bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığını belirtmiştir. Davalı vekili de, kendilerine ait bilgisayar programında farklı bir yazılımın kullanıldığını ve dava konusu `Tercih Robotu` adının umuma ait ve ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğunu savunmuştur.

Tarafların yukarıda açıklanan iddia ve savunmaları itibariyle, davacının iddiası; `Tercih Robotu` ibaresinin haksız bir şekilde davalıya ait yazılımın adı olarak kullanılması suretiyle FSEK.nun 83. maddesine göre yaratılan haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkindir.

FSEK.nun 83. maddesine göre, eser adının iltibasa meydan verecek surette ve haksız olarak diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanıldığı iddiasına dayalı haksız rekabete dayalı tazminat davasında, davacı tarafça davalıya ait yazılımın kopya olduğu veya bağımsız bir eser niteliği taşımadığı yönünde bir talep de ileri sürülmediğine göre, tarafların bilgisayar program kodlarının aynı olup olmadıklarının karşılaştırması için bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu değildir. Ancak, böyle bir iddianın dinlenebilmesi için de davacıya ait yazılımın eser olup olmadığının mahkemece re’sen araştırılması gerekir.

Davacı vekili, yargılama sırasında kendi bilgisayar programının yazılım kodlarını mahkemeye sunmuştur.

Bu durumda, davacıya ait bilgisayar programının FSEK.nun 1/B ve 2/1. maddeleri kapsamında ilim ve edebiyat eseri olup olmadığı hususu, davacının tercihine bırakılmaksızın, mahkemece re’sen yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile belirlenerek; davacı yazılımı eser vasfında ise uyuşmazlığın FSEK.nun 83. maddesi çerçevesinde değerlendirilip bir çözüme kavuşturulması gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu iddianın kanıtlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Online İtibar – Çözüm Yolları

Gazeteler artık internetten okunuyor. Birisine kredi verirken, işe alırken, kız verirken ya da meraktan işte adını Google “gerçek zamanlı” arıyoruz....

Kapat