2016-11-05T22:49:49+00:00 26/08/2012|Categories: Diğer, Genel Hukuk|Tags: , |

Son Güncelleme 05.11.2016

YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ E. 2010/8998 K. 2010/11838 T. 5.10.2010

KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ ( Tapu İptali ve Tescil – Zilyetliğe Dayanan Kişilerin Zilyetliklerinin Malik Sıfatıyla Olmadığı ve Kazandırıcı Zamanaşımı Zilyetliği İle Taşınmaz Edinme Koşullarının Zilyetler Yararına Oluşmadığı )

TAPU İPTALİ VE TESCİL ( Zilyetliğe Dayanan Kişilerin Zilyetliklerinin Malik Sıfatıyla Olmadığı ve Kazandırıcı Zamanaşımı Zilyetliği İle Taşınmaz Edinme Koşullarının Zilyetler Yararına Oluşmadığı )

ZİLYETLİK ( Tapu İptali ve Tescil – Çiftlik Sahipleri Adına Yönetip ve Onlar Adına Kullandığı Konusunda Belge Bulunduğu/Bu Durumda Zilyetlerinin Malik Sıfatıyla Olmadığının Kabulü Gereği )

ÖZET : Dava, kadastro tespitinden doğan tapu iptali ve tescil istemidir. Tapu kaydının uygulanması yetersiz ise de, dava konusu taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının sonuca etkili olmadığı; çünkü, adlarına tescil kararı verilen zilyetlerin ve miras bırakanlarının resmi belge niteliğindeki birçok evrakda imzalı beyanları ve miras bırakanlarının çiftlik kahyası olması nedeniyle araziyi çiftlik sahipleri adına yönetip ve onlar adına kullandığı konusunda belge bulunmaktadır. Bu durumda zilyetlerinin malik sıfatıyla olmadığının kabulü zorunludur.

Çiftlik tapu sahiplerinin dayandıkları ve bir çoğu … dosyanın karara bağlanmasından sonra bulunup ibraz edilen ve birbirini doğrulayıp tamamlayan yazılı ve aksi kanıtlanamayan belgeler ile tanık beyanları karşısında, aynı köyde bulunan başka taşınmazlarla ilgili davalarda, çiftlik tapu malikleri ile davacı yada davalı konumunda olduğu anlaşılan tanıklarının soyut içerikli beyanlarına değer verilemez.

O halde; dava konusu taşınmazın yukarıda anlatılan niteliği, zilyetliğe dayanan kişilerin zilyetliklerinin malik sıfatıyla olmadığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının zilyetler yararına oluşmadığı gözönünde bulundurularak çiftlik tapu sahiplerinin davalarının kabulüne karar verilmesi gerekir.

KARAR : Kadastro sırasında davaya konu Hisarönü Köyü 120 parsel sayılı 8120 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Hisarönü Çiftliğine ait Mart 1290 ( Safer 1291 ) tarih D.9 V.18. ve Ağustos 1326 ( 1910 ) tarih 3 ve Eylül 1340 tarih 4 nolu sicilden gelen ve tesisinde 4000 dönüm ( 367 Hektar 7210 m2 ) yüzölçümlü tapudan 3.540.000 m2 olarak ifraz edilen Temmuz 1969 tarih 64 nolu tapu kaydı ve yine tapu malikleri adına kayıtlı Hisarönü Köyü 41 hektar 35 ar yüzölçümlü 1936 tarih 216 nolu vergi kaydı kapsamında kaldığı belirtilerek tapu ve vergi kaydı maliki olan davacılar adına payları oranında 1970 yılında tespit edilmiş, Musa T. ‘ın oğlu Bekir’in eşi A. T. ile Musa oğlu Ali Nihat T.’ın bu taşınmazın miras bırakanları Musa’dan kaldığını, taşınmaza tapu maliklerinin zilyet olmadığını kendilerinin kullandığını, bu nedenle tapunun hukuki değerini yitirdiğini, bu parselin iki parça halinde bir parçasının A., bir parçasının da Ali Nihat T. tarafından kullanıldığını, bu şekilde ifraz edilerek ayrı parsel numaralarıyla adlarına tescilini isteyerek tespit tutanağına itiraz etmişlerdir. Komisyonca taşınmazın A. ve Ali Nihat tarafından iki parçaya bölünmesinin kadastro tesbitinden sonra olması nedeniyle geçersiz olduğunu, parsele halen ve filen Musa eşi Osman kızı A. T. zilyet olduğundan belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle A. T. adına tespitine karar verilmiştir.

Davacı ve ilk tespit malikleri F. O. ve arkadaşları dava konusu taşınmazın, Marmaris Hisarönü, Ergöz ve Gelibolu-Sögüt isimli, Eylül 1340 tarih 4-3 ve 5 nolu sicilden gelen 3 adet çiftlik arazisine ait tapu kayıtları kapsamı içerisinde kaldığını, bu üç çiftlik tapularının dış hudutlarının Çilecik Gediği, Taşbükü İskelesi, Kocaalan, Balandağı, Gökbel, Mezar Gediği, Karadağ, Löngöz Çiftliği, İnbükü Başındaki Dikili Taş, Kırvasil Çiftliği ve Gölenya Beli olduğunu ve bu hudutların askeri haritalarda yer aldığını, davalı veya mirasbırakanlarının 1962 yılına kadar % 25 hâsılat kirası vererek fer’i zilyet sıfatıyla tarım arazisi olarak kullandıklarını, ancak hukuk dışı eylemlerle taşınmaza sahiplenmeye çalıştıklarını, geldi kayıtlarında icareteynli vakıf olduğu yazılı olan tapu kaydının 1961 yılında taviz bedeli de ödenmek sureti ile vakıfla ilişiğinin kesildiğini, bu tür vakıfların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını, kadastro çalışmaları sırasında bilirkişilerin gerçekleri sakladıklarını, sabit sınırlı olmaları nedeniyle miktarına değil sınırlarına itibar edilmesi gereken tapu kayıtlarının kapsamındaki ormanların, 4785 Sayılı Yasa gereğince devletleştirilmesinden dolayı devletleştirilen ormanların bedellerinin ödenmesi için Marmaris Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın halen devam ettiğini, ileri sürerek komisyon kararının iptali ile taşınmazların tapu ve vergi kaydı malikleri adına payları oranında tescili istemiyle dava açmışlardır.

Musa T. mirasçılarından olan Muazzez A. ve arkadaşları davaya konu taşınmazın davalı ile ortak miras bırakanları olan Bekir oğlu Musa T.’a ait iken onun 1955 yılında ölümü ile mirasçılarına kaldığını ve mirasının paylaşılmadığını ileri sürerek, davaya konu taşınmazın Musa T. mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle, Ali ve Hamza Y., davacı Ayten A. Ş.’nin murisleri Bedriye, Müfide ve Mehmet Münir Ş.nin, dava konusu taşınmazları dava dışı Mustafa Aktaş’a satış vaadi ile devrettiklerini, kendilerinin de bu kişinin de 1991 ila 1994 yılları arasında düzenlenen sözleşmelerle satışının vaat edildiğini belirterek Ayten A. Ş.’ye ait payın 1/2’sinin adlarına tescili istemiyle, G… Turizm Yatırımları ve İşletmeleri A.Ş. ise N. Mümtaz Ş. ve arkadaşlarının dayandıkları tapu kaydından pay satın aldığını belirterek, satın aldığı payın adına tescili istemiyle, G… Değerler A.Ş. davaya konu taşınmazı 1993 yılında satış vaadi sözleşmesi ile satın aldıklarını belirterek adlarına tescili istemiyle, diğer kişiler ise kadastro tespit tarihinden sonra taşınmazı satın aldıklarını bildirerek adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır.

Davalı A. T., tapu maliklerinin taşınmaza zilyet olmadığı gibi davacıların dayandıkları tapu kaydının hukuken de geçerli olmadığını, kayınpederi Musa T.’ın ve daha sonrada kocası Bekir T.’ın zilyet olduğunu, paylaşım sonucu kendisine düştüğünü, bu nedenle davanın reddini istemiştir.

 

a ) Sözü edilen bu raporlara dayanılarak kadastro mahkemesinin 05.04.2001 gün 1996/11-16 sayılı kararında, Prof. Dr. İsmet Sungurbey, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, Prof. Dr. Necla Giritlioğlu tarafından “Osmanlı Arşivi ve diğer arşivleri inceleyerek rapor verme mükellefiyetlerinin bulunmadığı”nı belirterek düzenledikleri rapor ve ek raporda, Vakıf senedinde arazinin miri arazi olarak tarif edildiğini bildirdikleri, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve diğer özel bilirkişiler miri arazi olduğunu kabul etmemekte ise de, Sungurbey-Hatemi-Giritlioğlu’dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan raporuna değer verildiği ve “Hisarönü Köyü 74 sayılı parselin Hisarönü Çiftliğine ait tapu kaydında yazılı sınırların birleştirilmesiyle meydana gelen geometrik şeklin içinde ve dolayısıyle tapu kaydı kapsamında kaldığı, ancak 1290 tarihli tapu kayıt maliki Hacı Fevzi Efendinin 1301 ( 1885 ) yılında öldüğü ve çocukları Şevket ile Habibe Hanım arasında 1301 yılında paylaşım yapıldığı halde, tapuda intikal ve tescil işleminin 25 yıl sonra 1326 ( 1910 ) yılında yapılması nedeniyle, davalı Ali Çetin’in zilyetliği karşısında tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği” gerekçesiyle, davalı Ali Çetin adına tescile karar verilmiş ve kararın tapu maliklerinin temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 11.12.2001 gün 2001/8221-9432 sayılı kararı ile ve Mihrişah Valide Sultan Vakfının niteliği tartışılmadan özetle “… çekişmeli 74 sayılı parselin kültür arazisi olduğu ve bilirkişi raporlarına göre tapu kaydına belirlenen geometrik alan içinde ve dolayısıyle tapu kaydının yüzölçümüyle kapsamında kalmakta ise de, tapu kaydı maliki Hacı Fevzi’nin 1301 tarihinde ölümünden sonra 1326 yılına kadar tapu kaydının intikal ettirilmemesi, bu süre içinde devam eden zilyetlik nedeniyle davalı taraf yararına edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemde Arazi Kanunnamesi yürürlükte bulunduğundan, Medeni Kanunun 1926 yılında yürürlüğünden önce zilyetliğe dayanan davalı tarafın, davacıların tapulu ( arazisi ) üzerinde 10 yılı aşkın süre ile malik sıfatıyla zilyetliği karşısında, Arazi Kanunnamesinin 20. Maddesi gereğince tapu kaydı zilyet yararına hukuksal değerini kaybettiği, Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/333-51 sayılı kararı ile temyize konu davadaki hukuksal sebeplerin farklı olması nedeniyle, kesin hüküm bulunmadığı, bu gerekçelerle sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına” oy çokluğuyla karar verilmiş, davacı tapu maliklerinin karar düzeltme istemi 19.04.2002 gün 2002/2245-2943 sayılı kararı ile ve yine oyçokluğuyla ret edilip kesinleşmiştir.

b ) Yine aynı raporlara dayanılarak Kadastro Mahkemesinin 30.05.2002 gün 1974/9-30 sayılı kararı ile “Çamlı ( Gelibolu ) Köyü 804 sayılı parselin Gelibolu Çiftliği tapu kaydı kapsamında kaldığı, ancak davalı Durmuş Turgut mirasçılarının Medeni Kanunun yürürlüğünden önce 10 yılı aşkın süre malik sıfıtayla zilyetlikleri karşısında Arazi Kanunnamesinin 20. Maddesi gereğince tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, tapu maliklerinin temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 30.09.2003 gün 2002/4585-2674 sayılı kararı ile “… Arazi Kanunnamesinin Medeni Yasanın yürürlüğe girdiği 1926 yılından itibaren yürürlükten kalktığı, Mihrişah Sultan Vakfının sahih bir vakıf olduğu ve çiftlik tapu kaydının hukuki değerini koruduğu, nizalı parselin de çiftlik tapu kaydı sınırları içinde kaldığı anlaşıldığından çiftlik ve tapu sahiplerinin nizalı parsel hakkındaki davasının kabulüne karar verilmesi gerektiğine” işaret edilerek, mahkeme kararı oybirliği ile ve kesin olarak bozulmuş, davalı tarafın karar düzeltme isteği üzerine, aynı Dairenin 12.04.2004 gün 2002/320-1411 sayılı kararı ile ve özetle: “7. Hukuk Dairesinin 11.12.2001 gün 2001/8221-9432 sayılı kararı ile onanan Hisarönü Köyü 74 sayılı parsele ait kadastro mahkemesinin 05.04.2001 gün 1996/11-16 sayılı kararının dayanağı harita mühendislerinin 20.02.2001 tarihli raporları ve ekinde düzenlenen geomatrik şekli ile davacıların dayandığı tapu kaydına bir sınır çizildiği, bu sınırlar içerisinde bulunan kadim kültür ( çiftlik ) arazilerinin tapu kaydı kapsamında, ancak bu sınırlar içinde bulunduğu halde kimsenin tasarrufunda bulunmayan arazilerin ise tapu kapsamı dışında kalacağı, tapu kapsamı içinde kalan kültür arazileri bakımından Medeni Kanunun yürürlüğünden önce 10 yıldan fazla süre ile malik sıfıtayla zilyet olan kişiler yararına Arazi Kanunnamesinin 20. Maddesi hükmü uyarınca tapu kaydının hukuki değerini yitireceği ve zilyedin tapu olabileceği, zilyet yararına kısmen hukuki kıymetini yitiren tapu kaydının tamamının geçersizliğinden söz edilemeyeceği, her bir zilyet bakımından Dairenin onama kararında öngörülen şekilde Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 1926 yılından önceki 10 yıllık dönemde Arazi Kanunnamesinin 20. Maddesinde belirtilen koşullarda davalı tarafın zilyetliğinin bulunup bulunmadığının araştırılmasının zorunlu olduğu, somut olayda davalı tarafın zilyetliğini bildiren tanıkların beyanlarının hüküm vermeye yeterli olmadığı, tanıklar yeniden ayrıntılı olarak dinlenip, sonucuna göre karar verilmesi” gerekçesiyle davalı tarafın karar düzeltme isteği kabul edilmiş ve mahkeme hükmünü oy çokluğu ile bozulmuş, ancak bu parsel hakkındaki kararın sonradan kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamından anlaşılamamıştır.

c ) Çamlı ( Gelibolu ) Köyü 412 sayılı parsele ilişkin kadasro mahkemesinin 22.03.2001 gün 1977/61-9 sayılı kararı ile “Çiftlik sahipleri tarafından Muğla Valiliğine hibe edilmesi nedeniyle çiftlik tapusundan ifraz edilip, Muğla Valiliği adına Ocak 1946 tarihinde tescil edilen tapunun sınırları ve yüzölçümü içinde kalan 412 sayılı parsel bölümünün valilik, miktar fazlası olan bölümün de çiftlik tapu kaydı sınırları içinde kalması nedeniyle çiftlik ve tapu malikleri adına tesciline karar verilmiş ve çiftlik tapusunun geçerli bir tapu olduğunu kabul eden mahkeme kararı 7. Hukuk Dairesinin 20.09.2002 gün 2002/1795-4523 sayılı kararı ile onanmıştır.

d ) Hisarönü Köyü 135 sayılı parsele ilişkin kadastro mahkemesinin 14.05.2004 gün 1978/25 sayılı kararı ile Mihrişah Valide Sultan Vakfının niteliği tartışılmadan ve özetle “Dava konusu 135 sayılı parsel, Çiftlik tapu kaydı sınırları içinde kalıyorsa da, Medeni Kanun yürürlüğünden önce 10 yıl süre ile davalı kişinin malik sıfatıyla zilyet olması nedeniyle hukuki değerini yitirdiği” gerekçesiyle tapu maliklerinin davası red edilmiş ve 16. Hukuk Dairesinin

14.07.2006 gün 2005/13672-5541 sayılı kararı ile ve vakfın niteliği tartışılmadan özetle: “Davalı tarafın zilyetliği, Medeni Kanunun yürürlüğünden önce 10 yıl süre ile ve malik sıfatıyla devam ettiği gibi, aynı şekilde tespit gününe kadar da sürdürüldüğü ve tapu kaydının yasal değerini yitirdiği” gerekçesiyle onanmıştır.

e ) 668 sayılı parsel hakkında “tapu kaydının davalı zilyetliği karşısında yasal değerini yitirdiği” gerekçesiyle zilyet adına tescile ilişkin kadastro mahkemesinin 08.05.2003 gün 1991/360-231 sayılı kararı, tapu maliki davacıların temyizi üzerine 16. Hukuk Dairesinin 14.07.2006 gün 2005/13657-5526 sayılı kararı ile vakfın niteliği tartışılmadan ve özetle: “parsel üzerinde davalı kişinin zilyetliği kanıtlanamadığından, çiftlik tapu kayıtlarının yöntemine uygun olarak uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

f ) Çamlı ( Gelibolu ) Köyü 713 sayılı parsel tapu malikleri ile Çamlı Köyü Tüzelkişiliği arasında davaya konu olmuş, 713 sayılı parselin 1944 yılında köy okulu yapımı için çiftlik tapu kaydından kamulaştırıldığı gerekçesiyle tapu sahiplerinin davası kadastro mahkemesinin 12.04.1976 gün 1974/16-9 sayılı kararı ile ret edilmiş, 7. Hukuk Dairesinin 24.06.1977 gün 1976/8769-7342 sayılı kararı ile “çiftlik tapu kaydının yöntemince uygulanması” belirtilerek bozulmuş, mahkemenin direnme kararı H.G.K.’nun 30.03.1979 gün 1978/7-38-355 sayılı kararı ile özel daire kararındaki gerekçelerle bozulmuş ve yapılan yargılama sonunda, mahkemenin 26.10.2000 gün 1979/139-41 sayılı kararı ile “1944 yılında Eylül 1340 tarih 5 sayılı ( gittisi Şubat 1962 tarih 1 nolu ) Gelibolu Çiftliği tapusundan 21 dönüm yer köy okulu yapımı amacıyla kamulaştırılmışsa da, bunun 15.5 dönümlük bölümü ile ilgili kamulaştırmadan vazgeçilip, 02.10.1949 tarihli tutanakla çiftlik sahiplerine iade edildiğinden, Çamlı Köyü 713 sayılı parselin kamulaştırma krokisi kapsamında kalan 5500 m2’lik bölümünün köy tüzelkişiliği, kamulaştırma dışında kalan bölümün de çiftlik tapu malikleri adına tesciline karar verilmiş ve bu karar 15.12.2000 tarihinde kesinleşmiştir. Kamulaştırılmasından vazgeçilen 15.5 dönüm tarlanın 77 Lira 50 Kuruş kamulaştırma bedeli 18.07.1949 tarihli tutanakla Gelibolu muhtarı Mustafa Ö. ve ihtiyar heyeti üyelerine çiftlik sahipleri adına Hüseyin Gürgün tarafından geri verilmiştir.

g ) Çamlı Köyü 468 ve 469 sayılı parseller yukarıda ( f ) bendinde yazılı olduğu gibi Ş. Ailesi ve köy tüzelkişiliği arasında görülen davaya konu edilmiş ve kadastro mahkemesinin 24.11.1975 gün 1974/5-49 sayılı kararı ile çiftlik tapusundan ifrazen kamulaştırılan 10.000 m2 bölüm davalı köy tüzelkişiliği, fazlası da çiftlik tapu malikleri adına tescile karar verilmiş, köy tüzelkişiliğinin temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 26.01.1977 gün ve 1976/4217-424 sayılı kararı ile “Dava konusu 468-469 sayılı parseller davacılar adına tapuda kayıtlı iken davalı köy bir hektarlık bölümü istimlak etmiş ve Temmuz 1940 tarih 9 numarada köy adına kayıt tesis edilmiştir. Davacı çiftlik sahipleri, köy tüzelkişiliğinin istimlak ettiği kısım dışında ve Eylül 1340 tarih 5 sayılı tapu kapsamında kalan bölümün kendi adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece istimlak evrak ve haritası uygulanarak, harita içinde kalan bölümün davalı köy tüzelkişiliği, harita dışında ve davacıların tapu kaydı kapsamında bulunan bölümün de davacı çiftlik tapu malikleri adına tesciline karar verilmesinin doğru olduğu” gerekçesiyle mahkeme kararının onanmasına karar vermiştir.

Yukarıda tarih ve numaraları yazılı karardan; Mihrişah Valide Sultan Vakfının niteliği tartışılmadan Yüksek 7. ve 16. Hukuk Dairelerinin, aynı çiftlik tapu kayıtları kapsamında kalıp, Medeni Yasanın 1926 yılında yürürlüğe girdiği tarihten önce 10 yıl süre ile tespit gününe kadar çekişmesiz aralıksız malik gibi sürdürülen zilyetliğe değer vererek, bu tür zilyetlik karşısında, çiftlik tapu kayıtlarının hukuki değerinin kayıp ettiğini kabul edip, zilyetler adına verilen tescil kararının onandığı, anılan biçimde zilyetliğin bulunmaması halinde “çiftlik tapu kayıtlarının geçerli ve yasal olduğunu” kabul edip, “tapu kayıtlarına değer verilmesi gerektiğine” işaret ederek aksi yönde verilen mahkeme kararlarını bozduğu anlaşılmaktadır.

ÇİFTLİK TAPU SAHİPLERİNİN DAYANDIĞI DİĞER DELİLLER

8- Mülkname: 7 Cemaziyelahir 1208 ( 9 Ocak 1794 ) tarihli olan ve aslı İstanbul Sultanahmet’de Kültür Bakanlığı Türk ve İslam Eserleri Müzesi Kütüphanesi yazma Eserler Kataloğunun 8 cilt 2272 numarasında kayıtlı olduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim elemanı Zekai Mete tarafından düzenlenen 8 sayfalık raporda bildirilmektedir. Bu rapor ve eklerinde Menteşe Sancağı eski mütesellimi Hacı Ebubekir Ağaya ait olan bu çiftliklerin, Hacı Ebu Bekir’in öldürülmesiyle Devlet Hazinesine katılarak Darphane tarafından idare edilmekte iken, Ebubekir Ağanın bütün muhallefat ve emlakının Valide Sultan’a temlik edilmesi ve bunu belgeleyen mülknamenin verilmesinin Darphane Nazırı olan Yusuf Ağaya bir ilamla bildirilmiş ve padişah tarafından “çiftlikler emlak ve diğer ilaveleriyle birlikte Validem Sultan Hazretlerine ihsanım olmuştur, kendisine mülknamesi verilsin” diye verdiğim ferman üzerine, Baş Muhasebeci kaleminden çıkartılan defter suretine de kaydedilen çiftlik, diğer emlak ve bütün ilaveleri menfaatleri gelirleri ile birlikte Validem Sultanın sahih mülkü ve helal hakkı olmuştur. Mülkine aldığı bu yerleri ister sadaka olarak versin, isterse satsın veya değiştirsin, dilerse hibe veya tescil ( vakıf ) etsin … 7.C.Ahir.1208 ( 9 Ocak 1794 )” fermanı ile Mihrişah Valide Sultan’a sahih mülk arazisi olarak verilmiştir. Zekai Metenin raporuna göre 1205 ve 1207 ve son olarak 1208 ( 1794 ) tarihinde çiftlik, tarla, bağ, bahçe, dükkan, han, hamam, değirmen vs.nın Mihrişah Valide Sultan’a 1208 yılında mülkname ile mülk olarak verilmesinden sonra, Mihrişah Valide Sultan Vakfına ait vakfiye ( vakıf senedi ) 1209 ( 1795 ) tarihinde düzenlenmiştir.

9- Mihrişah Valide Sultan Vakfına ait Hisarönü Ergöz, Gelibolu Söğüt Çiftliklerinin kiraya verilmesi için düzenlenen ve aslı İstanbul Tapu ve Kadastro Bölge Müdürlüğü Arşivinde bulunan ve Daire Başkanı Sadi Bayram Şube Müdürü Tahsin Türker ve uzman Adnan Tüzen tarafından 25.11.1999 tarihinde yeni harflere çevrilen 1263 ( 1847 ) tarihli 477 Nolu Temessük Defterinin 157 sayfasında yazılı TEMESSÜK KAYDINDA “… Çiftliklerin derununda ( içinde ) bulunan hayvanat, hububat ve mezruat ve müştemilat-ı sairesi ile birlikte, padişah fermanı mucibince bu çiftliklerin senesi 25.000 kuruş icare-i muccele ve 20.000 kuruş muccele ile 1263 ( 1847 ) yılı Mart ayından itibaren Hasip Paşaya icar olunduğu” Temessük defterine 15. Ramazan 1263 ( 1847 ) tarihinde vakıf mütevellisi Mehmet Ragıp tarafından yazılmıştır. Hasip Paşa tarafından çiftliklerin 1/3 payının tasarrufu 29. Ramazan 1264 tarihinde Rifat Paşaya devrildiğine dair temessük defterine yazılarak Rıfat Paşaya temessük kaydı verilmiştir.

Rıfat Paşa yedindeki temesük’ü kaybettiğinden 15. Ramazan 1265 tarihinde yeni temessük verildiği, temessük defterine yazılmıştır.

“Hasip Paşa, çiftliklerdeki 1/3 payını Osman oğlu Mustafa Fevzi Efendiye, 1/3 payını Ömer oğlu Kadı Süleyman Efendiye devir ettiğini ifade ve beyan ettiği temessük defterine yazılarak 25. Muharrem 1280 ( 1864 ) tarihinde bu kişilere temessük kayıtları verilmiştir.

10- Mart 1290 ( Safer 1291 ) ( 1874 ) tarih D.9.V.18.19.20 numaralı tapu kayıtlarının iktisap hanesi ve 1263 ( 1847 ) tarihli Temessük Defterine de yazılı olduğu gibi, Menteşe sancağı Mihrişah Valide Sultan Vakfına ait senelik icar-ı mucelelisi 25.000 kuruş olan çiftliklerdeki Rıfat Paşa mirasçıları ile Kadı Süleyman Efendi paylarının Hacı Feni Efendiye devir edildiği ve icar-ı müecelerinin Hacı Fevzi Efendi tarafından ödeneceği yazılarak Hacı Fevzi Efendi adına tescil edilmiştir.

11- Vakfıye ve temessük kayıtlarının Safer 1291 ( 1874 ) tarihinde tapuya devir edilip, aynı yıl tapuya tescil edilmesinden 6 yıl sonra verilen Danıştay ( Şura-yı Devlet )’in 28 Safer 1297 ( 1881 ) sayılı mazbatasında kararında “Hisarönü, Ergöz ve Gelibolu Çiftliklerindeki birçok tarla ve bahçe ve koru, tilal ve cibal ve demirbaş hayvanat ve zehari havi çiftlikler ile bir takım akarat-ı saire Valide Sultanın ba-mülkname-i humayun mülk-i sarihi olduğu halde ber-nehe-i şer-i şerif Vakf ve habs edilip, Canib-i Vakf-ı Şeriflerinden dilerse beher sene ba-yed-i mütevelli icare-i Vahide ( tek kiralı ) ile talibine icar ve dilerse Canib-i Vakfdan icareteyn ( çift kiralı ) ile talibine icar oluna deyu şart ve tayin eylediği … bu çiftlikler dahilindeki bu araziyi çiftlik mutasarruflarından kiralayan şahıslara her nasılsa verilmiş bulunan tapu senetlerinin iptal edilmesine” karar verilmiş, yine Danıştay’ın 1314 ( 1898 ) tarih 338/2840 sayılı başka bir kararında, daha önce verilen yukarıda yazılan 1297 ( 1881 ) tarihli karardan söz edildikten sonra “bu çiftliklerin mülkname ile verildiği ve sonra vakfedildiği, icareteyn ( çift kiralı ) usulü ile tasarruf edildiği” belirtilerek vakfın mülk araziden tahsis edilen icareteynli vakıf olduğu kabul edilmiştir.

12- Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Nezaret sonrası Evkaf Defteri Tasnifi 26383 – 26708 – 28391 – 28463 – 28537 – 28955 – 29159 – 29199 – 29406 – 30380 defter numarasına kayıtlı ödeme makbuzlarıyla, Hacı Fevzi Efendi oğlu Şevket ve kızı Habibe tarafından 1302 – 1303 – 1311- 1312 – 1313- 1314 – 1315- 1316 – 1317 – 1318 – 1319 – 1320 – 1322 – 1323 ( 1886 ila 1907 ) yıllarında “icar-ı müeccele” bedelleri Evkaf İdaresine ödedikleri anlaşılmaktadır.

13- Aslı Ankara Milli Kütüphanede bulunan, Muğla Bölgesi şer’i mahkeme tutanak örneklerinde çiftlik sahibi Habibe Hanım vekili Av. Ethem aracılığıyla 05.07.1305 ( 1889 ) tarihinde Marmaris Şer’i mahkemesinde açtığı davada, “Habibe Hanımın, bi-L İcareteyn mutasarruf olduğu Hisarönü Çiftliğindeki arazilere bazı köylülerin fuzulü müdahale ettiklerini ve tapu katibi tarafından Koçan ( tapu ) verilmesini istihbar eylediklerinden, bu kişilerin müdahalelerinin meniyle, tapu koçanı verilmemesinin teminini” istemiştir. 1308 -1309 yıllarında mahkeme huzurunda dinlenen köylülerden bir kısmı, mahkeme tutanaklarına yazılan imzalı beyanları ile çiftlik arazilerini icar vermek suretiyle kullandıklarını bildirmişlerdir.

14- Orman müfettişi Ahmet Hamit Bey tarafından 11 Eylül 1308 ( 1892 ) tarihinde düzenlenen raporda “yapılan keşiflerde çiftliklerin hudutlarının belirlendiği” açıklandıktan sonra tecavüz olunan arazinin yüzölçümü ile elde edilen hasılatın cinsi ve miktarı hesaplanmış, Orman Bakanlığının 03.08.1309 ( 1893 ) tarihli Encümen kararında bu rapordan alıntı yapılarak “çiftlikler dahilinde ikamet eden kişilerin “ECİR-İ Has” ( Hususi kiracı-süremekçi-yarıcı ) durumunda olduğu açıklandıktan sonra, intikal ve tapu işlemlerinin tapu dairesinde, icareteyn işlemlerinin de Evkaf Nezareti tarafından yürütülmekte olduğu belirtilmiştir.

15- Orman Nezareti ( Bakanlığı )’na 03.06.1314 ( 1898 ) tarihli Encümen mazbatasında, “Hisarönü-Ergöz-Gelibolu Çiftliklerinin sahiplerinin uhdesinde bulunduğu ve hudutlarının icmal-ı Hakani de kayıtlı olan hudutların aslına uygun olduğu yazılmıştır.

16- Dahiliye Nezaretinin ( İçişleri Bakanlığının ) 23 Temmuz 1325 ( 1909 ) tarihli emri üzerine, Meclis İdare Azası, Evkaf Müdürü, Orman Başmüfettişi, Vilayet İdare Meclisi Katibinin katılımıyla kurulan komisyon tarafından düzenlenen 9 Kasım ( T. Sani ) 1325 ( 1909 ) tarihli ( noterden tasdikli örneğine göre 5 sayfadır ) raporda çiftliğin geldi kayıtları ve sınırları ile genel durumu ayrıntılarıyla izah edildikten sonra özetle: “Ağustos 1326 tarihli tapu kayıtları dahilindeki Hisarönü, Ergöz, Gelibolu Çiftliklerinin halen Habibe Hanım’a vekaleten kocası Şerif Efendi tarafından tasarruf edildiği, hudutlarının 1291 tarihli vakıf senedinin hudutlarına uygun olduğu, çiftlik içindeki değirmenin 1210 tarihli vakfiyesinde yazılı olduğu ve çiftliğin müsaderesinden evvelki mutasarrufı Hasan Çavuş tarafından yapıldığı, Orman Baş Müfettişi Ahmet Hamit Bey tarafından düzenlenen çiftlik haritasının uygulandığı” belirtilerek vakfiye ve tapuda yazılı sınırlarının nereler olduğu konuları ile daha bir çok konuların açıklaması yapılmıştır.

17 ) 28 Kasım 1338 ( 1921 ) Menteşe Sancağı Dahilinde Bulunan Hususi Ormanların Cins, Miktar ve sairesini Mübeyyin Defter” başlıklı belgede “Gelibolu-maa Söğüt, Hisarönü ve Örgöz Çiftliklerinin Mutasarrıfının Şerif Efendi zevcesi Habibe hanım olduğu yazılmıştır.

18 ) 18.03.1340 ( 1924 ) tarihli Marmaris Orman Muamelat Memurluğunun keşif raporunda özetle: “Şerif ağa zevcesi Habibe Hanım, Hakanı senetleriyle tasarruf ettiği B-il İcmal ( toplam ) 12.100 Hektar vakıf çiftliklerinin sınırları belirtildikten sonra, bunun 7500 Hektarı ak ve kızılçam ile günlük ağaçlarından oluşan vakıf ormanı 3500 Hektar ağaçsız boş arazi, ( ağaçsız tarım arazisi ) 1000 Hektar Habibe Hanım’ın vakıf arazisi dahilinde diktiği ağaçların meyvesizlerini; orman vasfında olarak, meyvelilerini de, bahçe ve bostan şeklinde kullanıp değerlendirildiği” belirtilmiştir.

19 ) Bilindiği gibi, 2901 Sayılı Yasa gereğince Türkiye genelinde 1936-1937 yıllarında tüm taşınmazların sınırları, malikleri, yüzölçümleri ve nitelikleri belirtilerek vergi defterlerine kayıtları yapılmıştır. Davalılar, miras bırakanları ya da kendileri adına 1936-1937 ve daha sonraki yıllarda herhangi bir vergi kaydı bulunduğunu iddia etmemiş ve böyle bir vergi kaydı ibraz etmemişlerdir. Buna karşın, Hisarönü Köyünde tapu maliki davacılar adına kayıtlı 7.474.950 m2 yüzölçümlü tarla 413.550 m2 yüzölçümlü çiftlik merası 32.000.000 m2 çam ve günlük eşcarı cinsli vergi kaydı vardır. Bu kayıtlarından 1936 tarihli 216 tahrir nolu 41 hektar 3550 m2 yüzölçümlü vergi kaydı Hisarönü Köyü 120 sayılı parsel ile bitişik bir çok parsele revizyon görmüştür. Çamlı Gelibolu Çiftliğine ait 1.430.000 m2 yüzölçümlü 11 adet cinsi tarla olan vergi kaydı ile 340.000.000 m2 yüzölçümlü Günlük ve çam ormanı cinsli vergi kaydı, yine Karaca, Söğüt Köyünde 13 parça tarlaya ait 1.278.130 m2 yüzölçümlü vergi kaydı bulunduğu, Özel İdare Müdürlüğünün gönderdiği kayıt örneklerinden anlaşılmaktadır. Hisarönü Çiftliğine ait 216 nolu vergi kaydının ve dayanılan tapu kaydının 06.07.1970 tarihinde düzenlenen kadastro tespit tutanağında, dava konusu parsele ve bitişik birçok parsele uyduğu kabul edilerek tapu malikleri adına tespitler yapılmıştır. Kişilerin 1936 yılında sahibi ve zilyedi olmadıkları binlerce dönüm araziyi vergi defterine kayıt ettirerek, bu arazilerin yıllarca ( 1937 yılından 1969 yılına kadar ) Devlete vergisini ödemeleri,hayatın olağan akışına, yaşam, akıl ve mantık kurallarına uygun değildir. Vergi kayıtları tapu kayıtları gibi mülkiyet belgesi değilse de, zilyetlik belgesidir ve vergi yazım tarihinde o taşınmaza zilyet olanları gösterdiğinden zilyetliğin karinesidir. Asli zilyetlik konusu takdirinde önem arz etmektedir.

20 ) 28.12.1937 tarihli 17 sayılı istimlak kararıyla Hisarönü Muhtarlığı “köy adına Hisarönü Köyünde tapulu ve tapusuz tarla olmadığından numune zeytin fidanlığı tesis edilmek üzere Muğlalı Şerif oğullarına ait çiftlikten Yeni Pınar mevkiinde 10 Dekarlık yerin dekarı üç liradan olmak üzere 30 lira bedelle köy kanunun 44 numarasının ikinci fıkrasına göre istimlakine” karar verilmiştir.

21 ) 28.12.1937 tarih 17 sayılı istimlak kararına, vereseden Şerif oğlu Celal O.’ın ( Eylül 1340 tarih 4 nolu tapu maliklerinden ) itirazını ikinci derecede inceleyen Kaymakamlık İtiraz Komisyonunun 21.02.1938 tarih 5 sayılı karar ile “Hisarönü Köyü Çiftliğinden istimlak edilen 10 dekarlık yerin sulama kabiliyeli mevcut olup, verimi daha iyi olmasına, eski ve yeni tahrire ( vergi kaydındaki değerine ) göre beher dekara takdir edilen 3 lira istimlak bedeli bununla kabili kıyas görülmeyecek kadar az bulunmasına göre, Yenipınar mevkiinde istimlak kararında hudutları gösterilen 10 dekarlık tarlanın dekarı 7 liradan olmak üzere 70 liraya istimlakına ve kararın muteriz çiftlik sahipleri vekili ve hissedar Celal O. ile Hisarönü Köy Muhtarlığına tebliğine” 21.02.1938 tarihinde karar vermiş ve bu karar “İzmir’de karantinada polis karakolunda tebellüğ ettim, 20.04.1938 Celal O.” şerhi verilerek Celal tarafından imzalanmıştır.

22 ) 29.06.1938 tarihinde Gelibolu-Söğüt Çiftliğinden 40 dönüm ( 36560 m2 )’lik bölüm vakıf taviz bedeli ödenip mülkiyete çevrildikten sonra okaliptüs fidanlığı yapılmak üzere tapu kayıtları üzerinde lehine bakıp gözetme şerhi bulunan Habibe Hanım’ın muvafakatı ile tapu sahipleri tarafından Muğla Valiliğine bağışlanmış ve bu yer çiftlik tapusundan ifraz edilerek Ocak 1946 tarihinde Muğla Valiliği adına tescil edilmiş, yukarıda 7/a bendinde izah edildiği gibi kadastro sırasında Çamlı ( Gelibolu ) Köyü 410-411-412-413-414 sayılı parsellere uygulanmış, bu parsellerden tapu miktar fazlası olan 412 sayılı parselin bir kısmının çiftlik sahipleri adına tesciline dair verilen karar Yargıtay 7. Hukuk Dairesince onanmıştır.

23 ) Gelibolu Kaymakamlığınca örnek tarla amacıyla istimlak edilen 1000 m2 tarla bedeline itiraz edilmesi üzerine Kaymakamlık İstimlak İtiraz Komisyonunun 21.02.1938 gün 4 sayılı kararı ile istimlak bedeli 100 TL olarak belirlenmiş, 06.07.1940 tarihinde 1000 m2’lik örnek tarla için taviz bedeli Vakıflar Müdürlüğünce tahsil edildikten sonra Çamlı ( Gelibolu ) Köyü Köybüğüşü mevkiindeki tarla 24.07.1940 tarihinde Gelibolu Köyü Tüzelkişiliği adına tescil edilmiştir.

24 ) CHP Kütüphanesi 788 Nolu Demirbaş listesinde kayıtlı olan ve 1937 yılında basımı yapıldığı anlaşılan “1936 İl Kongreleri” isimli kitabın 333 sayfasında “Dilekler” bölümünün 4. maddesinde “Köyceğiz ve Marmaris’in bazı köyleri vakıf çiftlikleri içindedir. Bunların toprak sahibi yapılması dileğinde bulunulduğu” yazılıdır. Aslı Devlet Arşivi “Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivinde” bulunduğu anlaşılan ve bu kurumdan sureti gönderilen C.H.P.’nin 1940 yılı kongre zabıtlarının 8. sayfasında Dilekler bölümünün 16. maddesinde aynen “16-Marmaris Kazasına bağlı Gelibolu ve Hisarönü Köylerinin bulunduğu yerler çiftliktir. Çiftçilikle geçinen bu köylerin halkı tamamen topraksızdır. Çiftliğin devletçe istimlakı ile köylüye tevzinin temini” istenmiş ve “Umumi Dilekler meyanına alınması oybirliğiyle kabul edildiği” yazılmıştır.

Yine CHP Muğla İl Kongreleri 1940 tarihli tutanakta 16 nolu dilek ve bu dileğe Sıhhat ve İ.M. Vakfaletinin verdiği cevap Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Cumhuriyet Arşivleri C.4736-60 Noda yeralmaktadır. 1940 yılı kongre dileklerinde 16 nolu dilek bu kitapta 54 nolu dilek olarak, Sıhhat ve İ.M. Vekaletine, kongre zapıtlarına uygun olarak iletildiği ve Bakanlığın da gerekli cevabı verdiği yazılmıştır.

Cumhuriyet Arşivleri Kitabında 1940 yılı kongre tutanaklarının dilekler bölümünün 16. maddesinin ikinci fıkrasında” Marmaris Kazasının Hisarönü ve Gelibolu Köyleri, sahipli çiftlik ormanları içinde oturmakta ve devlet ormanlarından çok uzak mesafede bulunmaktadırlar. Odun, kömür ve kereste ihtiyacı hususi ormanlarda verilmiyor. ….. köy halkının zaruri ihtiyaçlarının yarısının devlet, yarısının çiftlik sahiplerine ait ormanlardan verilmek suretiyle hususi çiftlik ormanlarında kat’iyat edilmesi ( kesilmesi ) için sahiplerine bir mecburiyet tahmil edecek ( yükletilecek ) şekilde, Orman Kanununa bir madde ilavesinin temini” istenmiş ve oybirliği ile kabul edilmiş, CHP 1940 yıl, Kongre ve Dilekler Kitabındaki, bu dileğin aynen 55 nolu dilek olarak Ziraat Vekaletine iletilmiş olduğu ve Ziraat Vekaletinin de, “Orman Kanununda yapılacak değişiklikle ilgili kanun teklifi T.B.M.B.’de müzakere edildiğini, kabulünde dileklerinin nazarı dikkate alınacağının” bildirildiği yazılmıştır.

25 ) 04.11.1941 tarihli yazı ile Marmaris Kaymakamı A. Fuat Yurtdaş imzası ile “Hisarönü Köyünde Çiftlik Kahyası Musa T.’a” başlığı ile gönderilen yazıda “Ofis namına el konan Muğlalı Şerif oğullarına ait mısırların Marmaris’te mutemedimiz Murat Mazıbaşıoğlu’na derhal teslimi, alış fiyatı Marmaris teslimi bir kilo mısır 7 kuruştur. Mısırların tesliminde paranızın mutemedimizden derhal alınması” bildirilmiştir.

26 ) 09.11.1941 tarihinde aynı Kaymakam tarafından “Marmariste Şerif oğlu Bay Celal O.’a” hitaben gönderilen yazıda “Hisarönünde bulunan mısırların kilosunun 7 kuruştan alınmasına karar verilmiştir. Metemedimiz Murat Mazıbaşı, mısırların alınması için Hisarönüne vesait ( araba ) gönderdiği ve Kahyanız Musa T.’a yazıldığı halde vermemiştir. Hemen verilmesi için Kahyanız Musa T.’a işar buyurulması rica edilir.

Geliboludaki mısırlarında miktarının hemen bildirilmesi ve icabında emrimize tesliminin kahyanıza bildirilmesini rica ederim” denmiştir.

27 ) 26.02.1942 tarihli Şerif oğlu Celal O. imzası ile Marmaris Kaymakamlığına gönderilen yazıda “Hisarönü ve Gelibolu Çiftliklerimizin mahsulü olan mısırların Marmariste ofis mutemedi Murat Mazıbaş’a verilmesi hususunda 09.11.1941 tarihli emriniz üzerine, namına 14.11.1941 tarihinde Hisarönü Çiftlik Kahyası Musa T. ( 8275 ) kilo ve 02.12.1941 tarihinde Gelibolu Çiftlik Kahyası Bekir Eren ( 21.645 ) kilo ki, Ceman ( 30.920 ) kilo mısır Murat Mazıbaş’a teslim edilmiş ve paraları tamamen alınmıştır. Mısırların mutemet Murat tarafından teslim alındığına dair miktarını gösterir izahatın zeylen bildirilmesi hususunda ilgiliye emir verilmesi ve lüzumuna binaen de istidamın tarafıma iadesi” istemiş, bu dilekçenin altı bölümüne “Şerif oğlu Celal O. namına Kahya Musa T. ve Bekir Eren’den 14.11.1941 ve 09.10.1941 tarihlerinde 30 ton 920 kilo mısır alınarak mutemet Murat Mazıbaşı marifetiyle halka tevzi edilmiştir. 26.02.1942” yazılarak kaymakam tarafından imzalanıp mühürlenmiştir. Bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, çiftlik tarlalarını icar ( kira ) vererek kullanan süremekçiler ( kiracılar ) yetiştirdikleri mahsulün % 25’ini çiftlik tapu sahiplerine vermektedir. Kiracıların 1941 yılında yetiştirdiği diğer mahsuller ( arpa, buğday vs. ) hariç sadece mısır mahsulü olarak 120 ton mahsul yetiştirmiş olmalılar ki, bunun % 25’i olan 30 ton mısır, çiftlik sahiplerinin icar bedeli olarak çiftlik sahiplerine vermişler ve çiftlik sahiplerinin bu miktar mısırı resmi evraklarla ofise ( kaymakamlığa ) teslim edip bedelini çiftlik sahiplerine ödemiştir. O tarihteki T. koşulları ve arazide alınacak verim gözönünde bulundurulduğunda, bu miktar mısır mahsulü yetiştiren tarlalara 1941 yılında, çiftlik sahiplerinin malik ve asli zilyet olduğunun kabulü gerekir. Bu ve anlatılan diğer nedenle, çiftliğe dahil olan araziler üzerinde çiftlik sahipleri dışında, başka kişilerin 1926 yılından önce veya sonra 10 yıl ya da daha fazla malik gibi sürdürdükleri zilyetlikden söz edilemez.

28 ) 02.02.1943 tarihinde çiftlik ve tapu sahibi Celal O., Gelibolu Çiftlik Kahyası Bekir Eren’e “çiftlik arazime rençber bulup, nısfiyet üzerine sürdürmeye ve ektirmeye ve rençberlere tohum vermeye ve hasılatlarını rençberler ile tefrik etmeye, hasılatlarını ahiz ve kabza, gerektiğinde rençberler ile akit yapmaya, başkası tarafından tecavüz ve müdahale edildiğinde her türlü dava açmaya …” yetkilerini içerir Muğla Noterliğince 169 Y. nosuyla düzenlenen genel vekaletname vermiştir. Bekir Eren, Çiftlik kahyası sıfatıyla ve bu vekaletnameye dayanarak Marmaris Noterliğinde bir çok köylü ile çiftlik tarlalarını kullanmaları konusunda kira sözleşmesi yapmış, sözleşme süresi bitenlere tarlayı terketmeleri veya yeniden kira sözleşmesi yapmaları için 1943 yılında birçok ihtarname gönderdiği dosyadaki örneklerinden anlaşılmaktadır.

29 ) Karacaköy ( Söğüt ) Köy muhtarlığının 26.04.1944 tarih 9 nolu karar ile, Karacaköy Muhtarlığı okul bahçesi olarak kullanılmak amacıyla Gelibolu-Söğüt Çiftlik sahiplerine ait Bayır mevkiindeki tarladan ( 6 ) dönüm yerin istimlakine karar verilmiştir.

30 ) 25.06.1946 tarihli Marmaris Bölgesi İlköğretim Müfettişi Mustafa Salman imzası ile 30.07.1946 tarihinde ilan edilip, çiftlik tapu sahiplerine de tebliğ edildiği yazılı olan ilan tutanağında “Hisarönü Köyü çiftlik tapu kaydındaki bütüne ait hudut dahilinde kalan ve mülkiyeti Muğlalı Şerif oğulları Celal, Mahmut, Kamil, Necip’e ait olan ve bunlara anaları Habibe Hanım tarafından şartla temlik edilen ve Köy Manevi Şahsiyeti ile A. Acar, Mehmet Ö., Mehmet Çetin, Mustafa Evcan, Musa T., Mehmet Özen Mustafa Şimşek’e öteden beri süremek tarlası olarak verilen 8 parça toplam 40 dönüm tarlanın, tapu kaydındaki bütüne ait hudut dahilinden ifrazen 140 lira bedel karşılığında Hisarönü Köyü okulu adına 4274 Sayılı Kanunun 28. maddesi gereğince istimlak edildiği” köy tüzelkişiliğinin kullandığı yerin Mağaza önü mevkiinde ( mağaza denilen yer çiftlik sahiplerine ait depo olup, Hisarönü Köyü 71 nolu parsel olduğu anlaşılmaktadır. ) Mustafa Şimşek’in süremekçi olarak kullandığı tarlanın Kızılbüyüş-Güllece Tarlası, diğer 6 kişinin kullandığı tarlaların da, Kocaova mevkiinde olduğu yazılmış ve istimlak edilen 8 parça tarlanın ismi yazılı bu kişiler tarafından süremekci ( icarlı-kiracı ) sıfatıyla kullanıldığı ilan tutanağı ve kamulaştırma evrakına yazılmıştır. Bu süremekci kişilerden birisi de temyize konu 1978/72 sayılı davada adlarına Hisarönü Köyü 120 sayılı parselin tescil edildiği, kişilerin miras bırakanı Musa T. olduğu anlaşılmaktadır.

 

 

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
FOTOĞRAF, ESER ve TAZMİNAT

FSEK’te fotoğraf eserleri güzel sanat eserleri içerisinde sayılmıştır. Bir fotoğrafın Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu anlamında eser olarak kabul edilebilmesi...

Kapat