YARGITAY 21. HUKUK DAİRESİ E. 2009/10264 K. 2010/10134 T. 19.10.2010

İŞ KAZASI SONUCU MALULİYET ( Maddi Tazminat – Yapılacak İş Öncelikle Davacının İnşaat Demirci Ustası Olduğu ve İnşaat Demirci Ustasının İlgili Meslek Odasından Emsallerinin Ücreti Araştırılarak Gerçek Ücret Belirlenmesi Gerektiği )

MADDİ TAZMİNAT ( İş Kazası Sonucu Malüliyetten Doğan – Davacının İnşaat Demirci Ustası Olduğu ve İnşaat Demirci Ustasının İlgili Meslek Odasından Emsallerinin Ücreti Araştırılarak Gerçek Ücret Belirlenmesi Gerektiği )

ÜCRET ARAŞTIRMASI ( İş Kazası Sonucu Malüliyetten Doğan Tazminat – Maddi İnşaat Demirci Ustasının İlgili Meslek Odasından Emsallerinin Ücreti Araştırılarak Gerçek Ücret Belirlenmesi Gerektiği )

ÖZET : Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yapılacak iş öncelikle davacının inşaat demirci ustası olduğu ve inşaat demirci ustasının ilgili meslek odasından emsallerinin ücreti araştırılarak gerçek ücret belirlendikten sonra tazminatı yeniden hesaplatmak ve kurum tarafından bildirilen hüküm tarihine en yakın peşin sermaye değerini zarardan indirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Davacının maddi zararlarının S.G.K’ca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılandığından ve bu durumun önceden davacı tarafından bilinmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.

DAVA : Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Önal Aydın tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi:

KARAR : 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava davacının iş kazası sonucu maluliyeti nedeniyle uğradığı maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Mahkemece davacının zararlarının Kurumca bağlanan gelirle karşılandığından davanın reddine karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, tazminatın belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Tazminatın saptanmasında ise; zarar ve tazminata doğrudan etkili olan işçinin net geliri, bakiye ömrü, iş görebilirlik çağı, iş görmezlik ve karşılık kusur oranları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan gelirin peşin sermaye değeri gibi tüm verilerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde öncelikle belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır.

Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının maddi zararının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Gerçek ücretin ise; işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.

Somut olayda davacının olay tarihindeki ücreti yeterli şekilde araştırılmamıştır. Gerçekten davacının imzalı işyeri ücret bordrosunda ücretinin 2007 yılı Ocak ayında 7 günlük çalışma süresi karşılığı 133,00 TL olduğu yazılıdır. Davacı tarafından günlük 50,00 TL ücret aldığı iddia edilmiştir. SGK müfettiş raporunda olay günündeki ücretin günlük 19,00 TL. olduğu belirtilmiştir. İ.T.O ise 25.1.2007 tarihinde inşaat demirci ustasının maaş bordrosundaki ücreti alabileceğini bildirmiştir. Bu halde davacının hesaplamaya esas alınan ücretinin asgari ücret olduğu anlaşılmaktadır. Ancak esas ücretin ilgili meslek kuruluşundan araştırılması gerekmektedir. Gerçekten davacının inşaat demirci ustası olduğu gerek işveren beyanından gerekse dosyadaki diğer belgelerden anlaşıldığı gibi, demir ustasının asgari ücretle çalışmayacağı hayatın bilinen gerçeğidir. Bu bakımdan İ.T.O’nun bildirdiği cevapla yetinilerek bilirkişi tarafından hesaplamaya esas ücretin asgari ücret olarak kabulü doğru değildir.

Yapılacak iş öncelikle davacının inşaat demirci ustası olduğu ve inşaat demirci ustasının ilgili meslek odasından emsallerinin ücreti araştırılarak gerçek ücret belirlendikten sonra tazminatı yeniden hesaplatmak ve kurum tarafından bildirilen hüküm tarihine en yakın peşin sermaye değerini zarardan indirmek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Kabule göre de; davacının maddi zararlarının S.G.K’ca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılandığından ve bu durumun önceden davacı tarafından bilinmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.10.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

 

2011-08-11T12:26:12+00:00 11/08/2011|Categories: İş Hukuku|Tags: , , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
İŞ KAZASI DURUMUNDA GENEL OLARAK SAĞLANAN HAKLAR

  5510 Sayılı Kanunun 16. maddesinin birinci fıkrasında iş kazası hallerinde sigortalılara sağlanan haklar;   1-    Sigortalıya geçici iş görmezlik...

Kapat