MARKA HÜKÜMSÜZLÜK BİLİNÇLİ BENZERLİK

2017-06-16T00:47:55+00:00 17/06/2017|Categories: Marka Hk. Yargıtay Kararları, Marka Hukuku|

Marka hükümsüzlüğü davasında önceye dayalı marka sahipliği iddiasında davacıya ait üç marka ve fiili kullanımı açısından sonradan tescil edilen marka karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmada markaların görsel unsurlarlarının renk, kompozisyon açısından bilinçli olarak bir araya getirildiği ortaya çıktığı için markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Markanın hükümsüzlüğüne konu kararda her ne kadar eski 556 sayılı KHK dönemine ait olsa da yeni Sınai Mülkiyet Kanun‘da (m.6.f.3) benzer düzenlenme bulunmaktadır.

diğer marka

Diğer marka

Önceki marka

Önceki marka

Hükümsüzlüğü istenen marka

Hükümsüzlüğü istenen 2009/63901 sayılı marka

KHK m.8, 3. Paragraf: Tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenilen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez.a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise,

b) Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa.

SMK m.6 f.3: Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.

 

 

 

 

11. Hukuk Dairesi 2015/14765 E. , 2017/2761 K., 09/05/2017

Davacı avukatı, müvekkili adına tescilli “…” ibareli ve şekil ilaveli çeşitli markalarının bulunduğunu, davalının 2009/63901 sayılı …” ibareli şekil markasını müvekkili adına tescilli şekil markaları ve ambalaj tasarımları ile iltibasa sebep olacak şekilde kötüniyetle tescil ettirdiğini, davalının bu şekil markasının müvekkili markaları gibi sarı ana zemin üzerinde, parlayan güneş, çay filizi ve çay bahçeleri figürleri ile tescili sonucu müvekkili amabalaj kompozisyonları ile ayniyet seviyesinde benzerlik taşıdığını, markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı tescilinin iltibasa sebebiyet vereceğini, ambalaj kompozisyonu üzerindeki gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek davalı şekil markasının kullanım şekli itibariyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitini, 2009/63901 sayılı markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

Davalı avukatı, dava konusu markanın tescil işlemleri sırasında davacı şirket tarafından itiraz edildiğini, TPE’nin itirazları yerinde görmeyerek müvekkili markasını tescil ettiğini, taraf markaları arasında bir benzerliğin bulunmadığını, logoların, ürün adı ve ambalaj dizaynının tamamen farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan faturalar gözetildiğinde davacının hak sahipliği iddiasını ispatladığı, bu kapsamda davacının 556 sayılı KHK’nın 42 ve 8/III maddeleri uyarınca hükümsüzlük talep edebileceği, davacı adına tescilli 2004/08953, 2002/27872 ve 2009/55252 sayılı markalarda yer alan çeşitli unsurların dava konusu 2009/63901 sayılı markada davalı tarafından bilinçli bir şekilde bir araya getirilerek kullanıldığı, bu itibarla davalının marka tescil başvurusunda kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 2009/63901 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Davacı markalarındaki renk, şekil ve kompozisyon gibi çeşitli unsurların davalı tarafından davaya konu 2009/63901 sayılı markada bilinçli bir şekilde bir araya getirilerek kullanılması

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru tarihinden önceki dönemlere ait davacı faturalarının hangi ambalaj markası için kullanıldığı davacı tarafından ispatlanamadığından bu faturalara dayalı olarak davacının hak sahipliğini ispatladığı yönündeki mahkeme gerekçesi yerinde değilse de davacı adına tescilli 2002/27872, 2004/08953 ve 2009/55252 sayılı davacı markalarındaki renk, şekil ve kompozisyon gibi çeşitli unsurların davalı tarafından davaya konu 2009/63901 sayılı markada bilinçli bir şekilde bir araya getirilerek kullanıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Önceki yazıyı okuyun:
2012/01714 sayılı faydalı model
Tecavüz için istemler üründe bulunmalıdır.

Patent veya faydalı model belgesinden doğan hakların ihlal edildiğinin kabul edilmesi için davalının ürettiği ürünlerde tescile konu belgedeki istemlerdeki unsurların...

Kapat