MARKA KULLANIM KONULARININ AYNI OLMASI

2017-06-18T15:46:13+00:00 20/06/2017|Categories: Marka Hk. Yargıtay Kararları, Marka Hukuku|Tags: , |

Marka tescil başvurularına yapılan itirazlar Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından incelenmektedir. Kurum tarafından verilen karara karşı 2 ay içerisinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesinde kararın iptali istenebilir. Önceki tarihli marka sahibi başvurudaki bazı sınıfların kendisine ait marka ile aynı konularda olması, karıştırılma ihtimalinin mevcut olması, markalar arasında bağlantı ihtimalinin mevcut olması ve olaya göre benzeri sebeplerle hükümsüzlük davaları açılmaktadır.

Aşağıdaki olaya konu olay her ne kadar 556 sayılı KHK dayanağı ile açılmış olsa da yeni Sınai Mülkiyet Kanunu‘nda da aynı hüküm mevcuttur.

11. Hukuk Dairesi 2015/15573 E. , 2017/2695 K., 08/05/2017

Davacı avukatı, müvekkilinin tüm faaliyetlerini 30 yılı aşkın süreden beridir 19. sınıfa dahil inşaat sektöründe “çimentolu yonga levha” emtiasında kullanılmak üzere adına tescilli “…” markaları ile sürdürdüğünü, davalı şirketin 2010/22582 sayılı 6, 16, 19, 35, 37, 41, 42. sınıf mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere “…” ibaresinin tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazının reddedildiğini oysa markalar benzer olduğundan karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, müvekkilinin markası tanınmış bir marka olduğu gibi ticaret unvanı içinde yer alan “…” markasının kullanım ile de ayırt edicilik kazandığını, markanın tescili ile markaların seri marka olarak algılanacağını, davalının haksız yarar sağlayacağını ve müvekkilinin markasının ayırt edici niteliğinin zedeleneceğini ayrıca, davalı adına 35. sınıfta tescilli 2011/101623 “…” markası yönünden de tüm bu sebeplere ilave olarak müvekkilinin 35. sınıfla ilgili önceki tarihli başvurusu nedeniyle üstün hak sahibi olduğunu ileri sürerek TPE YİDK’in 2013-M-722 sayılı kararının 19, 35, 37, 42. sınıfa dahil bir kısım mal/hizmetler yönünden kısmen iptali ile davalının 2010/22582 sayılı marka başvurusunun tescili halinde işbu sınıflara dahil bir kısım mal/hizmetler yönünden kısmen iptali ile sicilden terkinine ve davalı adına tescilli 2011/101623 sayılı markanın kısmen iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı şirket avukatı, müvekkilinin 2010/22582 sayılı marka başvurusuna ilişkin işlemlere devam etmemesi nedeniyle işbu başvurunun kısmen iptali ve sicilden terkini talebinde hukuki yarar kalmadığını, 2011/101623 sayılı markanın 35. sınıfta tescilli olup, davacı markalarının kapsadığı sınıflarla herhangi bir benzerliği bulunmadığı gibi, markalar da benzer olmadığından karıştırma ihtimali olmadığını, ticaret unvanlarının da benzemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı TPE avukatı, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İptale konu marka

İptale konu marka

İptale konu marka

İptale konu marka

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalının 2010/22582 sayılı marka başvurusu ve 2011/101623 sayılı markasının “… sözcüğünden oluştuğu, bu ibarenin davacı markaları ile görsel, işitsel ve genel izlenim olarak benzer bulunduğu gibi çekişmeli malların/hizmetlerin de aynı veya aynı tür oldukları, bu nedenle KHK’nın 8/1-b hükmü koşullarının davalı başvurusu ve 2011/101623 sayılı markası yönünden ayrı ayrı gerçekleştiği, ulaşılan bu sonuca göre olayda KHK’nın 8/4 ve 8/5 hükümlerinin tartışılmasına ihtiyaç bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK’in 2013-M-722 sayılı kararı kısmen iptaline, 2011/11623 sayılı “…” ibareli davalı markasının bazı mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 2010/22582 sayılı davalı marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı TPE’den alınmasına, 08/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Önceki yazıyı okuyun:
2013/21446 sayılı iptali istenen marka
MARKA SINIFLARININ ve EMTİALARIN FARKLI OLMASI

Marka tescil başvuruları ile ilgili itiraz hakkında aşağıdaki karar her ne kadar 556 sayılı KHK dayanağı ile görülmüş olsa da...

Kapat