Bu hafta sizlerle markaların hükümsüz kılınmasına neden olan durumlardan birisini inceleyeceğiz. Hükümsüzlük halleri, markanın tescili anında mevcut olan ve fakat dikkatten kaçan sebeplerdir. TPE gerekli incelemeyi yapmasına rağmen gözden kaçan hususların tekrar inceleme imkanı ortaya çıkmaktadır.

Bir markanın hükümsüzlüğü için mahkeme kararına ihtiyaç vardır. Hükümsüzlük davasının konusu tescilli markalardır. Tescil edilmemiş bir markanın hükümsüzlüğü dava edilemez.

Örneğin yıllarca kullandığımız bir markamız var, biz bu markayı tescil de ettirmiş olalım. Fakat 10 yıllık yenileme süresini de kaçırdığımızdan markamız sicilden terkin edilmiş olsun ve daha sonra bir kişi de gelip bu bizim meşhur ettiğimiz, yıllarca kullandığımız markamızı tescil ettirmiş olsun, neler yapabiliriz?
Türk markalar hukukunda gerçek hak sahipliği ilkesi geçerlidir. Gerçek hak sahipliği markayı ilk defa seçip kullanan (ihdas ve istimal eden) kişiye aittir. Yani ilk gelen alır şeklinde uygulamanın istisnası mevcuttur. Her ne kadar 556 sayılı KHK.m.6 da bu KHK.ile sağlanan marka koruması tescil ile gerçekleştirilse de aynı KHK. m. 8/3’te tescilsiz marka sahibine önceye dayalı olarak kullandığını ispat şartıyla sonraki tescilli markanın hükümsüzlüğünü isteme hakkı m. 42 uyarınca sağlanmaktadır. Sonraki marka başvurusuna m.8/3 gereği tescile itiraz etmeyen gerçek hak sahibi m.42 uyarınca sonradan haksız tescil edilen markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden dava yolu ile talep edebilecektir.

Açılacak olan bu hükümsüzlü davasında neler ispatlanmalıdır?
Öncelikle bu markanın daha önce bizim tarafımızdan kullanıldığı belgelerle ortaya konmalıdır. Bu belgeler faturalar, reklam dokümanları vs. olabilir. Bu markayı tescilsiz olarak önceden kullanıyor olmak yetmez ayrıca bu markanın en azından belirli bir bölgede maruf ve meşhur olduğu ortaya konmalıdır. Bu husus tanınmış markalarla karıştırılmamalıdır çünkü tanınmış markaların sahip olduğu koruma daha geniş kapsamlıdır.

Kısaca markayı fiilen ilk kullanan kişi bu fiili kullanımını kanıtlayarak kullanımından doğan öncelik hakkına dayanarak, sonradan markayı tescil ettiren kişiye hükümsüzlük davası açarak, markanın kendi adına tescil edilmesini sağlayabilmektedir.

Başarılı bir hafta geçirmeniz dileklerimle

Önceki yazıyı okuyun:
Uygulamada marka benzerlikleri

Bu hafta sizlerle marka konusunda en çok uyuşmazlığın çıktığı benzerlik konusuna değineceğim ve pratik uygulamalardan örnekler vereceğim.

Kapat