İyi haftalar değerli okurlarımız. Gün geçtikçe internet ile ilgili uyuşmazlıklar yeni boyutlar kazanıyor. Rekabet ortamı gittikçe kızışıyor ve internet satışları da gittikçe bu rekabetteki yerini alıyor.

Hemen hemen her şirketin artık bir web sitesi var, zira olmayanlar da yeni Ticaret Kanunumuz yürürlülüğe girdiğinde mecburen bir site açacaklar. Bu sitelerde önceleri sadece şirket hakkında bilgiler yer alırken artık satışlar da yapılmaya başladı. Bununla birlikte internet ortamında markalaşmanın da önemi arttı. Çoğu insan alan adını direkt yazmayıp arama motorlarından sitelere ulaşmaktadır. Bu durumun da karıştırılma ihtimalini artıran bir sebep olduğu savunulabilir. Fakat bunun karşısında da internet tüketicisinin bilinçli bir tüketici olduğu gerçeği de göz artı edilmemelidir. Bir web sitesi sadece bir alan adından ibaret değil görsel unsurlarıyla, tasarımıyla bir bütündür bu nedenle sadece alan adının aynı olması karışıklığa yol açmayabilir.

Markanın aynısının üçüncü kişi tarafından internette alan adı olarak kullanılması, markanın reklamlarda kullanılması olarak değerlendirilecektir. Günümüzde web siteleri sadece bilgi içeren kaynak olmaktan çıkıp, ticari faaliyetlerin yürütüldüğü alanlar haline gelmiştir.
Marka Hakkında kararnamenin 9. Maddesinde yasaklanan kullanım biçimleri vardır. Bu haller sınırlı değildir, önemli olan tescilli markanın 3. kişilerce ticari hayatta kullanılması engellenmek istenmiştir.

İnternet ortamı da artık ticaret hayatımızın ciddi bir parçasıdır. Bu sebeple internet ortamındaki kullanımların duruma göre hak ihlali olma olasılığı unutulmadan alan adı seçip elektronik ticaret yapılmalıdır. Yoksa birileri kapınızı çalabilir.

Önceki yazıyı okuyun:
Alışveriş Siteleri ve Kaçakçılık – 1

Geçen yazımızda Web 2.0 mantığıyla yayın yapan sitelerin hukuksal durumuna değinmiştik. Bu hafta biraz daha ayrıntısına giriyoruz. Facebook, Youtube, Twitter,...

Kapat