MARKA LİSANS SÖZLEŞMELERİ İLE İLGİLİ ÖNEMLİ KARARLAR

2016-08-12T23:40:08+00:00 18/05/2016|Categories: Marka Hk. Yargıtay Kararları, Marka Hukuku|Tags: , , |

Son Güncelleme 12.08.2016

Marka lisans sözleşmeleri konusunda, lisans alanın taklit markalara karşı neler yapabileceği ile ilgili bir araştırma yapıyorsanız, aşağıdaki temel kararlar marka avukatlarının ve marka sahiplerinin işine yarayabileceği düşüncesi ile derlenmiştir.

556 KHK m.21 f.6:

Altıncı fıkra hükümlerine göre, markaya tecavüz dolayısıyla dava açma hakkı olmayan bir lisans alan, noter vasıtasıyla yapacağı bir bildirimle, gereken davayı açmasını marka sahibinden isteyebilir. Marka sahibinin, bu talebi kabul etmemesi veya bildirimin alındığı tarihten itibaren üç ay içinde, gerekli davanın açılmaması halinde, lisans alan yaptığı bildirimi de ekleyerek, kendi adına dava açabilir. Lisans alan, ciddi bir zarar tehlikesi karşısında ve söz konusu sürenin geçmesinden önce, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. Lisans alan, dava açtığını marka sahibine bildirir.

556 KHK m.21 f.8

Lisans sicile kayıt edilmediği sürece, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez

İlk iş acaba marka lisans sözleşmesi TPE siciline kaydedilmiş mi bakıyoruz.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas: 2012 / 614 Karar: 2013 / 1166 Karar Tarihi: 21.01.2013

556 sayılı KHK’nın 21. maddesinin sondan ikinci fıkrası uyarınca lisans sicile kayıt edilmediği sürece iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyecektir.

Bu hükmün lisans sahibine üçüncü kişilere karşı ve lisans sözleşmesine dayalı olarak açacağı davalarda uygulanabileceği, ancak lisans Alana karşı uygulanabilmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Yargıtay 7.Ceza Dairesi Esas: 2008 / 17369 Karar: 2010 / 12816 Karar Tarihi: 13.07.2010

Dosyada mevcut onaysız marka tescil belgelerine göre markasının Almanya menşeli firması adına tescilli olup, anılan firma ile müşteki B… Türk Kimya San. Ltd. Şti. arasında suç tarihinden sonra 6 Mart 2007 tarihinde düzenlenen sözleşmenin (yetki belgesinin) sadece marka kullanma hakkını tanıdığı, 556 sayılı KHK’nın 21. maddesi anlamında şikayet ve dava açma hakkı tanıyan inhisari nitelikte bir lisans sözleşmesi olmadığı, müdahale dilekçesinin de müşteki şirket adına verildiği gözetilerek suç tarihi itibariyle dava ve şikayet hakkı tanındığına dair müdahil şirkete yetki belgesi verilip verilmediği araştırılıp sonucuna göre şikayet hakkının değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi… BOZMA

Marka lisansı, lisans alana hangi hakları veriyor?
İnhisari lisans alanın hakları ve şartları neler?
İnhisari olmayan (basit) lisans alanın hakları ve kullanma şartları neler?

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas: 2014 / 15585 Karar: 2015 / 598 Karar Tarihi: 19.01.2015

Anılan yasal düzenleme uyarınca somut olaya bakıldığında, davacı marka sahibinin, kullanım hakkını inhisari lisans sözleşmesiyle dava dışı S… Metal Döküm San. ve Tic. A.Ş.’ne devrettiği TPE nezdinde tescilli markasına davalı tarafından vaki tecavüzün tespiti ve durdurulmasıyla tazminat istemli olarak davacı marka sahibi tarafından dava açıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar mahkemece davacı marka sahibinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar tesis edilmiş ise de; 556 Sayılı KHK’nın 21. maddesi uyarınca marka sahibinin, markasını değil, markasının kullanım hakkını lisans alana devrettiği, dolayısıyla marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, inhisari lisans sahibinin, marka sahibinin 556 Sayılı KHK uyarınca açabileceği davaları kendi adına açabileceği ancak bu yöndeki davaları marka hakkı sahibinin de açabileceğinin kabulü gerekmektedir. İnhisari lisans alana kendi adına dava açma hakkının tanınması, marka üzerindeki mutlak hakkın sahibi olan davacının dava haklarını bertaraf eder nitelikte değildir. Bu itibarla, anılan hususlar gözetilerek davacının işbu davada aktif dava ehliyetinin bulunduğunun kabulüyle davanın esastan incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken aksinin kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas: 2006 / 12966 Karar: 2007 / 15638 Karar Tarihi: 10.12.2007

Davacı, dava dışı C. Inc. firmasıyla imzaladığı marka lisans sözleşmesi hükümleri uyarınca iş bu davayı açmıştır. 556 sayılı KHK.’nın 21 ve 73 ncü maddeleri uyarınca inhisari lisans sahibinin markaya tecavüz halinde kendi adına dava açması mümkün ise de, basit lisans sahibinin dava açması için anılan maddeler hükümleri uyarınca acele haller dışında öncelikle marka sahibine ihtar çekerek dava açmasını istemeği ve üç ay içerisinde dava açılmadığı taktirde kendi adına dava açması gerekir. Mahkemece davada öncelikle bu yönler üzerinde durularak basit lisans sahibi davacının anılan maddede öngörülen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği incelendikten sonra işin esasına girilmek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas: 2004 / 12267 Karar: 2005 / 12577 Karar Tarihi: 20.12.2005

….arasındaki sözleşmenin sicile de kayıtlı olmadığı, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 21/10 ncu maddesi gereğince lisansın sicile kayıt edilmediği sürece iyiniyetli 3 ncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, davalının daha önce bir lisans sözleşmesi yapıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği ispat edilemediğinden iyiniyetli 3 ncü kişi olarak kabul edilmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davacının 22899 sayılı tescille ilgili talebinin atiye bırakılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

 

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
toplu kullanım sağlayıcı
İnternet Kanununa Göre Log Tutma

5651 Sayılı Kanuna göre yer sağlayıcıları ilgilendirebilecek internet aktörleri içerik sağlayıcı, yer sağlayıcı ve toplu kullanım sağlayıcılar olarak sıralanabilir. Özetle;...

Kapat