Son yıllarda markalaşmanın kıymetinin arttığını bilmeyenimiz kalmadı. Büyük markaların sırf markalarını kullandırarak büyük paralar kazanması, Türk Patent Enstitüsü’nün girişimleri, değişen kanunlar ve artan rekabet artık bir iş yeri kurarken ilk önce iyi bir marka bulmaya gayret eder olduk. Fakat kanunların çizdiği çerçeveler nedeniyle her aklımıza gelen güzel ibareyi marka olarak kullanamayız. Bu yazımızda size marka seçerken dikkat edilmesi gereken noktaları anlatacağız

Bu köşeyi takip edenler bilirler, Marka; bir işletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan her türlü isim, işaret ya da semboldür, bu nedenle bulunacak ibarenin de her şeyden önce ayırt edici olması; cins, çeşit, vasıf belirtmemesi gerekmekte ve bir meslek grubunun adı olmamalıdır.

Tüketiciler tarafından kolay algılanır ve benimsenir düşüncesiyle çoğu zaman markanın üzerinde kullanıldığı ürünün adına yakın markalar seçilmekte, fakat bu kullanım ciddi sorunları da beraberinde getirmektedir. Ve seçilen marka dini değerleri ve sembolleri içeren markalar, kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar TPE tarafından kesinlikle reddedilecektir.

Buna verilebilecek en güzel örnek; “Çarşı” mağazalarının adını “Boyner” olarak değiştirmesidir. Bir başka örnek de bir yerli marka olan “Koton” ifadesinin İngilizcede pamuk anlamına gelmesinden dolayı bu markamız yurt dışında tescil sorunları yaşamaktadır. Bu sebeple ihracat düşünen firmaların mutlaka bu konuya dikkat etmesi gerekmektedir.

Diğer bir önemli husus ise seçtiğimiz markanın bir başka markayla benzer olmasıdır. Bu benzerlik nedeniyle TPE birçok başvuruyu reddetmektedir. TPE bu benzerliği kuramazsa bu sefer tescilli marka sahibi devreye girip dava açabilmektedir. Bu nedenle bir ibare aklınıza geldiğinde kendinize, “bu ibare bir başka markayı çağrıştırıyor mu?” diye sormalısınız, cevabınız evet ise ileride sorun yaşamadan bu ibareden vazgeçiniz.
Yine ihracatçılarımız seçtikleri ifadenin yurt dışında kolay telaffuz edilebilmesine dikkat etmelidirler. Bu konuda “Arçelik” firmasının yurt dışına “Beko” olarak çıkması en güzel örnektir.

Dini değerleri ve sembolleri içeren markalar, (KURAN, FATİHA) Kamu düzenine ve genel ahlaka aykırı markalar
Yapılan araştırmalar marka isimlerinin çoğunun S-Ş, T ve A harfleriyle başladığını; A’nın marka ismine yabancı, egzotik bir hava verirken; O harfinin ise İtalyanca ve İspanyolca gibi romantik dillerden olan kelimelerin sonuna eklenmesi (amigo); rahatlama (Oh!) ve şaşırma (Oooo!) tepkilerinde kullanılması sebebiyle en duygusal harf olduğunu gösteriyor. Polo, Omo, Volvo gibi markaların cazibesini bu duruma bağlayabiliriz.
Bu verdiğimiz kısa örnekler sizlerin marka oluştururken ne kadar dikkat etmeniz gerektiğinin göstergesidir. Kolay okunur, akılda kalan, ambalajın içindeki ürünü ifade eden, hukuksal çerçeve içinde kalan markaları seçmeye gayret etmek ileride karşılaşılabilecek sorunlar sizi koruyacaktır. Kendinize özgü markalar bulmanız dileklerimle.

2011-05-02T17:36:16+00:00 01/09/2007|Categories: Marka Hukuku|Tags: |
Önceki yazıyı okuyun:
Eti nin Brownisi, Ülkerin Brownie si

Değerli okurlarımız sanmayın ki bu marka savaşları sadece yeni başvurularda yaşanıyor veya yeni kurulan şirketler arasında yaşanıyor. Marka savaşları asıl...

Kapat