Tasarım ile marka bazen karşılaşabilmektedir. Özellikle tüketici nezdinde belirli bir tanınmışlığa ulaşmış markalarda karıştırılma ihtimali artmaktadır. Tüketici grubunun da çocuklar olduğu ürün gruplarında bu ihtimal daha da artmaktadır. Bir tescilin en önemli hükümsüzlük sebeplerinden birisi de kötü niyet halidir. Bu durum her olayda gerçekleşmez fakat somut olayda bir şekilde başvuru yapan kişinin önceki hak sahibinin fikri mülkiyet haklarından haberdar olması veya haberdar olmasının gerekliliği net bir şekilde ortaya konulabilirse kötü niyet de bir hükümsüzlük sebebi olarak değerlendirme alınabilir.

Konu tasarım olduğu için karıştırılma ihtimalinin yanında davacının veya üçüncü şahısların önceki tasarımları da yenilik incelemesine konu edilebilecektir. Davacının tasarım veya markası ile benzerlik varsa iltibas ihtimali değerlendirilecektir. Üçüncü şahıslar açısından ise yenilik unsuru ayrıca değerlendirilecektir.

Aşağıdaki karar her ne kadar 554 ve 556 sayılı KHK dönemine ait olsa dahi yeni Sınai Mülkiyet Kanununda da benzer hükümler mevcuttur.

11. Hukuk Dairesi, 2015/14673 E., 2017/2715 K., 08/05/2017

Davacı avukatı, müvekkilinin piyasada uzun yıllardır kesintisiz biçimde kullandığı ve tanıttığı …” ve “…l” ibarelerini içeren marka ve tasarım başvuruları/tescilleri ile kıyaslandığında davalının 2012/06895 – 4, 16 ve 17 sayılı tasarım tescil başvurularının yeni ve ayırt edici olmadığını, müvekkilinin marka ve tasarım tescillerinden doğan haklarının ihlal edildiğini, bu çerçevede yapılan itirazın ise TPE YİDK tarafından 01/11/2013 tarih ve 2013/T-815 sayılı kararla red edildiğini, müvekkiline ait markaların tanınmışlığı nedeniyle farklı mal veya hizmetlerde dahi benzer marka tescil ettirilemeyeceğinden, bu defa tasarım olarak tescil ettirilmeye çalışıldığını, daha önce benzer nedenlerle dava dışı …firmasının 2012/03293 sayılı tasarım, 2012/10434 ve 2011/112683 sayılı marka başvurularına itiraz edildiğini, TPE YİDK tarafından bu itirazların kısmen kabul edildiğini,…’nın söz konusu tasarımlarının ve dava konusu tasarımların tasarımcısının… olduğunu, daha önce başvurusu reddedilen ve yenilik unsuru içermeyen tasarımların bu defa anılan şahsın kendi şirketi olan davalı şirket adına tescilinin istendiğini, …A.Ş. ile davalı arasında organik bağ olduğundan marka ve tasarımlardan daha önce haberdar olunduğunun ve dava konusu tasarım başvurusunun kötü niyetli olduğunun açıkça anlaşılabildiğini ileri sürerek, TPE YİDK’nın 2013/T-815 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı avukatı, kurul kararının hukuka uygun olduğunu savunmuştur.
Davalı şirket avukatı, dava konusu ürünlerin pazara sunum şekilleri itibariyle ambalaj içindeki ürünü ve kesitinin gösterilmesi gerektiğini, davacının bu unsurlara dayanarak itiraz etmesinin haksız olduğunu, müvekkili tasarımlarının genel görünüm ve tertip tarzları bakımından farklı olduğunu, tasarım tescil başvurusuna karşı marka tescilinin ileri sürülemeyeceğini, “…” ve “…” ibareleri tanınmış marka kabul edilse dahi korumanın sadece bu ibarelerle sınırlı olduğunu, “…” ibaresi ile ve tasarımın genel ambalaj kompozisyonunun bütünü ile benzerlik bulunmadığını, kötüniyet iddiasının ise asılsız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

TASARIM ve MARKA KARŞILAŞTIRMASI

2012 06895-17 sayılı tasarım

2012 06895-17 sayılı tasarım

2012 06895-4 sayılı tasarım

2012 06895-4 sayılı tasarım

2012 06895-16 sayılı tasarım

2012 06895-16 sayılı tasarım

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu 2012/06895 – 4, 16 ve 17 sayılı tasarımların davacı tarafa ait marka ve tasarım tescilleri karşısında marka ve kullanılan renkler açısından yenilik unsurları taşıyan özelliklerinin olduğu, grafik tasarım açısından kullanılan kek görseli, bunun düzenlenmesi ve ana forma oranı uygulamalarında davacıya ve …firmasına ait tescillerde yer alan uygulamalardan ayırtedilebilir tasarım özellikleri sergilemediği, ayrıca; dava konusu her üç tasarım davacının ürün ambalajları ile iltibasa sebep olabileceği, bu durumun 556 sayılı KHK hükümlerine göre davacının marka haklarının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 08/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2017-06-24T11:07:12+00:00 24/06/2017|Categories: Marka Hukuku, Tasarım Hk. Yargıtay Kararları, TASARIM HUKUKU|Tags: , |
Önceki yazıyı okuyun:
2009/02793-23 sayılı tasarım
TASARIM TESCİLİNİN YENİLİK UNSURU 11.HD 2017/2702

Tasarım tescili belgelerinin iptalindeki ön önemli dayanak yenilik unsurudur. Yenilik konusunda başvuru tarihinden önceki sadece Türkiye değil, bütün dünyadaki ürünlerle...

Kapat