Markanız taklit mi ediliyor?

2011-05-02T17:36:16+00:00 11/08/2007|Categories: Marka Hukuku|Tags: , , , , |

Son Güncelleme 02.05.2011

Bu hafta sizlerle bir okurumuzdan gelen soruyu inceleyeceğiz. Okurumuz işyerinde kullandığı markayı 2002 yılında tescil ettirmiş, fakat şu an aynı markayı kullanan başka firmaların olduğunu ve bu firmalardan bir tanesinin de limited şirket olduğunu söyleyerek eğer kendisi de günün birinde işyerini limited şirkete çevirecek olsa bu şirket yüzünden geçemeyeceğini şimdiden neler yapması gerektiğini sormuş.

Öncelikle önemli olan markaların aynı veya benzer sektörde kullanılıp kullanılmadığı önem taşımaktadır, şayet farklı sektörlerde faaliyet gösteriyorlarsa zaten bir uyuşmazlık çıkmayacaktır. Fakat biz konuyu aynı veya benzer sektörde olduklarını varsalım ve devam edelim.

Kullanılan markaların aynı olduğunu ifade etmesi nedeniyle iltibas ihtimali gibi konuların ortaya çıkmayacağı kesindir. Aynı sektörde faaliyet gösteren ve ticari alandaki faaliyetlerini olumsuz etkileyen firmalar mevcut ise bu firmalara karşı her zaman bir girişimde bulunma hakkımız vardır. Burada bizim kuruluşumuzun bir adi şirket karşı tarafın şirketinin de bir limited şirket olmasının bir önemi yoktur. Bu ancak ticaret sicil kayıtlarına etki edecek bir husustur.

Burada önemli olan okurumuzun markasını aktif olarak kullanıp kullanmadığıdır. Markaların Korunması Hakkındaki KHK’nin 14. maddesine göre, markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde, haklı bir neden olmadan kullanılmaması veya bu kullanıma 5 yıllık bir süre için kesintisiz ara verilmesi halinde, marka iptal edilir. Kullanmanın niteliği “ciddi kullanım” olmalıdır. Peki nedir bu ciddi kullanım? Bu kavram sadece KHK’nin 42. maddesinde geçmektedir ve kanunda bununla ilgili bir tanımlama yoktur. Bunu kısaca markların işlevine uygun ve tescil edildiği mal ve hizmetlerle doğrudan bağlantılı olarak kullanılması olarak tanımlayabiliriz.

Bu noktada şayet okurumuz markasını kullanan kişilere ihtarname gönderirse ilk verecekleri karşılık bu markayı ciddi şekilde kullanıp kullanmadığını sorgulamak olacaktır. Yukarıda açıklanan bu zorunluluğa uyulmamasının yaptırımı markanın hükümsüzlüğüdür. Fakat bu süre dolduğunda marka kendiliğinden hükümsüz olmaz. Tescil devam ettiği sürece marka hakkı devam eder. Bu durumu sonlandırmak için hükümsüzlük davası açmak gerekecektir. Bu sebeple karşı taraf markanın hükümsüzlüğü için dava açacaktır.

Ama diyelim ki markayı ciddi şekil kullanıyoruz, o zaman derhal ihtarname göndermelisiniz. Bu ihtarnamede aynı sektörde aynı markayı kullandıklarını buna devam etmeleri halinde KHK’nin 9. maddesinde tanınan haklarla yine aynı kanunun 61. maddesindeki tecavüz unsurlarının oluştuğunu bildirerek ceza ve hukuk davalarını açmaktan çekinilmeyeceği ihtaren bildirilmelidir.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Çalıntı tasarımları Çinden getirenler

Geçen yazımızda taklit tasarımları Çin’e yaptırıp, ülkemize getiren ve bununla da yetinmeyip bu tasarımları kendilerininmiş gibi tescil ettiren uyanık girişimcileri...

Kapat