Değerli marka takipcileri bu hafta bir okuyumuzdan gelen mail doğrultusunda markanın devredilmesi konusunu sizlere aktaracağız. Okuyucumuz 8 yıllık kullanımı sonucunda özellikle yatırım yaparak meşhur hale getirdiği markasını satın almak isteyen bir firmanın olduğunu ve bu devir işlemini yaparken nelere dikkat etmesi gerektiği sormuş.

KHK’nin 16/1. maddesi gereğince marka, temsil ettiği mal veya hizmetlerin tümü veya bir kısmı için devredilebilir. Yani markamız birkaç sınıfta tescil edilmişse bazı sınıfları bu devir işlemin dışında tutarak kırmı devir yapabiliriz. Bu durumda hem markayı devralan hem de devreden markayı farklı mal ve hizmet sınıfılarında kullanabilecektir.

Bu devir işlemi sonucunda tüketicilerin nezdinde karışıklık çıkabileceğini öngören kanunkoyucu KHK m. 16/4,5 hükümlerini düzenlemiştir. Markanın devri, mal ve hizmetlerin coğrafi kaynağı, kalitesi veya markanın kendisi ile ilgili olarak halkı yanılya düşürebilecek nitelikte ise, markayı devralan halkı yanılgıya düşürmeyecek şekilde mal veya hizmetlerde marka tescilinin sınırlı hale getirilmesini kabul etmediği taktirde, devir işlemi enstitü tarafından yapılmaz. Burada Enstitü’ye bu konuyu değerlendirmesi için ödev yüklenmiştir.

Takip eden 6. fıkrada ise kanunkoyucu devredilen markaya benzer markalarında devredene ait olması halinde bunların de devrini şart koşmuştur. Tüketicilerin iki ayrı üretici tarafından üretilen aynı veya halkı yanılgıya düşürecek kadar benzer mal veya hizmetlerin aynı işletme tarafından üretildiği yanılgısına düşmemeleri için biribirini çağrıştıran tüm markaların devri zorunlu kılınmıştır.

Sözleşme genellikle bir satım sözleşmesi şeklinde olmaktadır. Her satım sözleşmesinde belirli bir meblağ vardır. Bu bedelin belirlenmesinde taraflar serbesttir. Burada önemli olan bu bedelin hesaplanabilir olmasıdır.

Dikkat edilmesi gereken bir başka önemli nokta ise markanın devrine ilişkin bu sözleşmenin yazılı olarak yapılmasır. Bu yazılı olma husuru sözleşmenin geçerlilik şartıdır. Bu konuyla ilgili yönetmelik maddesinde bu sözleşmenin noter marifetiyle yapılmasını öngörmüştür. Fakat yönetmeliğin bu maddesi KHK’ye aykırıdır.

Marka ticari işletmenin devriyle birlikte devralanın malvarlığına geçer. Bununla birlikte marka, ticari işletmenin devri işleminin kapsamı dışında tutulabili. Fakat bu durum mutlaka devir işleminde belirtilmelidir. Aksi taktirde markanın devredildiği kabul edilir. Yargıtay “Pratik” kararında şöyle demiştir: “Marka devir sözleşmesinin yazılı yapılması şekil şartıdır. Marka sahibi marka hakkının yer aldığı işletmesini bir bütün olarak devredebilir. Bir işletmenin aktif ve pasifleriyle devrolması, aksi kararlaştırılmadıkça işletmeye dahil bir unsur olan markanın devrini de kapsar”

Markanın on yıllık koruma süresi, devirle birlikte yeniden işlemeye başlamaz. Bu sebeple markayı yeni devralan taraf mutlaka markanın tescil tarihini kontrol etmeli ve gerekiyorsa markayı derhal yenilemelidir.

Okurumuzun dikkat etmesi gereken konuları özetleyelim. Öncelikle devir kapsamına girecek olan sınıflar belirlenirken benzerlik dikkate alınmalıdır. Eğer benzer marka veya sınıf söz konusuysa bunların da devri gündeme gelebilir. Devir sözleşmesi mutlak ama mutlaka yazılı yapılmalıdır. Ve eğer marka devralıyorsak zaten daha önceden tescilli bir marka olduğundan yenileme tarihi gelmiş olabilir, buna dikkat edilmelidir.

2011-05-02T17:36:46+00:00 28/01/2007|Categories: Marka Hukuku|Tags: , , |
Önceki yazıyı okuyun:
Marka Hakkı Ne Zaman Koruyamaz?

Değerli okurlarımız geçen hafta sizlerle marka hakkı ne zaman korur başlıklı yazımızda, marka hakkının koruma kalkanın ne zaman devreye girdiğine...

Kapat