Markanızı koruma yolları

2011-05-02T17:36:16+00:00 22/07/2007|Categories: Marka Hukuku|Tags: , |

Son Güncelleme 02.05.2011

Geçtiğimiz hafta sizlerden gelen sorulara yanıt vermiştik, bu yazımda ise marka hakkının ihlal edilmesi halinde karşılaşılacak hukuki ve cezai yaptırımları inceleyeceğiz.
Hukuk ve ceza davaları markadan kaynaklanan hakkı korur, bu koruma süreci tescil ile başlar koruma süresince devam eder.


Marka hakkı nasıl ihlal olur? Hukuk veya ceza davalarından birisinin açılabilmesi için marka hakkına bir tecavüz olmalıdır. Tecavüzden söz edebilmemiz için Marka Hakkındaki Kararnamede belirtilen eylemin gerçekleşmiş olması gerekir, fakat bu eylemi gerçekleştiren kişinin haklı bir sebebi de olmamalıdır.

Tecavüz, tescilli bir markanın sahibinin izni olmaksızın marka hakkına ihlal edecke şekilde kullanılması veya o mal veya hizmetlerin tecavüzün varlığının bilinmesine rağmen pazarlanması, stoklanması halidir. Marka sahibinin izni olmayacak, kanunda belirtilen modellerle yine kanunda belirtilen şekilde kullanılması halinde tecavüz vardır.

Bu konuda en sık karşımıza çıkan örnek markanın taklit edilmesidir. Bu kanunda “markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak” olarak ifade edilmiştir. Markanın aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak markayı taklit etmektir. Fakat markanın benzerini kullanmak markanın taklit edilmesi değildir. Markanın benzerini kullanmak iltibas ile alakalıdır.

Diğer sıklıkla karşılaşılan durum ise markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde markayı ticaret alanına çıkartmak durumudur. Kısaca özetlersek bu durumda markanın taklit edildiğini kişi ya bilecek ya da bilmesi gerekecek. Burada ki bilmesi gerekliğini şöyle açıklayabiliriz; kişi markanın taklit edildiğini görecek, markanın taklit olduğunu tahmin edebilecek durumda olmasıdır. Bir malı sürekli alıp satan kişi eline taklit mal geçtiğinde onun sahte olduğunu günlük ticari hayatından edindiği tecrübelerle bilebilir. Ve sonra olarak bu malı ticaret alanında kullanılması gerekir yani mal alınmalı, satılmalı, depolanmalı veya pazarlanmalıdır.

Bu durumlarda açılabilecek hukuk davalarına gelince; delillerin tespiti davası, tecavüzün önlenmesi ve durdurulması davası ki bu durumda devam etmekte olan bir tecavüz fiili olmalıdır. Tecavüzün tespiti davası ve tecavüzün giderilmesi davası ve son olarak tazminat davaları açılabilir. Tazminat davaları en geniş konumuzu oluşturması ve önemi nedeniyle haftaya bu konuya ayrıntılarıyla ve uygulamadaki örnekleriyle değineceğiz.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Ticaret Siciline kayıt yeterli mi?

Değerli okurlarımız bu hafta bir okurumuzdan soruyu yanıtlayacağız ve böylelikle sektörün sorunlarına biraz daha değinme fırsatımız olacak, okurumuzun sorusu şöyle:...

Kapat