Markanın Önceye Dayalı Kullanımı

2011-05-02T17:35:27+00:00 08/08/2009|Categories: Marka Hukuku|

Son Güncelleme 02.05.2011

Bu hafta bir okuyucumuzdan gelen soruyu değerlendireceğiz.

Okuyucumuz tercüme sektöründe faaliyete geçtiklerini, bu dönem içerisinde kendi ticaret unvanları ile aynı unvanı kullanan şirketler tespit ettiklerini bunun üzerinde marka başvurusu yapıp tescil ettirdiklerini belirtimiş. Diğer şirketlerin markasal kullanımı yokken kendilerinin reklamlar verdiklerini bu durumda, bu diğer şirketlerin markayı kullanıyor olması hukuki açıdan suç mudur yoksa marka tescili yaptırmamış ve bir marka değeri yaratmamış olsalar bile eskiye dayalı kullanım hakkı nedeniyle dava açabilirler mi diye sormuş.

Öncelikle ticaret Unvanı ve Marka farklı konulardır. Ticaret unvanı ticarethanenin resmi işlemlerinde kullanmak zorunda olduğu unvanıdır. Marka ise her iki firmanın verdiği hizmeti müşteri nezdinde birbirinden ayıran unsurdur.

Şu halde karşı tarafın sahip olduğu ticaret unvanını, Ticaret Kanunun vediği yetki çerçevesinde kullanıyorsa bir suç teşkil etmeyecektir fakat okurumuz bir karıştırılma ihtimali görüyorsa ticaret unvanına ve marka hakkınıza dayanarak sicilden terkinini isteyebilir.

Eskiye dayalı kullanım marka hukuku açısından karşınıza çıkacaktır zira siz bu yönde bir talepte bulunduğunuzda, bir karşı dava açılacak ve unvan sahipleri her ne kadar unvanlarının marka siciline kayıtlı olmasa dahi kendileri tarafından uzun zamandır kullanıldığını dile getirecekler ve marksanın iptalini isteyeceklerdir.

Buradan itibaren tartışma konusu marksal kullanım üzerinde yoğunlaşacaktır

Okurumuzun reklam verdiği, internet sitesi oluşturduğu, dergilerde markanızın boy gözterdiği anlaşılmaktadır ki bu markasal kullanım olarak kabul edilebilecek kullanımlardır. Buna karşılık karşı tarafın bu yönde kullanımı yoktur. Zira hizmet sektöründeki şirketler genellikle markasal kullanımları düşüktür, ayrıca belirli bir profesyonel kitliye hitap eden şirketler için de böyledir örneğin bir nakliye, vinç kiralama şirketi gibi, bu kurumların reklam vermeye gerek görmez çünkü piyasada zaten belirli bir bilinirlilikleri vardır. Fakat karşı taraf aslında bulunduğu çevrede bilinen ve güvenilen bir tercüme bürosu olduğunu, mahkemeler tarafından dahi tercih edildiğini ayrıca şahitlerle eskiye dayalı kullanımdaki durumunu ispatlayabilir. İşte bu durumda tescilsiz bir markanın sektöründeki bilinirliliği ortaya çıkabilir.
İşte yukarıdaki ihtimalleri de değerlendirerek, karşı tarafın gerçek durumunu da tartarak hareket edilmelidir.

Ticaret markalarında zaten markanın reklamının yapılması bir zorunluluk olduğundan bu yönde sorun çıkmamaktadır fakat hizmet markaları açısından malesef ispat sorunları çıkmakta dosyalara ancak 5 haneli telefon numaralarının olduğu kartvizitler, Altın Rehber’de bir sayfa delil olarak sunulabilmektedir. Bu bağlamda herkesin mutlaka öyle ya da böyle bir kaç reklam verip bunun da faturalarını sürekli saklamalarını tavsiye ediyoruz. Yoksa bazı uyanıklar çıkıp markanızı tescil ettirip size ihtar gönderebilir.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Yazılımların Kişisel Kullanımı

Fikri Mülkiyet açısından yazılımları değerlendirdiğimiz de en önemli iki problemle karşılaşıyoruz birisi çoğaltma hakkının kapsamı diğeri de ters mühendislik sorunudur....

Kapat