Geçen yazımızda sizlerle birlikte marka konusuna giriş yapmış, konuyu genel hatlarıyla değerlendirmiştik. Bu yazımızda ise konuyu çok fazla teorik olarak değerlendirmeyip, hukukun soğuk duruşundan marka mevzusunu sıyırıp sizi marka konusuna ısındırmaya gayret edeceğiz.

Renkler marka olarak tescil edilebilir mi? Renklerin marka olabileceği KHK’da açıkça belirtilmemiştir. Madde metninde geçen “çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimce ifade edilebilen, baskı yoluyla yayınlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işaret” ifadesinden yola çıkarak renklerin de marka olarak tescil edilebileceğini söyleyebiliriz. Öncelikle belirtelim ki Yargıtay temel renklerin gökkuşağındaki renklerden oluştuğunu ve bu renklerin tescil edilemeyeceğini görüşündedir. Çünkü bu renkler sınırlı sayıdadır ve kimsenin tekeline bırakılamaz. O halde gözümüzü kapatıp düşündüğümüzde ürünlerini akla getiren, Coca-Cola’nın kırmızısı, Parliament sigaralarının gece mavisi rengi tescil edilemeyecek demektir. Yine de renklerin karışımından ortaya çıkan renklerin tescil edilebileceği görüşündeyiz.


Marka sahibi ürününde kullandığı rengi, diğer markalardan ayırt etmek için kullanmalıdır. Yani seçilen renk, marka konusunun temelini oluşturan ayırt edicilik özelliğini taşımalıdır. Fuji’nin yeşil rengi gibi tüketici gözünde o marka ile kullanılan rengin özdeşleşmesi gerekmektedir. Renk alışagelmiş şekilde kullanılmamalıdır. Çikolata üreten bir firma ürünlerinde kahverengi rengini kullanmamalıdır, bunun yerine Milka markasında olduğu gibi sümbül rengi gibi orijinal renkler seçmelidir. Nitekim sümbül rengi birçok ülkede Milka tarafından tescil edilmiştir. Buna karşılık Yargıtay Aygaz’ın tüplerinde kullandığı gri rengin tek başına marka olarak tescil edilemeyeceği kararını vermiştir. Renklerin alışılagelmiş biçimin dışında kullanılması ve seçilen rengin klasik renklerden farklı olması halinde tescil edilebilecektir. Okurlarımızın arasında renk tescil ettirmeyi düşünenler varsa bu iki noktaya önemle dikkat etmeleri gerekecektir.

Ses ve melodinin tescil edilebilirliği diğer çok tartışılan bir o kadar da zevkli olan bir konudur. Aslında sesin tescili konusu rengin tescili konusunda göre daha az tartışılmaktadır, çünkü notalarla ifade edilebilecek bir standarttı mevcuttur.

İşletmenin mal veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan ve görsel olarak çizime dökülüp ifade edilebilen sesler ve melodiler marka olarak tescil edilebilir. Grafik olarak anlatımı olmayan seslerin veya melodilerin tescili mümkün değildir. Harley Davidson motosikletlerinin motor sesinin tescilini ve MGM’nin filmlerin başlangıcında çıkan aslan kükremesini ses tesciline örnek olarak verebiliriz. Melodiye en güzel örnek, Aygaz’ın servis araçlarında kullandığı melodisidir. Görüldüğü gibi yine önemli olan markanın ayırt edici olması ve somut olarak ifade edilebilmesidir.

Kokular da marka olarak tescil edilebilecektir. Yine bu tescil işleminin sonuç verebilmesi için kokunun ayırt edici nitelikte olması ve yapılacak olan başvuruya kokuyu teşhis etmeye yarayacak örneklerin eklenmesi gerecektir. Görüldüğü gibi daha başvuru aşamasında kokunun tescili ile ilgili zorluklarla karşılaşılmaktadır. Zira KHK’nin 23. maddesinde başvuru şartlarında geçen “markanın yayına ve çoğaltmaya elverişli örneği” ifadesi yaşanacak zorluklara işaret etmektedir. Bu noktada bu sorunu çözmek için kokunun formülünde bulunan maddeleri yazmayı düşünebiliriz. Fakat Avrupa Topluluğu Adalet Divanı (ATAD), “Sieckmann” kararında başvurulan markanın grafik ifadesinin kesin olarak yapılması gerektiğini, kimyasal formülün kokuyu değil maddeyi ifade ettiğini belirtmiştir.

Bununla birlikte ATAD’ın bir başka kararında taze kesilmiş cim kokusunun tenis topları için tescil edilebileceğini kabul etmiştir. ATAD tarafından Herkesin önceki deneyimlerinden faydalanarak derhal tanıdığı ve ayırt edici niteliğe sahip koku, grafik temsil şartını yerine getirmeye yeterlidir, görüşünü savunulmuştur. Burada önemli olan diğer nokta ise tescilin tenis topları için yapılıyor olmasıdır. Oldukça orijinal bir fikirdir ve ayırt ediciliği tartışılmazıdır.

Tüm bunları anlattıktan sonra yeri gelmişken üç boyutlu cisimlerin tescili konusuna yer vermek istiyorum. Bu konunun asıl değerlendirileceği alan endüstriyel tasarımdır. Fakat okuyucularımıza yol göstermek açısından bunun nasıl marka konusu olabileceğine değinelim. Bazı tasarımlar yenilik özelliliği yitirebilirler, bu durumda şayet tasarımın ayırt edici niteliği varsa marka olarak tescili mümkün olacaktır. Bu halde sürekli olarak markanın yenileme imkanı doğacağından ilk bakışta kanuna karşı hile gibi görülebilirse de pratik düşünceler gereği olmayan ve ayırt edicilik özelliğine sahip tasarımların tescilinde bir engel olmadığını düşünmekteyim. Bu konuda en güzel örnek Coca Cola’nın şişe tasarımıdır. Yargıtay, Aygaz kararında tombul tüpün teknik zorunluluklardan ve pratik nedenlerden kaynakladığını belirterek, bu tüp şeklinin tescil edilmesini uygun görmemiştir. Ayrıca Amerikan Hukuku kaynaklı ticari form (trade dress) kavramı, konuyu daha da derinleştirip iş yerlerinin tasarımlarının da tescil edilebilirliğini gündeme getirmiştir, McDonald’s ve Burger King’in iç dekorasyonunun tescili bu konun anlaşılmasına yardımı olacak örneklerdir.

Sizlerle birlikte marka olarak tescil ettirilebilecek ilginç örnekleri inceledik, çok tartışmaların olduğu renk,ses,koku tescili hakkında görüşlerimizi ifade ettik ve marka konusunun bir metin tescilinden ibaret olmadığını ortaya koyduk.

2011-05-02T17:36:47+00:00 24/09/2006|Categories: Marka Hukuku|Tags: , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
Marka Nedir?

Bir “markalaşalım tartışmasıdır” gitmektedir, bununla ilgili seminerler verilmekte, ücretsiz konferanslar düzenlenmekte ve hatta marka başvurularına devlet tarafından teşvikler verilmektedir. Peki...

Kapat