Değerli okurlarımız bu hafta bir okurumuzdan soruyu yanıtlayacağız ve böylelikle sektörün sorunlarına biraz daha değinme fırsatımız olacak, okurumuzun sorusu şöyle:

“Şirketimizi 2004 yılında kurduk. Firma adımız (X). Bizden sonra kurulan bir firma Ticaret Siciline kayıt olurken buna benzer bir isim koymuş, ama tam olarak ticari isim aynı değil. Aynı sektördeyiz, ancak kuruluş aşamasında biz 04 sanayi mamulleri ihracatçıları kategorisinde kurulmuşuz, o başka bir kategoride kurulmuş. Bu firma da isim hakkı almış. Bundan dolayı bizim o ismi kullanmamıza engel olabilir mi? Bizde isim hakkı için müracaat etsek ne olur? Biz daha eski olduğumuz için bir avantajı var mı? Ne yapmak gerekir?”


Ticaret siciline kayıt olmakla TPE nezdinde marka tescili yaptırmanın birbirinden farklı olduğunu öncelikle hatırlatmakta fayda var. Genelde firma sahipleri ne de olsa ticaret sicilinden bana bu isim verildi ve uygun görüldü marka tesciline neden ihtiyacım olsun, şeklinde düşünerek marka tecili yaptırmazlar. Okuyucumuz gibi binlerce firma sahibi bulunmaktadır bunun sebebi de önce marka tescili yaptırıp daha sonra şirket kurmak gerekirken aksini yapıp önce şirketi kurunca işte böyle sorunlar ortaya çıkmaktadır.

Okurumuzun ilk yapması gereken bir marka başvurusunda bulunmaktır. Zaten farklı hizmet sınıflarında yer aldıklarını belirttiği için başvurusunu da o farklı sınıfta yapmalıdır. Türk Patent Enstitüsü başvuruyu incelerken mutlaka diğer firmayı görecektir fakat firmaların farklı sınıflarda olmasından dolayı tescili kabul edebilecektir.

Fakat etmeme ihtimali de vardır, çünkü markalar aynı sınıflar farklıdır ve eğer bu benzerlik ayırt edilemeyecek durumdaysa TPE re’sen red edebilir veya red etmez başvurulan sınıfları düzenleyerek itiraza açık olmak üzere marka bülteninde yayınlar.

Bu durumda da eğer karşı taraf markasını tescil işlemlerini kaliteli hizmet veren bir marka tescil ofisine yaptırmış ise mutlaka firma bunu fark ederek karşı tarafa bildirecektir. Ve müvekkilleri adına itiraz ederek markaların benzer olduğunu ileri sürebilecektir.

Bu itiraz sonucu okurumuza itirazın bir örneği ile birlikte cevap hakkı da verilecektir ve konu Yeniden İnceleme ve Denetleme Kurulu’na aktarılacaktır. Burada verilecek cevapta her iki firmanın her ne kadar aynı sektörde faaliyet göstermekte olmasına rağmen sınıflarının farklı olduğunu, bununla birlikte ihracat işleri yapıldığından müşteri portföyünün birbirinden farklı olduğunu bu sebeple de bir iltibas ihtimalinin olmadığını, firmanın daha eski firma olması nedeniyle de bu konuda önemli yatırımlar yaptığını, en azından sınıf listesinin düzenlenerek tescil edilebileceği dile getirilmelidir.

Yukarıda açıklamaya çalıştığımız gibi okurumuzun hala şansı vardır fakat unutulmamalıdır ki eğer bir iltibas var ise karşı taraf konuyu mahkemeye götürebilir ve okurumuzun şirket unvanının Ticaret Sicili’nden terkinini talep edebilir.

Bu olayda da görüldüğü gibi şirketlerimi kurarken mutlaka ama mutlaka marka başvurusunu da yapmalıyız.

2011-05-02T17:36:16+00:00 15/07/2007|Categories: Marka Hukuku|Tags: , , |
Önceki yazıyı okuyun:
Tasarıma İtiraz

Geçen hafta sizlerle endüstriyel tasarım başvuruları şayet haksız yere yapılmışsa itiraz edilmesinin gerekliliğinden bahsetmiştik, çünkü 554 Sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması...

Kapat