Bu hafta sizlere marka hukuka benzer bir konuyu işleyeceğiz. Bilindiği gibi ticaret unvanları da işletmeler tarafından firmalarını ayırt etmek için kullanılmaktadır ve bu kullanım çoğu zaman markasal kullanım haline gelmektedir, işte bu andan itibaren de uyuşmazlıklar başlamaktadır.

Unvan ve ticari işletme ilgili diğer tanıtıcı işaretlerin temel işlevi “ayırt ediciliktir”. Ticaret unvanı, taciri tanıtma ve onu diğerlerinden ayırt etme işlevini yüklenmiştir. Böylece, ticaret unvanı vasıtasıyla üçüncü kişiler, mal veya hizmet tedarik ettikleri işletmenin kimliğini tespit etmektedirler. O halde, ticaret unvanının, müşteri çevresini işletmeye bağlama işlevi söz konusudur. Bu yüzden uyuşmazlıkların temeli olan “karıştırılma”, ticaret unvanları bakımından da gündeme gelmektedir. Ticaret unvanları TTK m.54 kapsamında hükme bağlanmış olsa da konun koyucunun temel mantığı haksız rekabet hükümlerini uygulayabilmektir.

TTK m.47. maddeye göre “bir hükmi şahsın ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu taktirde, lüzumlu ifadelerin yapılması mecburidir.”

Bu noktada öncelik gündeme gelecektir ve uyuşmazlığa konu olan ibareyi ilk kullananın kim olduğu tespit edilecektir. TTK m. 52 gereğince tescil edilmiş ticaret unvanını kullanma yetkisi münhasıran tescil sahibine ait olduğundan, kanun tarafından bahşedilen bu mutlak tekel yetkisi ile TTK m. 54/1. fıkrası uyarınca ön kullanım hakkı sahibi, diğer ticaret unvanının silinmesini talep etme hak ve yetkisine sahiptir. Bu arada unutulmadan tecavüzün varlığı tüzel kişi unvanlarında tüm Türkiye nazara alınarak tespit edileceğini de hatırlatalım.

Bu iptal işleminin ardından buna bağlı olarak elde edilmiş hakların da iptali gündeme gelecektir. Uygulamada son zamanlarda gördüğümüz örnek internet alan adları (domain name) konusunda görülmektedir. Ticaret unvanına dayanarak alınan bu adlar daha sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Fakat bu alan adlarına dayanak teşkil eden ticaret unvanı sicilden silinirse zaten alan adının da silinmesi gündeme gelecektir, bu sebeple açılacak olan davada her iki talebinde ayrı ayrı bulunması gerekmektedir. Aksi taktirde ihtiyati tedbirler dışında ticaret unvanı sicilden terkin edilmeden alan adı kullanımı durdurulamayacaktır.

Takip eden yazımızda marka ile ticaret unvanının karşılaşması halinde neler olacağını işleyeceğiz.

2011-05-02T17:36:09+00:00 27/11/2008|Categories: Marka Hukuku|Tags: , , , , , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
Korsan yazılım ve hukuk

Geçen hafta korsan yazılımlardan bahsetmiştik, bu hafta da yine konumuzu değiştirmiyoruz. 5846 sayılı kanun gereğince korsan yazılım kullananlar hakkında suç...

Kapat