Bu hafta sizlerle marka konusunda en çok uyuşmazlığın çıktığı benzerlik konusuna değineceğim ve pratik uygulamalardan örnekler vereceğim.

Bilindiği üzere bir markanın tek sahibi olur ilkesi geçerlidir, bu ilke gereğince aynı markalar kesinlikle tescil edilmez. Bu sebeple de genellikle markaların başına veya sonuna çeşitli ekler getirilir ve markanın tescil edilmesi talep edilir. Somut örnek vermek gerekirse “sky” ibaresi için başvurulsa bu başvuru Türk Patent Enstitüsü tarafından resen red edilecektir çünkü tanınmış bir markadır. Bunu bilen başvuru sahipleri bunun başına “br sky” gibi bir ek getirmektedir. Daha sonra sicile “red sky” şeklinde bir marka başvuru olduğunda ilk firma sahibi benzerlik iddiasıyla itiraz etmektedir. Fakat benzerlik değerlendirilmesinde markaların bütün olarak gözde ve kulakta bıraktığı izlenim arasındaki benzerlik ele alınmalıdır. Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesi 01.12.2000 tarih ve 2000/7590 esas numaralı kararında şu hükme varmıştır “Bir markaya oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı vs.den oluşan sekil olup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü itibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır” Bu kararla Yüksek Mahkeme bize markaların nasıl değerlendirilmesi gerektiğini bildirmektedir.

Her iki marka bütün olarak değerlendirildiğinde birisindeki ağırlıklı unsur “br sky” iken diğerinde “red sky” şeklindedir. İtiraz eden tarafın “sky” ibaresinin de kullanım hakkı sahibi olduğu düşüncesi ile her iki ibare arasında benzerlik olduğu düşünülürse bu itiraz eden tarafa verilmiş olan hakkın kanuna aykırı olarak genişletilmesi olacaktır. Çünkü zaten “sky” şeklinde başvuruyu yapamayacağını bilen bir başvuru sahibi vardır. İtiraz edenin “sky” ibaresini tek kullanacak kişi olarak kabul edilmesi ve itirazının kabul edilmesi ona kanun ve yönetmeliklerle verilmeyen bir hakkın TPE tarafından verilmesi anlamına gelecektir.

Kanunumuzda benzerini kullanma yoluyla karıştırılma/ilişkilendirilmeni varlığından söz edebilmek ve red sebebi olarak kabul edebilmek için başkasının hak sahibi olduğu bir markanın benzerinin kullanılması unsurunun yanında bu benzerliğin alıcıların markaları karıştırmalarına neden olacak surette olması aranmaktadır. Bu unsurdan yola çıkarak markaların sınıfları ve alıcı kitlesi dikkate alınmalıdır. İltibas ihtimalinin varlığında ortalama dikkat ve özene sahip alıcı kitlesi nazara alınır ve buna göre karar verilir.

Uygulamada bilirkişiler, kendilerine halk yerine koyarak bu hususu değerlendirmektedirler. Fakat kadınlara hitap eden bir markayı erkek bilirkişinin değerlendirmesi veya uzmanlara hitap eden bir markayı yine bu konuda birikimi olmayan bir bilirkişinin değerlendirmesi ne kadar doğru olacaktır sorusu bu değerlendirmelerin belirli kriterlerle yapılması ihtiyacını doğurmaktadır.

Bu yukarıdaki sıkıntıları yaşamamak için ön araştırma yaparak, mutlaka orijinal bir markayı seçmenizi tavsiye ediyorum. Başarılar.

Önceki yazıyı okuyun:
Patent Hakkına Tecavüz – 2

Bu hafta sizlerle birlikte bir okurumuzun patent hakkındaki sorusunu inceleyeceğiz. Okurumuz bir kamu kurumu için 15 ay önce otomatik tramvay...

Kapat