ZAYIF MARKA DAVA DEĞERLENDİRMESİ

2016-11-05T22:49:38+00:00 06/09/2016|Categories: Marka Hukuku|Tags: , , , , |

Son Güncelleme 05.11.2016

Genellikle iki marka arasında uyuşmazlık çıktığında taraf avukatları markaların benzerliğine, davalı markanın eklerine, ayırt ediciliği üzerinde iddia ve savunmalarını yaparlar. Ayrıca ticaret unvanı şeklindeki kullanımların bir hak verip vermeyeceği tartışılır. İşte Marka Hukuku o kadar çok değişken vardır ki her marka davasında yeni bir karar ortaya çıkar.

Markaların benzerliği, uyuşmazlığın çıktığı ve her iki ibarede olan ağırlıklı ifade, bu ifadeye eklenen eklerin ayırt edicilik için yeterli olup olmadığı, hedef kitlesi, önceki hak sahibinin kim olduğu ve elbette en önemlisi kullanıldığı sektörler açısından tüketici nezdinde karışıklık ihtimalini olup olmadığı değerlendirilir.

marka-alanadi

Davalı tarafın çok çeşitli savunmaları olacaktır. Örneğin ağırlı ifadenin bir cins isim olduğu, bu jenerik ifadenin herkes tarafından kullanılabileceği savunması yapılabilmektedir.

Gerçekten de markalar her zaman hiç kimsenin aklına gelmeyecek zorlukta, karmaşık harflerden oluşan ifadeler olmamaktadır. Tüketiciye markanın iştigal konusunda bilgi vermesi için marka içeriğinde zayıf ifadeler yer alabilmektedir.

556 sayılı KHK 7/1-c’de, ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığı zamanı gösteren veya malların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği belirtilmiştir. Ayrıca, aynı fıkranın d) bendine göre, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret ve adları münhasıran veya esas unsur olarak içerecek şekilde marka olarak tescili de mümkün değildir.

556 sayılı KHK 7/1 -c ve d’de ifade edilen ve herkesin kullanımına açık tutulması gereken bu tür işaretler tasviri işaretlerdir. Bu tür genel işaretler üzerinde bir kişiye marka hakkı tanınması, tasviri işaretin tek bir kişinin tekeline bırakılmasına ve rekabet olanağının haksız bir biçimde sınırlandırılmasına yol açar. Bu tür serbest işaretler kamuya mal oldukları içindir ki, inhisari olmayacak şekilde herkesin kullanımına açıktırlar. Bir işaretin serbest bir işaret haline gelmesi, ancak bütün ilgili çevrelerin onu bir malın/hizmetin karakteristik özelliğini ifade eden bir kelime saymaları halinde söz konusu olur. Bu tür serbest işaretlerin ayırt edici olmadığı yolunda bir karine mevcuttur. Bu karinenin aksini ispat külfeti, marka başvurusunda bulunan veya markasını tescil ettirmiş olan marka sahibine aittir.

Ayrıca, tasviri işaretlerden oluşan bir işareti içeren markalar, “zayıf markalar”dır. Bu tür işaretler kimsenin inhisarında olamayacağı için, üçüncü kişiler bu unsurları kullanarak her zaman yeni markalar ihdas edebilirler. Bu gibi hallerde, iltibas söz konusu olmadığı sürece tescilli marka hakkı sahibinin müdahale olanağı da yoktur.

Böyle olmakla birlikte, anılan kelimenin marka olarak tescili için başvurusu yapılmışsa ya da bu kelime tescil edilmişse, 556 sayılı KHK 7/1-c ve d bentlerinde birer mutlak ret sebebi olarak öngörülen “tasviri işaretler’den olup olmadığı tespit edilirken, kelimenin tescil kapsamındaki emtia ve/veya hizmetler yönünden bu nitelikte olup olmadığına bakılması gerekir.

Zayıf markaların, her ne kadar özünde ayırt ediciliği yüksek olmayan bir işaret olduğu kabul edilmek gerekirse de, dava konusu markanın tescili kapsamındaki emtialar yönünden tasviri işaret niteliğinin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekecektir.  Örneğin “simit” markası, temizlik ürünleri bakımından, günlük hayatta kullanılageldiği, ifade ettiği anlam itibarıyla tanımlayıcı nitelikte değildir.

 

 

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
PATENT BAŞVURUSUNUN GERİ ÇEKİLMESİ – Yargıtay 11. HD 2015/14906 E., 2016/738 K.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14906 E.,  2016/738 K. Başvurunun geri çekilmiş sayılması halinde dahi uyuşmazlık patent hakkı sahipliğinin tespiti ile...

Kapat