Patent Hakkına Tecavüz

2011-05-02T17:36:15+00:00 17/12/2007|Categories: Patent Hukuku|Tags: |

Son Güncelleme 02.05.2011

Değerli okurlarımız geçen hafta sizlerle birlikte son günlerde gündeme gelen patent konusunu incelemeye başlamıştık ve kısa olarak patenti teorik olarak ele almıştık. Bu hafta ise patentten doğan hakka tecavüz hallerini inceleyeceğiz ve böylelikle konumuzun günlük hayatta nasıl karşımıza çıkabileceğine göz atacağız.


Patent hakkı mutlak bir haktır ve bu nedenle, patent konusu buluşun sadece patent sahibince kullanılabilmesi sağlanırken patent sahibi üçüncü kişileri patent konusu buluşu kullanmaktan men edebilir. Yeni kanunlarımız artık patent hakkını etkin şekilde korumaktadır ve tasarı halindeki patent kanunumuz bu etkinliği artıracak niteliktedir. Bütün patent kanunlarının öncelikli amacı buluş faaliyetini özendirmektir. Çünkü yapılan buluş sadece buluşçunun menfaatine değil tüm toplumun menfaatinedir.

Buluşçunun kendisinin emek ve zamanını harcayarak çözdüğü problemi çözmek için toplumdaki her ferdin sarf edeceği emek, zaman ve paradan yapacağı tasarruf dikkate alındığında kanun koyucuların neden bu konuya bu kadar önem verdiği anlaşılacaktır.

Ülkemiz kanunları her ne kadar korumaya yönelik olarak önemli yaptırımlara sahipse de uygulamada çok da fazla patent başvurusu olmamaktadır. Yani kanunların koruyacağı buluş sayısı azdır. Ülkemizdeki mucit potansiyelinin ne kadar yüksek olduğu son zamanlarda televizyonlarda düzenlenen icat yarışmalarında kendisini göstermektedir. Fakat bu mucitlerimizin hepsinin de ortak sorunu maddi yetersizliktir. Mucit zaten buluşunu tamamlamak için yeterli parayı bulamazken bir de ondan yüksek fiyatlara buluşunu tescillemesini istemek normal hayata ters düşmektedir.
Bu durum da ayrı bir rant kapısını açmaktadır. Paranın sahibi olan finans çevreleri kurdukları sistemlerle maddi durumu zorda olan mucitleri tespit etmekte ve ellerindeki projelerin patentlerini tescil ettirip bundan gelir elde etmektedirler.

Patent hakkına tecavüz en yaygın tanımıyla, buluşun yetkisiz olarak kullanılmasıdır. Tecavüzün söz konusu olabilmesi için buluşun patent alınmış olması gerekir. Bu tescil işlemi yaptırılmadıysa patent kanunu tarafından korunamayacaktır, bu durumda haksız rekabet hükümlerinden faydalanarak hakkımızı koruyabiliriz.

Patent sahibi tarafından yetki verilmemiş olması gerekir şayet lisans verilmişse bu kişilerin kullanımı hukuka uygundur ve tecavüzden söz edilemez. Bu yetkisiz kulanım koruma süresi içerisinde olmalıdır. Patentler başvuru tarihinden itibaren hesaplanan ve uzatılamayan 20 yıllık sürece korunurlar. Bundan sonra buluş toplum malı olur.

Ayrıca tecavüzden bahsedebilmemiz için bu kullanımın iktisadi bir amaçla yapılmış olması gerekir. Son olarak bilinmelidir ki patentten doğan hakka tecavüz bir haksız fiildir ve bu nedenle suçun oluşması için kusura ihtiyaç yoktur. Bu sebeple buluş sahibi uyarmadan da dava açabilir.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
Patentin Gaspı

u haftaki yazımda bir okurumuzdan gelen soruyu yanıtlayacağım. Okurumuz bir buluş buluyor ve bunu hemen Türk Patent Enstitüsüne giderek endüstriyel...

Kapat