Eskiden anonim denilince söz yazı belli olmayan türküler akla gelirdi.
Sonra internet icat oldu, anonimlik kimlik gizlemenin adı oldu.
Sanal korsanlar da girdiği sitenin bilinmesini istemeyenler de anonim oldu.
Ve artık anonim hayatlar bitiyor. Marjinal söylemler kalmıyor. Gittikçe şeffaflaşıyoruz.
Acaba bu bizim internet özgürlüğümüzü elimizden alıyor mu?
Yoksa kendi kendimize özgürlüğümüzü teslim mi ediyoruz?

Eskiden anonim denilince söz yazı belli olmayan türküler akla gelirdi.
Sonra internet icat oldu, anonimlik kimlik gizlemenin adı oldu.
Sanal korsanlar da girdiği sitenin bilinmesini istemeyenler de anonim oldu.

Hatta bu gizlenme olayı o kadar ilerledi ki sektör olup sizin IP adresinizin kayıt altına alınmasını engelleyen veya sahte kayıt veren anonim Proxy serverlar çıktı. Böylece artık nereye girdiniz ne yaptınız bilinmez oldu. En son Wikileaks destekçisi bir korsan grubu anonim adını kullandı.
Çift kimliklilik o kadar normalleşmişti ki yeni internet kullanıcılarına senelerce ‘sakın gerçek adınızı vermeyin’, ‘aman adresinizi kimseye söylemeyin’ gibi anonimliği körükleyen uyarılar yapıldı. İletişim kurduğunuz kişinin gerçekte kim olduğunu senelerce bilmeyebilirdiniz. Arkadaşlık sitelerini hesaba katmazsak internet temaslarının dış dünyaya sarkması çok nadir yaşanan bir şeydi.
Sosyal ağlar bu kadar meşhur olmadan önce chat odaları vardı. Halen var. Ama o zamanlar insanlar bu kadar kim olduğunun bilinmesini istemiyordu. Günlerce düşünülüp özel Nicknameler seçilirdi ve hatta başkası kullanmasın diye şifrelenirdi. Yani paralel hayatlar, kişilikler yaratıldı.

Sosyal ağlardan sonra artık herkes ismine yatırım yapıyor. Yazdıklarıyla meşhur olup birden bire televizyonlara çıkma şansını yakalayınca insanlar neden takma isim kullanayım ki dedi. İnternetle ilgili her şey eskiden hafif görülürken artık ciddiyeti hissedilmeye başladı. Ki Cumhurbaşkanımızın bile Twitter’ı var. Artık insanların internetten evlenmesini kabullendik.

İnternetin ticarileşmesiyle birlikte kullanıcıların ardında bıraktığı izlerin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkınca yeni bir dönemin de perdesi aralanmış oldu. Artık internet reklamları yeni bir kanal oluşturdu ama reklam verenler için en önemlisi bu reklamı görenlerin kişisel bilgileriydi ve bunlar gerçek olmalıydı. Bundan sonra gerçek hayat üzerine kurgulanan her proje desteklendi.

Sosyal ağlar sayesinde isim ve soyadının paylaşımı bir yana artık fotoğraflarımız, okuduğumuz okullar, çalıştığımız iş yeri; hatta durumuna göre telefon numaralarımız, adreslerimiz, fotoğraf albümlerimiz, hobilerimiz kamu malı oldu. Şeffaflaşmanın hemen her boyutunu farklı ortamlar üstünden meşrulaştırdık. Artık anlık olarak neler yaptığımızı, nerede olduğumuzu paylaşabilmemiz için mobil uygulamalar var.

Ve artık anonim hayatlar bitiyor. Marjinal söylemler kalmıyor. Gittikçe şeffaflaşıyoruz.
Acaba bu bizim internet özgürlüğümüzü elimizden alıyor mu?
Yoksa kendi kendimize özgürlüğümüzü teslim mi ediyoruz?

2016-11-05T22:49:52+00:00 20/12/2010|Categories: Sosyal Ağlar|Tags: , , , , , , , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
CD-ROM OLARAK HAZIRLANAN BELGESEL NİTELİĞİNDEKİ ESERİN İNTERNET SİTESİNDE İZİNSİZ YAYINLANMASI

ÖZET :Davacı vekili, müvekkili şirketin "ATATÜRK" adlı belgesel CD-ROM nitelikli eserin sahibi olduğunu, eser sahipliğinin hem eseri yayınlayan olmasından hem...

Kapat