Bu hafta Endüstriyel Tasarımlar Hakkındaki mevzuatımız ışığında, tecavüz hallerinden birisi olan tasarımların izinsiz olarak ticari amaçla kullanılması konusunu işleyeceğiz.

Kullanmak ile neyin kastedildiğini kararnamenin 17. maddesinden anlıyoruz, “…tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için icapta bulunmak, kullanmak, ithal etmek ve bu amaçlarla depolamak, elde bulundurmak” genel anlamda kullanmanın ne anlama geldiğini açıklamaktadır.

Hemen belirtmeliyiz ki bu fiillerin hepsi birbirinden bağımsızdır. Tasarım hakkına tecavüz halleri ayrı ayrı takip edilebilir. Örneğin taklit ürünün üretilmiş olması tecavüzün varlığı için yeterlidir ayrıca satılması gerek yoktur. Bununla birlikte ticari kullanım dışındaki faaliyetler kullanmak olarak kabul edilmemelidir.

Tecavüz incelemesinde genel olarak bir tasarıma haksız müdahalenin olup olmadığına bakılacaktır. Tecavüz eyleminin değerlendirilmesinde, genel görünüm dikkate alınmaktadır. Yani ürünün belirli bir parçası veya bölgesi için karşılaştırma yapılmamaktadır. İstisna olarak ürünün farklılığını ön plana çıkaran bir özelliği varsa bu dikkate alınabilir.

Bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile tecavüz oluşturduğu belirtilen bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin fark olması anlamına gelir. Burada kıyaslama yapılarak ayırt edicilik incelenmektedir.  Bilgilenmiş kullanıcı biz uzman değil, son tüketicidir.

Kararname’nin 7/3. maddesi, birbiriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerine ağırlık verilmesini ve tasarımcıların tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğunun göz önüne alınmasını emredici bir ifadeyle istemiştir.

Tecavüz incelemesinde genel görünüm esas alınmakla birlikte, tescili sağlayan yeni ve ayırt edici özelliklere dikkat edilir. Bu sebeple özgün ürünlerin koruma kapsamı daha da geniştir.

Tescilli tasarımlar sahibine benzersiz bir hak sağladığından, tecavüzün gerçekleşmesi için kusur aranmaz. Kusursuz bir kişinin eylemleri de tecavüz sayılır ve bu eylemlerin engellenmesi için dava açılabilir.

Son olarak tazminat talebi akla gelmektedir, unutulmamalıdır ki Kararnamenin 50. maddesi gereği tazminat talebi için kusur gerekmektedir. Bunu ortaya koymanın en güzel yolu ise önceden gönderilecek bir ihtarnamedir, buna rağmen haksız faaliyetini sürdüren kişinin kötü niyeti sabitlenmiş olacaktır.

Özgün tasarımlar ortaya koymanızı ve tasarımlarınızı mutlaka tescil ettirmenizi tavsiye ediyor, başarılı bir hafta geçirmenizi diliyorum.

 

 

2011-05-02T17:36:13+00:00 07/06/2008|Categories: TASARIM HUKUKU|Tags: , , , , , |
Önceki yazıyı okuyun:
altivi.com olayı ve sorulara cevaplar

Geçtiğimiz hafta “altivi.com” hakkında bir soruşturma başlatıldı, soruşturma hakkında konuşmak doğru olmadığı için haber değeri taşıyan ve birçok okurumuzun sorusunun...

Kapat