Bir tasarımın 554 sayılı KHK’nın koruma kapsamında korumadan faydalanabilmesi için 5., 6. ve 7. maddeler uyarınca yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olması gerekir. 5. maddede tasarım belgesi almanın genel şartları (yenilik ve ayırt edicilik unsuru), 6. madde “yenilik” unsuru, 7. madde de ise “ayırt edicilik” unsuru düzenlenmiştir.

Tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, para, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için estetik, güzel, faydalı, kaliteli  olması gerekmemektedir. Bununla birlikte tasarımın fikri bir çabanın ürünü olması gerekmektedir. Düz bir zemin, taş, ağaç dokusu, suyun görüntüsü, metal çubuk ya da bir renk, tasarım hukuku hükümlerince korunamaz.

Hükümsüzlük davalarında bir tasarımın başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğunun ispatına gayret edilmektedir. Bunun için ispata elverişli kataloglar, internet sitesi yorumları, eski ürünlerin üzerindeki tarihler, eski tarihli haberler ve benzeri akla gelebilecek deliller kullanılmaktadır. Tespit edilen bu delillerdeki görseller ile hükümsüzlüğü istenen tasarım karşılaştırılarak, renk, şekil, desen gibi unsurların bilgilenmiş kullanıcı nezdinde fark oluşturmayacak ölçüde benzer olup olmadıkları değerlendirilmekte, buna göre tasarımın yenilik unsuru taşıyıp taşımadığı tespit edilmektedir.

Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olduğu için her olayda ayrı değerlendirme yapmak gerekmektedir, bu sebeple temel ilkeler olmakla birlikte her seferin farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir. Fikri mülkiyet hukukunda taklit yasak, esinlenmenin ise serbesttir.

tasarim-benzerlik

Bir tasarımın ayırt edici sayılabilmesi için, önceden bilinen ve kamuya açıklanmış görsellerden belirgin ölçüde farklı olması gerekir. Ayırt edicilik unsuru belirlenirken ürünler arasındaki farklardan çok ortak özelliklere ağırlık verilerek tespit yapılması gerekir. Bununla birlikte farklılıklar da ortaya konulur.

Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Her olayda ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Değerlendirmeler tüketici bakış açısıyla yapılır. Çoğu zaman taraf avukatları, davaya bakan hakim de bilgilenmiş kullanıcıdır.

Tasarımların ayırt edicilik değerlendirmesinde, tasarımın belirli bir parçası değil, bir bütün itibariyle bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bıraktığı toplu intiba dikkate alınmaktadır.

PriorArtBir tasarımın ayırt ediciliği incelenirken yapılırken, tasarımcının seçenek özgürlüğüne de bakılır. Örneğin klasik bir futbol topunun yuvarlak olması gerekir, bu yuvarlak tasarımı bir kişinin özeline bıkamayacağınız gibi yeni tasarımcılardan da kare top üretmesi beklenemez. Bazen de öyle eşyalar vardır ki onu farklı tasarlamak için ufak tefek değişilikler yeter. Bir tasarımcının otomobiller için arka görüş aynası veya kapı kolu tasarlarken seçenek özgürlüğü oldukça dardır. Bu nedenle bazen çok küçük farklılıklar dahi ayırt ediciliği sağlarken bazen de ayırt ediciliği sağlamak için önemli değişiklikler yapılması gerekir.

İşte hükümsüzlük davalarında yukarıdaki temel ilkelerle yenilik ve ayırt edici nitelik belirlenirlen ortak özellikler ve farklılıklar dikkate alınarak sonuca gidilmektedir.

Önceki yazıyı okuyun:
MARKALARIN KULLANIM SINIRI DÜRÜST KULLANIM

Marka mevzuatımız, kanun dahi değil, 84 madde’den oluşan bir kanun hükmünde kararnameden ibarettir. Hatta uyuşmazlıklarda da çok az maddesi üzerinde...

Kapat