TASARIMLARIN KISMİ HÜKÜMSÜZLÜĞÜ SORUNU

Bazen öyle durumlar olabiliyor ki Marka Hukuku ile Tasarım Hukuku’nun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Bu durumlardan bir tanesi de daha önce tescilli bir markanın aynısının veya benzerinin tasarım başvurusunda yer almasıdır. Bir ürün ambalajının üzerindeki sloganda veya başka bir metinde markanın aynısının veya benzerinin kullanılmış olması hali bu olaya örnek gösterilebilir.

Aynı markanın tanınmış olmaması veya benzer markanın tasarım üzerinde olması halinde başvuru aşamasında dikkatten kaçması ihtimal dahilindedir.

Bu durumda tasarımın hükümsüzlüğü için dava açılan davada davacı markası ile iltibas yaratacağını, haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterini zedeleyeceği sebepleriyle süresi içerisindeyse başvuruya itiraz edecek, itiraz süresi geçmişse tescilli tasarım aleyhine hükümsüzlük davası açabilecektir.

554 sayılı KHK’ nin 5. maddesi uyarınca “Yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımlar belge verilerek korunur.” KHK’ nin 6. maddesi gereğince “Bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir.” KHK’nın 7. maddesi gereğince de bir tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenim ile ikinci fıkrada belirtilen herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcıda yarattığı genel izlenim arasında belirgin bir farklılık olması anlamındadır.

Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbirleri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.

Yine 554 sayılı KHK’ nin 43. maddesi uyarınca “bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci ila 10 uncu, maddelerinde belirtilen koruma şartlarına sahip olmadığı ispat edilmişse; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 13 üncü, 14 üncü, 15 inci ve 16 ncı maddesinde belirtilen hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse; tescilli bir tasarım, sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki diğer tasarımın başvuru tarihi kendisinden önce ise tescil olunan tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilir.”

Görüldüğü gibi, bir tasarımın görsel anlatımında başkasına ait bir markanın bulunması halinde, bu tasarımın hükümsüz kılınıp kılınamayacağına ilişkin bir hüküm 554 sayılı KHK’da yer almamaktadır. Bu eksikliği gidermek için yönetmelikte düzenleme yapılmaya çalışılmıştır. Fakat yönetmelik hükmüne bağlı kalınırsa bir yandan tescilli tasarımda davacı markası yer alacak ama diğer yandan bu tasarımı tescil sahibi kullanamayacaktır. Bu ise tescil ilkesinin mahiyetine aykırıdır.

Doktrinde yoğun olarak eleştirilen bu husus aslında, 554 sayılı KHK’ ye de mehaz teşkil eden 12.12.2001 gün ve 6/2002 sayılı AB Topluluk Tasarım Tüzüğünün 25. maddesinde çözümlenmiştir. Anılan madde hükmünde, tasarım görsel anlatımı içerisinde başkasına ait bir başkasına ait bir markanın, bir tasarımın veyahut da tescilli başka bir sınai hakkın bulunması gibi bir nedenle tasarımın kısmen hükümsüz kılınabileceği, kısmı hükümsüz kabul edilen tescilli bir Topluluk tasarımının değiştirilmiş bir biçimde varlığını sürdürülebileceği, ancak bu biçimiyle koruma şartlarına uyması ve tasarımın kimliğinin korunması gerektiği belirtilmiştir. Yani kısmi hükümsüzlük imkanı oluşturulmuştur.

Şu an için 554 sayılı KHK’ de kısmi hükümsüzlüğü karşılayacak bir hüküm bulunmaktadır. 554 sayılı KHK’ nun 43/son maddesi hükmünde yer alan “hükümsüzlük nedenleri tasarım başvurusu veya tescilin sadece bir bölümüne ilişkin bulunuyorsa, sadece o bölümü etkileyen ürün veya ürünler için iptal suretiyle, kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Kısmi hükümsüzlük sonucu, iptal edilmeyen ürün veya ürünlerle ilgili kısım için koruma geçerliliğini sürdürür” hükmü ancak çoklu veya birden fazla ürün içeren tasarımlardan bir ürün hakkında kısmi hükümsüzlüğe imkan vermektedir.

Şu an için tescil başvurusunda bulunulan bir tasarımın görsel anlatımı içerisinde, başkasının tescilli markadan, tasarımdan doğan haklarına tecavüz oluşturabilecek bir ibare, şekil, metin varsa tamamen hükümsüz kılınıp kılınamayacağı KHK açısından açık değildir. Topluluk tüzüğü ve yönetmelik hükmü bir arada göz önünde bulundurularak, böyle bir durumda başkasına ait markayı içeren tasarımın tamamının hükümsüzlüğüne karar verilmeli biçimindeki sonuç Yargıtay içtihatları ile istikrar kazanmıştır.

Sorunuzu veya yorumunuzu paylaşabilirsiniz

Önceki yazıyı okuyun:
TASARIM HÜKÜMSÜZLÜK DAVALARI – YENİLİK VE AYIRT EDİCİLİK

Bir tasarımın 554 sayılı KHK'nın koruma kapsamında korumadan faydalanabilmesi için 5., 6. ve 7. maddeler uyarınca yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine...

Kapat